Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Uçurumdaki Kadın

Uçurumdaki Kadın

8,26

(7 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 17 Dk Gizem Dram Duygusal Gizem, Dram, Duygusal

Yönetmen: Aydın Arakon Aydın Arakon

Ülke: türkiye

Oyuncular: Mehmet Ali Akpınar, Gülseren Esen, Reha Kıral, Handan Adalı, Reha Yurdakul, Sadri Alışık, Atıf Kaptan, Aliye Rona, Mualla Fırat, Filiz Akın Devamını Gör...

Konusu : ‘Exodus’daki (1960) (Ernest Gold) gizemli ‘Dawn’. Lale; “Ağlama yavrum artık… Gel, ben sana bir sırrın bildiğim kadarını açıklayacağım. Bu sır kaç kişinin felaketine sebep oldu… 15 sene oluyor, fırtınalı bir geceydi. Kardan göz gözü görmüyormuş dışarıda. Bir arabacı kucağında bebek taşıyan bir taze ile bir adam getirmiş sizin köşke. Sonra bir daha Onların döndüğünü gören olmamış… Bir hafta içinde küçük bir bebeğin kapıya bırakıldığı hikâyesi ortaya yayıldı. Ömer Bey’in hanımı, rahmetli, o hafta içinde öldü. Köşke de kimseyi sokmadılar artık… Senin annen herhalde fırtınalı havada köşke gelen o kadın olacak… Ben sana bir sırrın bildiğim kadarını anlatacağım dedim yavrum. Ötesi gene sır, ötesi gene sır!” Filmin başlangıcı ‘Yıldız Tepe’ (1945-Peride Celal), sonrası ‘Bir Genç Kızın Romanı’ (1937-Muazzez Tahsin Berkand) gibi. Ayşim, liseyi bitirmiş, Kartal’daki akrabalarının yanına geliyor. 5 yaşında gönderildiği okuldan dönüşü ancak şimdi. 14 senelik bir ‘manastır hayatı’. Arada bir bayılıvermesi bundan. Orhan Günşiray’ın kayınvalidesi Hafize Hanım’a ait Yeniköy’deki köşkte herkes ‘ölmeden mezara girmiş’ sanki. Eve, yabancı kimseyi sokmuyorlar. Ailenin büyüğü Ömer çok aksi. Ona buna bağırmaktan başka yaptığı bir şey yok. Hele Ayşim’in gelişinden sonra iyice azıtır. Genç kızdan ‘alacağı bir öç mü var’! Çocukları Bülent, Saliha ve Nazmiye daha sevecen. Bu cehennem azabına dayanmaktan başka yapabilecekleri bir şey yokmuş. Ayşim için söyledikleri de “1,5–2 yaşındayken köşkün kapısına bırakıldı… Biz büyüttük. Bizi, teyzeleri ve dayısı olarak bilmesini istedik”ten ibaret. Gerçek ise daha karmaşık. Ömer Bey’in, akıl sağlığı yerinde olmayan bir çocuğu daha var; Hicran. Dudaklarında hep ‘para’, ‘hasta’ ve ‘katil’ sözcükleri. Kabuk bağlamış ama içten içe kaynayan eski bir sır, hepsini yakıp kavuruyor. Genç kızın gelişi irinli yaraya vurulmuş bir neşter gibi. Sancılı, elzem. Kaç kez Ömer’in hakaret, hatta dayağından bunalıp kaçmak istemişti. Saliha’nın sözleri çözümün nerde olduğunu gösteriyor; “Gitme kızım. İnan bana, yaşamamız için bir sebep varsa o da sensin. Senden gelen bir sevinç yayılıyor evin içine. Kal kızım.” Okuldan arkadaşı Sevda ve ailesi komşuları. Ağabey Doktor Tarık, ‘güzel, terbiyeli, cana yakın kız’dan çok etkilenmiş. “O evde nasıl yaşayacak merak ediyorum. Kime dert dökecek, sevincini kime anlatacak… Mektepteki yalnızlığı yetmiyormuş gibi…” deyip duruyor. ‘Asalet düşkünü’ Şükriye Hanım’ın düşüncesi bambaşka. Çocuklarının ‘bir besleme’ ile arkadaşlığı bile tüylerini diken diken etmeye yetiyor. Nerde kaldı gelin olarak bağrına basmak! Avukat Hakkı Bey de oranın yerlisi. Ayşim’e destek oluyor. Yıllar önce Hicran’la nişanlıymış. O karlı, esrarengiz geceden sonra kız tarafı nişanı bozmuş. Ablası Lale, kardeşinin ’aylarca ne yaptığını bilemediğini’, Hicran’ın ise ‘muvazenesini tamamen kaybettiğini’ anlatıyor. Dedikodular Ayşim’in de kulağına kadar gelir. Yamaçtaki Ağlayan Kayalar; ‘Hülya, Hülya’ diye bağıran meçhul kadın; Öfkesi saldırganlık halini alan Ömer. ‘Kol kırılır yen içinde’. Ama nereye kadar? ‘Aile sırrı’ nedeniyle çekilen acılar dayanılmaz olmuş. Yıllar önce edilen yemin artık işe yaramıyor. Sonunda itiraf eder Saliha; “Şöyle böyle 15–16 sene evveldi. Sen ufacık bir bebektin. Annenle baban Avrupa’dan dönmüş, fırtınalı ve karlı bir gecede buraya gelmiştiniz… Babanla babam kardeş çocuklarıydılar. Bizimki, kendi servetini bitirmiş, babanın serveti üzerine oturmaya çalışıyordu. Amcam bunu anlamış olacak ki Avrupa’dan aceleyle gelmiş, hesap istiyordu. Kavga etmeye başladılar.” Ömer, öldürür O’nu . “Babanı kimseye göstermeden gömdüler. Annen de şuurunu kaybetti. 15 seneye yakın bir hastanede kaldı.” Uçuruma yakın evdeki kadın Ayşim’in annesiymiş. Genç kızın gerçek adı da Hülya. “Annemiz bu felakete dayanamadı. Babamızın katil olduğunun bilinmesini istemiyordu. Ölüm döşeğinde yemin ettirdi, bu sırrı saklayalım diye. Ama Allah bizi affetmedi, Hicran’ın nişanını bozmak zorunda kaldık.” Sonunda Hakkı nişanlısına kavuşuyor. Hülya, Tarık’la beraber. Üstelik annesini de bulmuş. 10 küsur yıllık aile sorununu çözmesi birkaç hafta içinde. Ama asıl debelenme bundan sonra. Şükriye Hanım’a kendisini kabul ettirmek için hâlâ uğraşıyor olmalı! Senaryo bu konuda bir şey söylemeye cesaret edememiş! ‘Die Walküre; Ride Of The Valkyries’ (1870) (Richard Wagner) ile başlayıp ‘Si minör, Opus 58, Manfred Senfonisi; I. Lento lugubre’ (son 3 dakika) (1885) (Pyotr Ilyich Tchaikovsky) ile biten koşuşturma. Tarık; “Yeter artık Ömer Bey, döktüğün kanı kanla temizlemeye çalışma. Bundan sonra adaletin kararını bekle ve vicdanınla baş başa kal.” (Yazan: Murat Çelenligil)



hayrivarol

6 Ekim 2019 20:19

Bir başka Yıldız Tepe..

Cevap Yaz

KlaraMiliç

4 Kasım 2018 14:17

Filmde Filiz Akın'ın Ağlayan Kayalar denen yere gidip, o sesleri duyduğu ve gece vakti ıssız ağaçlık yolda tek başına o yerden uzaklaşmaya çalıştığı sahneler ürperticiydi gerçekten. Filiz Akın da narin, kırılgan görüntüsüyle rolüne çok uymuş. Güzel, değişik bir film ama Sadri Alışık'ın rolü çok az, göründüğü sahneleri toplasanız 10 dakikayı geçmez sanırım. Sadri Alışık filmi seyretmek için bu filmi tercih etmiştim ama Filiz Akın filmi seyretmiş oldum.

Cevap Yaz

erhaab

12 Nisan 2017 06:48

Yorumlara bakınca Yıldız Tepe filminden daha heyecanlı ve gerilimli bir film bekliyordum ki alakası yok. Filiz Akın'ın ilk oyunculuk yılları ve yetersiz seviyede. Ne korkabiliyor ne de üzülebiliyor. Sadri Alışık gibi bir usta yan rolde çıkıyor karşımıza. Neden bu kadar geri bir rolü kabul etmiş anlamadım. Ayrıca Aliye Rona Atıf Kaptan'ın kızı olarak olmamış, kaç yaş varki aralarında. Orhan Günşiray bile filmin merkezinde değil. Bir aile sırrı ve Filiz Akın merkezli bir film. Gerilim olarak Yıldız Tepe'nin yanına yaklaşamaz.

Cevap Yaz

benimsinema

29 Mart 2014 14:10

türkan sorayin fakir gencin romani demek bu filmden esinlenerek yapilmis, konular biribirine cok benziyor... filmin konusu ilginc olsa bile agirdan gidiyor malesef. ama buda aydin arakona has olan bisey...sadri alisik kuzen iyi rolde.

Cevap Yaz

performer

7 Kasım 2011 00:07

hani bir nicole kidman'ın "diğerleri" adlı filmi havası var bu filmde. gece çekimler,siyah beyaz ve kapalı mekan çekimleri ile uyku getiren bir film. türün meraklıları için ilginç bir seyirlik.

Cevap Yaz

korayaslan

1 Kasım 2008 23:03

Cok gizemli yer yer de gerilimli hos bir film.

 

Cevap Yaz

dinamik27

14 Mart 2008 16:42

bu filme ilk yorumu ben yapayım bari film çok güzel üstat SADRİ alışık iyi rolde filmi ancak sonunda anlıyorsunuz çok gizemli biraz da korkulu ama çok hoş bir film  

Cevap Yaz
Yandex.Metrica