Suçsuz Firari

8,57

( 1 kişi yorum yaptı )

Suçsuz Firari

Sinema Filmi

1966

‘Si minör Manfred Senfonisi Op. 58: IV. Allegro con fuoco’ (1885) (Pyotr Ilyich Tchaikovsky).
Kenan Sarvan nefes nefese. “Müşteri yoktu. Paydos ettik. Ben de bir an önce evde olmak istedim” diyor ama durum Polis gelince anlaşılır.
Kenan; “Bar’daki hadise için gelmiş olacaksınız. Benim bir suçum yok. Burhan’ı vurmadığımı öğrendiniz herhalde.”
Polis Müdürü Zeki Sezer; “Henüz bir şey bilmiyoruz. Tahkikat sonunda anlayacağız elbet. Gidelim.”
Mine; “Nereye Abi? Niçin götürüyorsunuz? Vurulan kim?”
Kenan; “Üzülme, ağlama. Masumum. Bana inan yeter. Senden başka bir şey istemiyorum.”
Mine; “Ne zaman geleceksin?”
Kenan; “Çabucak döneceğim. Uyuma bekle beni. Hadi eve gir. Komşular duysun istemiyorum. Hadi.”
Ancak ‘çabucak’ dediği dönüşü aylar sonra ve kız kardeşi ‘bara düşmüşken’ olacaktır.
[Nilüfer Koçyiğit’in bu sahnede giydiği gömlek ‘Karanlıklar Meleği’nde (1966) Hülya Koçyiğit’in üzerindeydi.]


Jenerikte ‘Goldfinger’ (1964) için yapılan ‘Dawn Raid On Fort Knox’ (John Barry) ve Richard Hayman Orkestrası’nın ‘Voodoo!’ 33’lüğündeki (1959) ‘Voodoo’ var.
Havana Bar’ın sahibi Turgut, ortağı Burhan ile rıhtıma gelmiş kaçak tüfeklerin takalara yüklenmesini denetliyor. ‘34 FR 689’ plakalı son model ‘Ford’unu ‘Kolejli Kızın Aşkı’ (1966), ‘İntikam Uğruna’ (1966), ‘Aşk Mücadelesi’ (1966), ‘Bar Kızı’ (1966), ‘Beyoğlu Esrarı’ (1966), ‘Kardeş Kavgası’ (1967), ‘İdam Mahkûmu’ (1967), ‘Parmaklıklar Arkasında’ (1967) filmlerinden anımsıyoruz.
Piyano, trompet, saksofon, elektrogitar ve bateri. Güzel dansöz Nesrin “Üsküdar’a Gideriken” ve tüm güzelliği ile ‘döktürüyor’. O sırada müdür odasında, sonuçları çok kişinin canını yakacak bir görüşme vardı. İki ortak biraz önceki ‘sevkiyatın’ gelirini bölüşüyorlar. Burhan 20 bini beğenmemiş bir o kadar daha istiyor. Bu paraya o korku çekilmezmiş. Turgut ise “İşleri ben kurdum. Bu hale getirdim. Bir pay fazla almak hakkım değil mi” havasında.
Burhan; “Döneklik etme. ‘Yarı yarıya’ demiştim, kabul etmiştin. Daha şimdiden çamura yatarsan yürümez bu dalga arkadaş. Sen yaparsan ben de yaparım. Bozarım işini, bütün suyollarını tıkarım. İkimiz de kodesi boylarız ama ben iki yılda kurtulurum. Sen en az yirmi yıl çürürsün.”
Bir an düşünen Turgut bir 20 bin daha verir. Ancak yüz ifadesinden ‘bir dümen çevireceği’ belli. Fırsat hemen o gece eline geçiyor.
Nesrin, Burhan’ın sevgilisi. Ama gönlü, orkestrada trompet çalan Kenan’da. Oynaşıp duruyor. “Gözünü seveyim , git yanımdan... Adam ortağı buranın. Durup dururken tatsızlık istemiyorum” sözlerini dinleyen kim. Onları gören Burhan çıldırır. “Bu ne hal, lan? Ne konuşuyordunuz? Tembih etmedim mi, bu herife selam bile vermeyeceksin demedim mi sana, ha” diyor. İtişip kakışmaları Turgut’u harekete geçirir. Baterist Vasfi ile bakışarak anlaşıyorlar. Sigorta kısa bir süre için gevşetilir. Karanlıkta iki el silah sesi. Işıklar tekrar yandığında ‘ortağı’ kanlar içinde yerde yatıyordu. Herkes Kenan’ı suçluyor.
Delikanlının kız kardeşinden başka kimsesi yok. Mine’nin hem anası hem babası. Havana Bar’da yaklaşık 3 ay önce çalışmaya başlamış. Sabaha kadar orada. Birazcık dinlenmesi Şefgarson Mümtaz Baba’nın “Senin için hususi yaptım bu karışımı. Bakalım beğenecek misin” diyerek getirdiği bir bardak içki ile. ‘Uykusuz, yorgun çalışarak’ küçük ailesini geçindiriyor. ‘Kardeşini bir türlü istediği gibi yaşatamadı, yüzünü güldüremedi’ diye üzülüyordu. Ancak bugünleri arar hale gelecekler. Tutuklanır.
‘Si minör Manfred Senfonisi Op. 58: I. Lento lugubre’ (1885) (Pyotr Ilyich Tchaikovsky). Sorguya çekilirken hastaneden haber gelir. Burhan ölmüş.
‘From Russia With Love’daki (1963) ‘Meeting in St. Sophia’ ve ardından ‘Gypsy Camp’ (John Barry). Mahkemede Ağır Ceza Üyesi Muzaffer Yenen ‘ışıkları söndüren kişiyi ve silahı sakladığı yeri soruyor’. Oysa kahramanımızın hiçbir şeyden haberi yok.
Duruşma oybirliği ile ‘10. 10. 1964 günü saat 15’e bırakılır’. Burada filmin küçük bir hatası var. Bu tarih cumartesiye denk geliyor. O yıllarda yarım işgünüydü ve 12’den sonra hafta sonu tatili başlıyordu.
“Gioconda’s Smile” (1965) albümündeki ‘Mr. (K)Noll’ (Manos Hadjidakis ). Mine, hapisteki abisini ziyarete gelmiş. (Gardiyan filmin bir sürprizi; Şahap Işık). Kenan ‘ne yer, ne içersin, nasıl geçinirsin’ endişesi içindeydi. Bir işte çalışmasını da ‘sakın ha’ istemiyor. Tek başına bir genç kıza her yerde, her adımda pusu kurarlarmış. ‘En iyisi Turgut Bey’e gidip yardım istemesiymiş’. “Kendini tanıt. Halimizi anlat, yardım etsin. Borç versin. Sonra çalışır öderim O’na.” Aslında kurda kuzu emanet etmek gibi bir şey bu. Bunca yıllık patronunu tanıyamamış. ‘Sonra çalışır öderim’ dediği de ‘20 küsur yıl sonra’.
Havana Bar fedaisi Enver Dönmez, Turgut’u görmeye gelen genç kızı ‘o yolun yolcusu’ sanır. ‘150 kâğıttan aşağı yevmiye kabul etmemesini’ söylüyor. “Kızların çoğu Adana’ya, İzmir’e gittiler zaten. Ben de sana iş çıkartırım açıktan”. [Nilüfer Koçyiğit’in üzerinde, ablasının ‘Gül Ağacı’nda (1968) giyeceği ‘yakası ve bilekleri beyaz bantlı’ manto var.]
Turgut biraz para verir. ‘Böyle günlere borcun, ödemenin, yardımın lafı mı olurmuş’. Ama bakışları bakış değil. İkinci gelişinde ilaçlı içki ile genç kıza sahip olacaktır. ‘İstemeyerek olmuş. Öyle taze, öyle güzelmiş ki kendisini kaybetmiş bir ara’. Mine’nin düşüşü çok hızlı. Sonraki sahnede bir müşteri ile ‘konsomasyondaydı’. (Ali Demir bu sahnede müşterileri).
‘Goldfinger’daki (1964) ‘Gassing the Gangsters’ (John Barry). Mahkemede son celse. (Ali Demir yine orada . Ağır Ceza Heyeti oybirliği ile Kenan için kararını vermiş. Savcı, Türk Ceza Kanunu’nun 450. maddesinin 1. fıkrasının a bendine göre ‘idamını’ istemişti ama ‘maktulün ağır tahriki’ göz önüne alınarak, temyizi kabil olmak üzere 24 yıl ağır hapisle cezalandırılır.
Parmaklıkların arkasında olmak zor. Kardeşi de uğramaz olmuş. 16 gündür bir haber yok. Gardiyan Şahap Işık “Bir ziyaretçin var” dediğinde sevinç içindeydi. Ancak gelen Şefgarson Mümtaz Baba. Anlattıkları kahramanımızın yüreğini hoplatıyor. O gece Burhan’ı kimin vurduğunu görmüş. Katili biliyormuş. Ama söyleyemezmiş. “Benden bu kadar… Gencecik bir kızım var. O’nu ziyan ederler, mahvederler. Bundan sonrası senin işin. Ne yaparsan yap ama beni karıştırma.”
Sinir krizleri geçiren kahramanımız hastaneye götürülür.
‘Re minör 5. Senfoni, Op. 47: I. Moderato’ (1937) (Dimitri Shostakovich) ve ‘Hyperprism’ (1923) (Edgar Varase). Hemşirenin iğne yapışı ve bir yolunu bularak oradan kaçışı bu melodilerle. Üst kattan aşağı inmek için birbirine bağladığı yatak çarşaflarını ip gibi kullanmış.
Kız kardeşi evde değildi. Komşu Hatçe Teyze “Ne zamandır görmüyoruz. Bir gitti bir daha da gelmedi” diyor.
Sonunda Havana Bar’da bulur O’nu. Sahnede Nesrin Sipahi’nin sesi ile ‘Bar Kızı’nı (1966) söylüyor. [Nilüfer Koçyiğit, üzerindeki ‘hafif dekolte’ elbiseyi ‘Posta Güvercini’nde (1965) de giymişti. Aynı giysiyi Hülya Koçyiğit ‘Aşk ve İntikam’ (1965) ve ‘Yalancı’ (1965) filmlerinde kullanmıştı.] Mine korkuyla uzaklaşır.
Kahramanımız, Turgut’u ve adamları Adnan Mersinli, Kudret Karadağ, Enver Dönmez’i bir güzel dövüyor.
‘Lawrence of Arabia’daki (1962) ‘Overture’ (Maurice Jarre). Bar’a gelen polisten kaçarken omzundan yaralanır. [‘34 FS 810’ plakalı ve üzerinde ‘POLİS’ yazılı 1961 model ‘şevrole’yi ‘Beyoğlu Esrarı’ (1966), ‘Parmaklıklar Arkasında’ (1967), ‘Ölüm Saati’ (1967), ‘Zehirli Hayat’ (1967), ‘Eceline Susayanlar’da (1967) görmüştük]. Vasfi’den Mümtaz Baba’nın adresini öğrenmişti. “Levent’te oturuyor. Şafak Sokak’ta. Bahçe içinde bir ev. Numarası 21 galiba.” [Burası ‘Çirkin Kral’da (1966) Nurlanlarındı]. Ne yazık ki gittiğinde yaşlı adamı çoktan öldürülmüş bulur. Mümtaz’ın kızı Suna, Kenan’ı polise vermediği gibi yarasını da sarıyor. Sonrasında kız kardeşini görmeye, evlerine gider.
Önce ‘Si minör Manfred Senfonisi Op. 58: IV. Allegro con fuoco’ (1885) (Pyotr Ilyich Tchaikovsky) ve ardından ‘Gümüş Gerdanlık’ (Metin Bükey / Ülkü Erakalın). Kardeşi bileklerini keserek canına kıymıştı. Bıraktığı mektup; “Senin tertemiz, namuslu kardeşin değilim artık. O Mine’nin kanına Turgut girdi. Üstelik o hayatta da çalışmaya mecbur etti beni. Beni gene tertemizmişim gibi sev ne olur.”
‘Re minör 5. Senfoni, Op. 47: I. Moderato’ (1937) (Dimitri Shostakovich). Mine ve Mümtaz Baba’nın toprağa verilmeleri bu melodiyle. Getirdiği çiçekleri toprağın üstüne koyarken intikam için yemin eder. ‘Hiç değilse mezarında rahat ettirecekmiş kardeşini’.
“Gioconda’s Smile” (1965) albümündeki ‘Mr. Noll’ (Manos Hadjidakis). Suna’nın evine yerleşir. ‘Kötü bir tesadüf iki genci karşılaştırmış ve aynı çatı altında birleştirmiş’. Düşmanları aynı.
“Gioconda’s Smile” (1965) uzunçalarındaki ‘Returning In The Evening’ (Manos Hadjidakis). Suna’ya sevgisini söylüyor. “Bundan sonra senin için de yaşamaya mecburum.”
Genç kız, çeteyi ortaya çıkarmak için Bar’da çalışmaya başlar. Ajda Pekkan’ın sesi ile ve Süheyl Denizci Orkestrası eşliğinde iki şarkı söylüyor. ‘Serseri’ (1966) (Charles Aznavour / Fecri Ebcioğlu) ve ‘Seviyorum’ (1966) (Paul Sezian / Fecri Ebcioğlu).
Bu arada Kenan, konuşturmak için Nesrin’i ‘ziyaret eder’. 7 tokatın ardından öpüşme. Güzel sarışın işi daha ileri götürmek isteyince “Önce konuşacaksın. Ne yapacaksak sonra yapacağız” diyor. Mahkemede yalan söylemesi için zorlamışlar. Vasfi para vermiş. Kahramanımız bunu öğrenince “Beni canı gibi seven en yakın arkadaşım ha” diyor. (‘Öpüşmeyi daha ileri götürüp götürmekleri’ belli değil).
“Cuando Vuelva A Tu Lado (What A Diff’rence A Day Made/Makes)” (1934/1959) (Maria Mendez Grever / Stanley Adams). Oradan ayrıldığında olanları düşünüyor. Mine’yi bulmaya, hesap sormaya geldiğini bilen tek kişi Vasfi’ydi. Mümtaz Baba’ya gideceğini de yalnızca O biliyordu. Her iki yere polisler baskın yapmış kahramanımız zor kurtulmuştu. Artık kime gideceği belli.
Gece pavyondan çıkan Vasfi’yi ‘altı yumruk ve iki tokat iki tekme’ ile ‘bülbül gibi söyletir’. (Nesrin’i konuşturma yönteminden farklı olarak burada öpücük yok). Burhan ve Mümtaz Baba’yı bateristimiz öldürmüş. Ama emirleri veren Turgut’muş.
Turgut da genç kızın Kenan’ı sakladığını anlamış. Yerini söyletmek için kaçırtır. (Bu sahne çok hoş. Adnan Mersinli ve Kudret Karadağ arabasız gelmişler. Bayılttıkları Suna’yı ‘yürüyerek’ kaçırırlar.) Hafize Hanım’ın Yeniköy’deki köşkünde işkence yapılırken kahramanımız yetişir.
Turgut için kaçmaktan başka çare kalmamış. Filmin bu bölümü de çok hoş. Turgut ‘34 FY 043’ plakalı siyah araba ile kaçmaya başlar. Kenan da ‘34 FR 689’ plakalı beyaz otomobil ile peşinde. Sonraki sahnede ise beyaz araba önde siyah olanı arkadaydı.
Nihayet 18 yumrukla intikamını alır. Son ikisini “Bu Mine için, bu da Mümtaz Baba için” diye vuruyor.
Gelen polislerde 40’lardan bir ‘Willys Jeep’ ve ‘1964 R69 S modeli üç BMW motosiklet’ var. Turgut’un ‘cinayete azmettirme ve silah kaçakçılığından tutuklanabilmesi’ bile, sağ olsunlar, ‘müttefiklerimiz’ sayesinde.


“Gioconda’s Smile” uzunçalarındaki (1965) ‘Dance With My Own Shadow’ (Manos Hadjidakis).
Son sahnede birbirine sarılmış iki sevgili ve önlerinde ‘uzun bir yol’. [‘First Blood’daki (1982) unutulmaz “It’s A Long Road” sahnesini Yeşilçam çok daha önceden düşünmüş.]
Suna; “Yaran acıyor mu?”
Kenan; “Hayır. Ama bir yaram var ki yaşadıkça sızlayacak.”
Siyah saç ve bilekten bantlı pabuçlar Sema Özcan’a çok yakışmış.
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Türker İnanoğlu
Senaryo
Yapımcı Türker İnanoğlu
Görüntü Yönetmeni Çetin Gürtop
Süre 97 dk
Tür Dram, Macera
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Gazino, Kaçakçılık, Mahkeme, Piyano Daha Fazlası

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Kenan Sarvan
Nilüfer Koçyiğit Nilüfer Koçyiğit Mine
Sema Özcan Sema Özcan Suna
Öztürk Serengil Öztürk Serengil Turgut
Senih Orkan Senih Orkan Vasfi
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Mümtaz
Mine Soley Mine Soley Nesrin
Zeki Sezer Zeki Sezer Polis Şefi
Muzaffer Yenen Muzaffer Yenen Ağır Ceza Üyesi
Renan Fosforoğlu Renan Fosforoğlu Burhan
Adnan Mersinli Adnan Mersinli
Kudret Karadağ Kudret Karadağ
Enver Dönmez Enver Dönmez
Hayri Esen Hayri Esen Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Nilufer Kocyigit Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Sema Özcan Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Nedret Güvenç Nedret Güvenç Sema Özcan Seslendirmesi
Vala Önengüt Vala Önengüt Öztürk Serengil Seslendimesi
Erdoğan Esenboğa Erdoğan Esenboğa Sehih Orhan Seslendirmesi
Suna Pekuysal Suna Pekuysal Mine Sola Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Enver Dönmez Seslendirmesi

Ekip

Yapımcı Sadri Karan (Yapım Koordinatörü)
Yönetmen Ekibi Mehmet Bozkuş (Teknik Yönetmen)
Hüseyin Karaoğlu (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Hüseyin Karındoyuran (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Oral Özütürk (Negatif Kurgu)
Mahmut Eskici (Negatif Kurgu)
Cemil Orhon (Laboratuar)
Işık Ekibi Şevket Yılmaz (Işık Şefi)
Mehmet Çakar (Işık Şefi)
Ses Ekibi Marko Buduris (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Nesrin Sipahi (Şarkılar)
Ajda Pekkan (Şarkılar)

Firmalar

Erler Film (Yapım)
Ender Işık Servisi (Işık)
Yıldız Stüdyoları (Film Hazırlık Stüdyosu)

Son Yorumlar (1)

benimsinema avatar benimsinema 29 Mart 2014 12:31:29

8

cüneyt islemdigi cinayet yüzünden hapisten girer ve gercek katilleri bulmak icin firar eder.... nilüfer cüneytin kardesi rolünde ama malesef, katiller cüneytin arkadaslaridir ve nilüferi igfal ederler... namus ugruna nilüfer intihar eder...semanin ba basida öldürülmüstür cüneytin arkadaslari tarafindan, cünkü semanin babasi gercekleri bilen tek kisidir, kader cüneytle semanin yollarini birlerstirir ve katillerden intikam alilar... fena degil soluksuz izleyebilirsiniz... ilgimi ceken sema ile nilüfer iki ayni filmde oynamislar ama karsi karsiya sahneleri yok...

Yandex.Metrica