Süpermenler

7,65

( 8 kişi yorum yaptı )

Süpermenler

Sinema Filmi

1979

Alman profesör (Ali Şen), buluşu zaman makinesini Türkiye'de dener. Bizans hazinelerinin yerini bulurlar. Herkesin gözü bu makinededir; Süpermen dedektif Murat’ın (Cüneyt Arkın), ona kazık atan Atak’la Matrak’ın, mafya liderlerinin ve dünya güçlerinin... Mafya reisi kızı Agatha’yı (Güngör Bayrak), rakibinin aptal oğlu Macaroni’ye (Nejat Gürçen) vermeye bile razıdır. Ama Agatha evden babasının adamı ile (Ünsal Emre) kaçar ve babasına ait eroinleri çalar. Mafya reisi, zaman makinesine el koyup eroin soygununu öğrenmek için rakipleriyle ortak hareket eder. Peşlerinde ise Murat vardır. Atak’la Matrak ise makineyi önceden bulup götürmek isterken mafyanın adamları ile çatışırlar. Murat, eski bir hesap için Atak ve Matrak’la dövüşürken Mafya makineyi görü r. Tabii profesörü de. Üç süpermen makineyi bulana dek barışır. Makine patlar. İçindeki profesör başını çarpıp belleğini yitirir. Klinikte profesörü Dr. Melon’a (Aslında Murat) tedavi ettirmek isterler. Ona yardım eden hemşire de dedektiftir. Agatha ve sevgilisi zaman makinesini düzeltip profesörü öldürmeye çalışır. Atak ve Matrak profesörü kaçırırlar. Melon’la hemşireyi de sözde (!) bağlarlar. Mafya onları bulur Murat da gelip kurtarır. Profesör makineyi onarır ve formülü yazar. Makine sonunda haydutların gemisine yüklenir. Polis, üç süpermenin yardımı ile haydutları yakalar. Herşey yoluna girmiş, dünya kurtulmuştur.

Künye

Yönetmen İtalo Martinenghi
Senaryo , ,
Yapımcı Türker İnanoğlu , İtalo Martinenghi
Müzik Ennio Morricone
Görüntü Yönetmeni Aldo Ricci , Çetin Gürtop
Süre 81 dk
Tür Bilim Kurgu, Fantastik, Komedi, Macera
Özellikler 35 mm, Renkli
Ülke Ispanya Italya Türkiye
Etiketler Fantastik, Komedi, Süpermen, Zaman Makinası Daha Fazlası

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Murat
Güngör Bayrak Güngör Bayrak Kıy Agata
Sal Borgese Sal Borgese Matrak
Nick Jordan Nick Jordan Yavşak
Ünsal Emre Ünsal Emre
Nejat Gürçen Nejat Gürçen Macaroni
Neriman Köksal Neriman Köksal
Turgut Özatay Turgut Özatay
Ali Şen Ali Şen Prof. Vak Von Vong
Andrea Gusson Andrea Gusson
Aldo Sambrell Aldo Sambrell Baba
Mesut Sürmeli Mesut Sürmeli
Necip Tekçe Necip Tekçe
Süheyl Eğriboz Süheyl Eğriboz
Toni Corti Toni Corti
Sandra Scognamillo Sandra Scognamillo
Renan Fosforoğlu Renan Fosforoğlu Doktor
Hakkı Kıvanç Hakkı Kıvanç
Kudret Karadağ Kudret Karadağ
Orhan Elmas Orhan Elmas
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Sal Borgese Seslendirmesi
Kamuran Yüce Kamuran Yüce Ali Şen Seslendirmesi
Erhan Yazıcıoğlu Erhan Yazıcıoğlu Ünsal Emre Seslendirmesi
Erhan Abir Erhan Abir Orhan Elmas Seslendirmesi
Ayşin Atav Ayşin Atav Güngör Bayrak Seslendirmesi
Fuat İşhan Fuat İşhan Sal Borgese Seslendirmesi
Ünal Gürel Ünal Gürel Nejat Gürçen Seslendirmesi
Göksel Kortay Göksel Kortay Neriman Köksal Seslendirmesi
Devrim Parscan Devrim Parscan Andrea Gusson Seslendirmesi
Dinçer Çekmez Dinçer Çekmez Hakkı Kıvanç Seslendirmesi
Ersan Uysal Ersan Uysal Seslendirme
Ahmet Uz Ahmet Uz Seslendirme
Orhan Alkan Orhan Alkan Seslendirme
Ali Demir Ali Demir Profesörün Adamı
Seyfettin Karadayı Seyfettin Karadayı Şef
Suna Pekuysal Suna Pekuysal Neriman Köksal Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Seslendirme
Mustafa Yavuz Mustafa Yavuz Sevkiyatçı
Giray Alpan Giray Alpan Babanın Adamı
Adnan Mersinli Adnan Mersinli Babanın Adamı

Ekip

Yapımcı Memduh Karakaş (Yapım Koordinatörü)
Giovanni Scognamillo (Yapım Danışmanı)
Sanat Yönetmeni Sohban Koloğlu (Sanat Yönetmeni)
Yapım Ekibi Ercan İnangiray (Yapım Sorumlusu)
Giovanni Scognamillo (Yapım Asistanı)
Necip Koçak (Set Amiri)
Murat Özlük (Set Ekibi)
Ahmet Servidal (Set Ekibi)
Aslan Gül (Set Ekibi)
Taci Erşan (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Sabit Özergül (Teknik Yönetmen)
Cüneyt Arkın (Yönetmen Yardımcısı)
Nurettin İrişen (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Hüseyin Karındoyuran (Kamera Asistanı)
Hakan Gürtop (Kamera Asistanı)
Mehmet Batıbey (Kamera Asistanı)
Mike Rafaelyan (Set Fotoğrafları)
Post-Prodüksiyon Reşat Kaya (Negatif Kurgu)
Reşat Kaya (Negatif Kurgu)
Orhan Kabataş (Negatif Kurgu)
Hasan Örnek (Laboratuar)
Ziya Uçak (Laboratuar)
İsmet Tomaçgil (Laboratuar)
Selahattin Kaya (Laboratuar)
Işık Ekibi Şevket Yılmaz (Işık Şefi)
Mehmet Çakar (Işık Şefi)
Ses Ekibi Erkan Esenboğa (Ses Kayıt)
Efektler Hayri Arlı (Efekt)
Seslendirme Sadettin Erbil (Seslendirme Yönetmeni)

Firmalar

Erler Film (Yapım)
İpek Film (Film Hazırlık Stüdyosu)
Ender Işık Servisi (Işık)
Yeni Stüdyo (Seslendirme)

Son Yorumlar (8)

delikadir39 avatar delikadir39 22 Haziran 2014 12:48:59

10

Dev kadroyla çok komik bir film.Ali Şen zirvede.Ayrıca Sadettin Erbilin sesi Cüneyt Arkın'a yakışıyor.

jeremiekhan 04 Ağustos 2013 01:30:27

2

arkın ın kariyerini kendi eliyle bitirmeye başladığı filmlerden saçma sapan bir yapım zaten dublajı saadettin erbil de yapınca iyice izlenmez olmuş

oğuzzz avatar oğuzzz 25 Mart 2010 01:01:03

cüneyt arkının ender rastlanan kötü filmlerinden ama izlenmeyecek kadarda kötü denemez sonuçta cüneyt arkın oynuyor filmde, hatırladığım sahneleri biz zaman makinesi vardı bir profösör, profösörü hastaneye kaldırıyorlardı, ünsal emre iri yarı upuzun boyuyla cüneyt arkının yanında yürüyordu, her yanıyla komedi bir film, çekilmesi ve oynatılmasıda dahil :)

Alın yazısı avatar Alın yazısı 10 Ekim 2009 22:24:10

10

Üç Süpermen filminde önce İtalyanlar Türkiye’ye geldiler. Sete çıktık giyindik, toprağa yayılıp İtalyanları beklemeye başladık. Sabahtı , ama güneş yine de yakıyordu. O zamanlar, hele dış sahnelerde makyaj nedir bilmiyorduk. İtalyanlar geldi Ön ce açık büfe açıldı, sonra prefabrik makyaj odaları, gölgelikler, masalar, koltuklar, Yani insanların ihtiyacını karşılayacak küçük bir plato kurdular. Arazi helalarını da unutmadılar.Biz hala toprak üzerinde yayılmış oturuyoruz. Kirli gazetelere sarılı kahvaltımız geldi. Sonra kuyruğa girip plastik bidondan aynı plastik bardaktan sularımızı içtik.İtalyanlar gölgelik altında kapuçinolarını, kahvelerini içerek korkuyla bize bakıyorlar. Kimisi buzdolabından çıkmış, buz gibi meyve yiyor. Biz hala toprakta oturuyoruz.İki saat çalıştık. Şarap molası verdiler. Şezlonglarına uzanıp, buz gibi meyvelerini meze yapıp şarap içtiler.Öğlen harika masalarda, harika yemeklerini yediler. Biz hala oturuyoruz. Saat dörtte yine şarap molası verdiler. Bizler hep oturuyor, hem de plastik bidonda gelecek suyumuzu Leyla’nın Mecnunu beklediği gibi bekliyoruz. Sonra bir plan çekildi. İtalyanların sirkten gelme oyuncusu, 5 metre yükseklikteki kale duvarından parende ile yere düşüp bir el ateş etti.İtalyan yönetmen beni çağırdı. ‘’ Aynı şeyi yapabilir misin? ‘’ diye sordu. Arada bir tercüman var. Şöyle bi kasıldım.‘’Ben yerden zıplar, ters parende atarken, havada iki el ateş eder, değil daha yüksekteki duvara, kuleye bile uçarım. ‘’ kız söylediklerimi tercüme etti.İtalyanların gözleri, ağızları, burun delikleri bile hayretle açıldı. Yerden 7 metre yukarı uçmak, ters parende atarken iki el ateş etmek…İmkansız, yapılamaz bir şeydi. On dakika şaşkın kaldılar.Sonra yönetmen ‘’ Yapsın ‘’ dedi. ‘’ Bir şartım var , ‘’ dedim‘’ Yaparsam onların açık büfeleri, gölgelikleri, şezlongları, masaları, özetle her şeyleri bizim olacak, onlar da bizim gibi toprakta oturacaklar. ‘’ Korkunç, İtalyan usulü bir tartışmadan sonra kabul ettiler. Kameramana, ‘’ kamerayı ters çevir ‘’ dedim. Kamera ters çekim yaparsa, yukarıdan aşağıya atladığımızda, aşağıdan yukarıya uçuyormuş gibi akseder. 7 metrelik sura çıktım. Herkesin gözü ters duvar kamerada…Surdan üç parende atarken, düşerken, iki el ateş ettim. Brandaya ayak üstü düştüm. İnanmadılar. Gece filmi yıkayıp pozitife bastılar. Seyrettik. Yerden uçup ters parende atarken iki kez ateş edip sura konmuştum. Aslında hikmet, kameranın tersine çevrilmesi ve ters çekimdi. Aynı sabah İtalyanların gölgelik altındaki şezlonglarında uyandık, açık büfeden tıkındık. Üç kere şarap arası verdik. Bir hafta sonra bizimkiler sıkıldı: yine gidip toprağa yayıldılar. Kirli gazeteye sarılı yemeklerini yediler. İtalyanlar bunu asla anlayamadı…Kaynak: Adını Unutan Adam / C.Arkın

billiejean 16 Şubat 2009 20:27:02

dönemin şartları ve yapıları  görüp o günün süpermen filmini komedi kategorisine almaya çalışanlara söylencek bir sözüm olmamakla beraber bence de çekilmese ii olurmuş.ama bu döneme göre söylüorum.sadece bu mu kötü yani o dönemlerden kalan toplasak y er gök almaz ama o dönemin sinemasal dili bu kadardı.yeterlilik buydu.ve yabancı ortaklığıyla çekilmiş bir film.cüneyt arkın da en geçerli türk oyuncusu olduğu için co-prodüksiyonların hepsinde de o oynatıldı.

TYB avatar TYB 05 Kasım 2008 01:57:11

sinema tarihinin devrim filmi niteliğinde..devrim dediysek iyi anlamda değil tabi sinemanın kötüye gidiş anlamında...konu aksiyonmuş...site editörü izin verse komedi olarak değiştiricem ama elimde değil...gülmek mutlu olmak isteyenler kesinlikle izle sin...

Yandex.Metrica