Tomruk

8,73

( 36 kişi yorum yaptı )

Tomruk

Sinema Filmi

1982

Künye

Yönetmen Şerif Gören
Senaryo
Yapımcı Şerif Gören
Müzik Cahit Berkay
Görüntü Yönetmeni Orhan Oğuz
Eser
Vizyona Giriş Tarihi 01 Şubat 1983
Tür Dram, Duygusal, Macera
Özellikler 35 mm, Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Çay , Dalaman, Doğayla Mücadele, Kadir İnanır, Karşılıksız Aşk, Daha Fazlası

Ödüller

En İyi Görüntü Yönetmeni (20. Antalya Film Şenliği-1983)

En İyi 3. Film (20. Antalya Film Şenliği-1983)

Oynayanlar

Kadir İnanır Kadir İnanır Kürşat Çavuş
Serpil Çakmaklı Serpil Çakmaklı Gülçiçek
Selçuk Özer Selçuk Özer Deliormanlı Ali
Hayati Hamzaoğlu Hayati Hamzaoğlu Mehmet Ali
Yaman Okay Yaman Okay Katrancı Veysel
Seyfettin Karadayı Seyfettin Karadayı Kerim Bey
Mehmet Medeni Mehmet Medeni
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Selçuk Özer Seslendirmesi
Kamran Usluer Kamran Usluer Kadir İnanır Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Hayati Hamzaoğlu Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Seyfettin Karadayı Seslendirmesi
Ayşin Atav Ayşin Atav Serpil Çakmaklı Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Seslendirme
Dinçer Çekmez Dinçer Çekmez Seslendirme

Ekip

Işık Ekibi Mustafa Koçyiğit (Işık Şefi)
Ses Ekibi Erkan Aktaş (Ses Kayıt & Final Miks)

Firmalar

Anadolu Filmcilik (Yapım)

Son Yorumlar (36)

Kleberson avatar Kleberson 19 Haziran 2015 19:30:07

10

cok iyi bir film film cok hareketli sonlara dogru buda filmi iyi yapmis

bysiirtli56 avatar bysiirtli56 13 Şubat 2014 22:37:03

10

kürşat çavuş kendine yakışmayanı yaptı aşkından ölsede böyle yapmaması gerekirdi.

eskisinema54 03 Ocak 2014 00:20:59

9

çekimleri oldukça zor gibi duruyor,yapım itibariyle oldukça güzel bir film

kral_affetmez avatar kral_affetmez 16 Kasım 2013 14:06:06

muhteşem bir film. kadir inanırın en güzel filmlerinden birisi bence.

kariz_ma_35 avatar kariz_ma_35 15 Mayıs 2012 03:58:05

10

Tomruk işi yaparak geçimini sağlayan iki arkadaşın maceralı yolu ile zorluklarla yaşantısını yansıtmış bir film.  "Kürşat Çavuş" Kadir İnanır ile "Deli Ormanlı Ali" Selçuk Özer. Birbirlerinden ayrılmayan hatta askerliği bile birli kte yapan iki candan arkadaştır. Yörenin kudretli kişilerinden "Mehmet Ali" Hayati Hamzaoğlu'nun kızına "Gülçiçek" Serpil Çakmaklı'ya aşıktır Deli Ormanlı Ali. Kamyoncular ve tomruk sahibi "Kerim" Seyfettin Karadayı adamlar ile anlaşamayınca Kürşat,Deli Ormanlı ve "Katrancı Veysel" Yaman Okay'a teklif götürür. Önceden uzlaşma sağlanamasada sonradan aralarında anlaşırlar. Kına gecesinin olduğu gece Deli Ormanlı,Gülçiçek'i kaçırır arkadaşı Kürşat ile. Çaya vardıklarında tomruk iplerinin kesilmesiyle tüm tomruklar çaya düşürülür. Bir yandan salla aşılmaya çalışılır  çay. Çok çileli ve maceralı yol olur tomrukların içinde hepsi yüzer mücadele eder. Sonuç olarak işin rengi ortaya çıkar Gülçiçek Kürşat'a sevdalı,Deli Ormanlı kahrolarak katlanmaya devam eder. Malesefki gürül gürül akan çayda Katrancı Veysel tomrukların arasında kaybolur ve onu çay yutar. Tomrukları ziyan olan Kerim Bey çıldırırken kızı kaçırılan Mehmet Ali hışımla yanlarına gelir. Ama iş işten geçmiştir Kürşat, Gülçiçek ile birlikte olmuştur. Film görselliği, çekim şartları bakımından izlenmeyi fazlasıyla hakediyor. Özellikle tomrukların çaya düştüğü, düşürüldüğü sahneler. Kameraya görsellik açıdan acayip renk katmış. Fakat üstünde durduğum konum şu tomruklar çaya neden düşürülüyor. Kadir İnanır'ın babasını çay yuttuğu için öfke ve kızgınlıktanmı? Yoksa çok düşük bir ihtimal tomruklar ağır çeksin diyemi ? :). Yada çayın aldığı tüm canlara öfke olarak tomrukların ziyan edilmesimi ?. Senaryo'da filmin bu kısmında anlatım olarak  bir aksaklık var gibime geliyor yanılıyorda olabilirim ayrıca. Film anladığım kadarıyla repliklerde geçen Dalaman ve Fethiye olarak Muğla taraflarında çekilmiş. Film verdiği mesaj olarak değilde. Görsellik açıdan fazlasıyla izlenmeyi hakediyor diye düşünüyorum..

eylül fırtınası avatar eylül fırtınası 23 Temmuz 2011 01:12:07

10

Zor çekim koşullarının cefakar yönetmeni Şerif Gören'in olanca ustalığını ortaya koyduğu,en güzel ve görkemli (tabi ki Yeşilçam ölçeğinde) filmlerinden birisidir.Kürşat Çavuş (Kadir İnanır) ve Deliormanlı Ali (Selçuk Özer) Dalaman yöresinde ormancılı k yaparak geçimlerini sağlayan iki yakın arkadaştır.Deliormanlı Ali,kamyoncular kooperatifinin başkanı ve yörenin en sözü geçen adamlarından Mehmet Ali'nin (Hayati Hamzaoğlu) güzeller güzeli kızı Gülçiçek'e (Serpil Çakmaklı) sevdalıdır.Gülçiçek ise içten içe Kürşat Çavuş'u sevmektedir. Deliormanlı'nın aklına uyan Kürşat Çavuş, Gülçiçek'i kaçırmaya yardım etmeyi kabul eder.Katrancı Veysel ve oğlunun da eşlik ettiği bu üçlüyü,Dalaman Çayı boyunca macera ve tehlike dolu bir yolculuk beklemektedir.Ancak bu filmde Şerif Gören'in derdi ve hedefi bir aşk öyküsü anlatmak değildir.Aşk hikayesi,kuşkusuz filme çekicilik kazandıran bir unsur olarak ön planı süslemiştir.Filmin temelini oluşturan tema,"geleneksel ve modern" çelişkisidir.Sınai ve teknolojik gelişmeler sonucu ortaya çıkan yeni üretim ilişkileri,biçimleri ve aletleri,geçmişin iptidai ve hantal üretim sürecini yerle bir etmiştir.Bu yeni süreç,babadan kalma yöntemlere sıkıca tutunmaktan başka çaresi olmayan gelenekselcilerle;ekonomik veya entelektüel sebeplerle modernizmi benimsemiş kesimler arasında bir çıkar savaşına sebep olmuştur.Köprü filminde,bu çatışmayı inandırıcılıktan uzak ve oldukça debdebeli bir şekilde işleyen Gören,Tomruk filminde konuyu biraz daha dengeli,derin,sakin ve çeşitleme içeren bir anlayışla verebilmeyi başarmıştır.Filmde göze çarpan bir başka unsur,Gören sinemasının karakteristik temalarından birisidir:Aman vermez doğa şartları altında sağ kalabilme veya geçinebilme mücadelesi veren insanların dramı.Yol,Derman,Katırcılar filmlerinde  beyaz bir kabus gibi üzerlerine çöken kar ve tipi altında ecelle dans eden  kahramanlarımız;Nehir,Gelincik,Kurbağalar filmlerinde de bu filmde olduğu gibi suyla cebelleşir durur.Deprem filminin finali de,filme adını veren bir deprem sekansı ile oluşturulmuştur.Ancak Deprem filminde olduğu gibi Gelincik filminde de,doğa-insan çatışması ana bir unsur olarak ele alınmamış,dramatik gerilimi arttırmaya yönelik bir motif olarak filme dahil edilmiştir.Köprü filminde,annesinin ölümüne sebep olduğu için Fırat nehrine kin dolu bakışlar fırlatan hatta öfkesini alamayıp nehre sopayla saldıran Kadir İnanır,bu filmde de babasını azgın sularına kurban verdiği Dalaman Çayı'na olan nefretini "kaaaatiill" diye bağırarak dile getirir.Yine Köprü filminde keskin bir şekilde "yenilikçilik"den yana tavır alan İnanır,bu filmde "gelenekselci"lerin safındadır.Ancak,Köprü'deki Fikret Hakan'ın canlandırdığı Osman kadar tutucu ve uzlaşmaz bir tavrı yoktur.Köprü filminde annesinin ölümüne sebep olan Fırat'la hesaplaşmak ve alt etmek için modern bir köprü inşa etmek isteyen yani akıl ve teknolojiyi kullanan İnanır,Tomruk filminde babasının katili olarak gördüğü Dalaman Çayı'ndan intikamını almak,ondan korkmadığını göstermek için azgın suları ile boğuşmayı tercih eder.Tomrukları Dalaman'a indirip,sal yolculuğu ile yerine ulaştırmayı bir nevi gurur meselesi yapar.Bu arada,işin içinde bir de,Hayati Hamzaoğlu'nun başını çektiği  taşıyıcılar kooperatifinin tekeli vardır.Yukarıda da belirttiğim gibi,Tomruk filmi Köprü'ye nazaran çok daha ince detaylara vurgu yapan bir filmdir.Görsel olarak oldukça başarılı bir film olan Tomruk,özellikle stres ve heyecan yüklü salla yolculuk sahneleri ile çok beğenilmiştir.Ayrıca,düğün sahnelerinde Gören'in belgeselci yaklaşımı da da takdire şayandır.Katrancı Veysel ve oğlunun iç burkucu hikayesi de,filme değer ve boyut kazandıran yan bir konu olarak ana olay örgüsüne paralel olarak ilerler,gelişir ve finalde trajik bir biçimde sonlanır. Diğer yandan,Herhangi Bir Kadın filminde sevgilisi Yıldız'ı(Hülya Koçyiğit) kaçıran Bozovalı Cemal'in (Tarık Akan) peşinden Çankırı'ya doğru hışımla yola koyulan Murat'ın (Cihan Ünal) arabasının hafiften havalanmasını tam üç kez tekrar ettiren Şerif Gören,benzeri bir tuhaf anlatım tekniğini bu filmde de kullanmıştır.Hayati Hamzaoğlu'nun talimatı ile kamyonlarına atlayan şoförlerin görüntüleri ve kontak anahtarlarını çevirişleri defalarca gösterilmiştir ki bence hiç gereği olmayan planlardır.Hayati Hamzaoğlu zaten oyunuyla,kararlılığı ve olayın ciddiyetini seyirciye aksettirebilmiştir.Filmde;Kadir İnanır başta olmak üzere Selçuk Özer,Yaman Okay,Serpil Çakmaklı,Hayati Hamzaoğlu üst düzey performans sergilemişlerdir.Hele Kadir İnanır'ın,Dila Hanım filmindeki dillere destan harmandalı misali, köylü genç kızların hayran bakışları altında bir oynayışı vardır ki izlemeye doyulmaz.Finaldeki "gelmeyecem işte,ben Çavuş'a sevdalıyım" repliğinden başka neredeyse hiç konuşması bulunmayan Serpil Çakmaklı'da bu filmde kariyerinin en iyi oyunlarından birisini vermiştir.Genelde vasat ve niteliksiz filmlerden müteşekkil bir filmografiye sahip olan Serpil Çakmaklı,Şerif Gören'in bir dönem kendisine tanıdığı şansı iyi değerlendirmiş ve bu film dışında filmografisine gurur duyacağı iki film daha eklemiştir:Yılanların Öcü ve Kan.Cahit Berkay'ın müziği ise,çoğu kez olduğu gibi yine olağanüstü güzeldir.Film,Deliormanlı'nın Kürşat Çavuş'a "sana bir hikaye anlatayım mı Çavuş? Birgün Dalaman Çarşısı'nda dünyalar güzeli bir kız gördüm" sözleri ile masal tadında son bulur. 

Yandex.Metrica