Jeanne Dielman, 23, quai du Commerce, 1080 Bruxelles

Sinema Filmi

1975

Jeanne Dielman’ın kocasının ölümünden itibaren, yani altı yıldır rutini hiç değişmez. Her gün erken kalkar, oğlunu hazırlar, okula gönderir. Sonrasında ev işlerini yapar, alışverişe gider. Öğleden sonraları bir erkekle para karşılığı seks yapar. Ardından akşam yemeğini hazırlar. Sinema tarihini değiştirmiş bir klasik olarak kabul edilen Jeanne Dielman, izleyiciye bir kadının donuk ev hayatını 195 dakika boyunca deneyimleme olanağı vererek cinayetle yemek pişirmeyi, dramatikle dramatik olmayanı aynı değerde temsil eder. Sadece öyküsüyle değil, biçimsel olarak da yeni bir anlatım önerir.

Künye

Yönetmen Chantal Akerman
Senaryo
Yapımcı Paul Vecchiali , Alain Dahan , Guy Cavagnac , Liliane de Kermadec
Süre 201 dk
Tür Dram
Ülke Belçika Fransa

Son Yorumlar (1)

mkurtsen avatar mkurtsen 14 Mart 2016 13:58:42

1

Genellikle ya çok beğendiğim filme yada tersi durum olunca yorum yazıyorum. Bilmiyorum kaç ay oldu, bir filme yorum yazmayalı? En son çok beğendiğim Ölümsüz Ask (2015) The Age of Adaline
türkçesi Adaline'in yaşı filmine yazmıştım.
Bu defa ikinci seçe nek için yazıyorum, yazıyorum ki benim gibi bir izleyici daha bir tatil gününde yaklaşık 3,5 saatini sıkıntıdan patlayarak bir sinir harbi içinde geçirmesin. Sabrettim sonuna kadar izledim ama gelin bana sorun.
Birkaç gün önce aynı yönetmenin La folie Almayer (2011) Türkçesi "Almayer'in Sabrı" adlı filmini izledim 127 dakika. İzleyeni pişman etmeyecek türden. Güney/Doğu Asya' nın muhteşem doğası içinde gürül gürül akan bir nehir kenarında, sömürgeci bir baba ile yerli kızının hikayesi, güzeldi büyük emek var, orada flim çekmek kolay değil İsabet olmuş, önce izlemişim, eğer önce bu filmi izlemiş olsaydım kesinlikle izlemezdim. Nereden bakarsanız bakın İstanbul'da dışarıda film izlemek bir yarım gününüzü alıyor.
Filmin konusunu yukarıda yazdım, birazda açıklama getireyim iyice anlaşılsın. Kahramanımız Jeanne Dielman isimli, Brüksel'de oğlu ile eski bir Apartman Dairesinde yaşayan dul bir kadın. Apartmanı görünce Bizim Gümüşsuyun'da Marmara Apt.geldi aklıma !970 li yılların sonunda yaklaşık 4 yıl geçirdiğim bir Aparman. Açılıp kapanan demir parmaklıklı asansör duvar kağıtları, küçük balkonlar, nerde ise aynı.
Filmin adı "Jeanne Dielman, 23, quai du Commerce, 1080 Bruxelles" kadının adresi filmin ismi olmuş. 201 dakikalık filmin, herhalde bir 160 dakikası bu dairede geçiyor, Temizlik yapıyor, yatak düzeltiyor, yemek yapıyor, Bulaşık yıkıyor, komşu çocuğu bakıyor bütün bu işlerin yapılması gerçek hayattakilerle eş zamanlı. Kadın yemek yapıyor Tv.lerdeki yemek programı. Örneğin sebzeli et yemeğini yaparken mükemmelde öğretiyor. 6 tane tabağı 15-20 dakikada yıkıyor. Yarım saat banyo yapıyor. Filmin uzunluğu buradan kaynaklı.
Sinematografi kelimesinin içinde hareket var sinema ismini hareketten alıyor biliyorsunuz, burada hiç aksiyon yok. Bu mudur sinema ? Tekdüze kapalı bir mekanda yat, kalk, ye iç, temizlik yap Tek aksiyon filmin son sahnesinde, Onuda söyleyeceğim. Son beş dakikada cinayet var, sebepsiz seks yaptığı adamı kalbinden bıçaklıyor, keyfe keder, sebepsiz.
Yukarıda söylemeyi unuttum, kadın ev kadını ama aynı zamanda seks işçisi, Birkaç müşterisi var haftanın belli günlerinde para karşılığı seks yapıyor.
Konu böyle, birazda bugün hayatta olmayan Yönetmen Hanımdan bahsedelim. Chantal Anne Akerman (1950-2015) Geçen yıl 5 Ekimde aramızdan ayrılmış, Feminist sinemanın öncülerinden .(Feminizm saçmalıkları ve feminist olduğunu söyleyen, kadınları hiç ciddiye almam) .Kendini “Brüksel’de doğmuş, Yahudi bir kız” olarak tanımlıyor, ilk filmi Saute Ma Ville’i 18 yaşında çekmiş 1975 yılında, 25 yaşında yaptığı Jeanne Dielman ise baş yapıtı imiş, bu filminde bir kadının sıradan ev hayatında cinayetle yemek pişirmenin aynı dehşete sahip olabileceğini, “kişiselin politik” olduğunu gösteriyor, Herhangi bir kategoriye girmeyi reddediyormuş.
Kadınların sineması” hikayesinde çok kilit bir rolü olduğu gibi sinema biçimine ve anlatımına getirdiği yeni önerilerle sinema tarihini değiştirmiş yönetmenlerdenmiş. Bu güne kadar 40 'ın üzerinde flim yapmış, Merak ettiğim bir filmi daha var. Proust’tan uyarladığı Tutsak (La Captive, 2010) onuda izleyip yazarım, inşallah bu yazdıklarımdan beni utandırır.
Ne diyelim toprağı bol olsun.
Çok insafsız olmayayım. Bu filmine notum
10/3 -

Yandex.Metrica