Yılmayan Adam

8,63

( 7 kişi yorum yaptı )

Yılmayan Adam

Sinema Filmi

1967

‘Dead Ringer’ (1964) için yapılan “Maggie’s Murder” (André Previn).
‘Fırtına öncesi sessizlik’te kasabalıların konuşması.
“İşittin mi kumandana bir telgraf gelmiş.”
“Kimden?”
“İdama mahkûm edilen üç kişi var ya Onlar kaçmış. ‘Buraya gelir’ diyorlar.”
“Kumandan ne yapar acaba?”
‘Yılmayan Adam’da bu son soruya verilen yanıt anlatılıyor. Kumandan bile üç kez “Bilmem” demişti başlarda.


‘High Noon’un (1952) neredeyse bire bir Yeşilçam uyarlaması.
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘The Morgue’ ve ‘Goldfinger’daki (1964) (John Barry) ‘Teasing The Korean’. Gece yarısı dört kardeş. Deli Mustafa, Sivri, Kör ve adını öğrenemeyeceğimiz en gençleri. Tahsin Ağa’nın ailesini ‘toptan temizlemeye’ gelmişler. Aralarındaki kan davası için buldukları çözüm bu. Yaşlı adamın yalvarıp yakarması boşuna. Torunu bile acımasızca kurşunlanır. ‘Yılanın başı küçükken ezilir’miş.
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘The Dog Attacks’. “Kımıldamayın! Sarıldınız.” Tam toparlanıp gidecekken Jandarma Kumandanı Yüzbaşı Osman’ın gür sesi ile yolun, şimdilik, sonuna gelmişler. Küçük kardeş silahına davranınca öldürülür. Mustafa’nın bakışları intikam dolu; “Kardeşimi vurdun. Bunu unutma Kumandan Bey. Kendini ölüme mahkûm ediyorsun. Bir kan davası bitmişti. Şimdi bir yenisi başlıyor.”
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘Main Title’. Aylar sonra. Jenerikteki melodi ile Sarşehir.
‘Çiftlik basan üç kardeş’ idama mahkûm olmuş ve olay neredeyse unutulmuş.
[Hollywood çevrimi ‘Uzak Batı’daki Hadleyville kasabasında geçiyor. Frank Miller, cinayet suçuyla kuzeyde bir hapishaneye gönderilir. Kendisini yakalayan Şerif Will Kane’i öldürmeye yeminliydi].
O gün Osman için çok önemli. İstifa etmiş ve saat ikide Selma ile evlenecek. Yeni kumandan 6 treniyle geldikten sonra da kasabadan ayrılacaklar.
Kahvedeki sohbette bu mutlu olayı ‘teferruatı’ ile öğreniyoruz.
“Karısının çiftliği varmış. Oraya çekilecekmiş.”
“Ben bilirim Deregündüzlü Çiftliği’ni. Ben diyeyim bizim Eski Bağlar’a kadar, siz deyin Karıştıran Sapağı’na kadar.”
“Babasıyla erkek kardeşini kan davasında öldürdüler. O da kalktı çiftliği yarıcıya verip Sami Beylerin yanına geldi anasıyla.”
“Kızın annesi de ölünce hiç kimsesiz kaldı. Sami Bey yaptı bizim kumandana fukarayı.”
Selma, ‘silahla oynayan bir adamla evlenmeye’ yeminliydi. Müstakbel eşinden mesleğini bırakmasını ister. Osman da zaten kararlıymış; “Mecburi hizmetin dolmasını bekliyordum. Sinirlerim de bozuktu. Sen de isteyince ayrılmak güç olmadı.”
[High Noon’da Şerif Kane, Amy Fowles ile evleniyor. Babası ve kardeşi bir çatışmada öldürüldüğü için genç kadın, Quaker (Pasifist) mezhebine geçmiş. Silahlı koca istemiyor. Kane, bu nedenle ‘yıldızını çıkarır’. Yine bu nedenle nikâhları kilisede değil yargıcın ofisinde kıyılır. Artık karısının uzak bir yerdeki dükkânında çalışacak].
Kumandanı kasabada sevmeyen yok.”Erkek adam” ve “Öl dediğin yerde ölürüm alimAllah” diye sırtı sıvazlanıyor. Yere göğe koyamıyorlar.
Ancak o gün ‘mera yüzünden’ Aşağı ve Yukarısevindikli köyleri arasında bıçaklı baltalı kavga çıkar. ‘Vukuat sırasında’ Ali ölmüş, Şevket de komadaymış. Elebaşları Uzun Ömer’di ama “Ben meydandan geçiyordu. Beni çağırdılar. Meğer kavga edeceklermiş. Benim bir kabahatim yok ki” falan diyerek paçayı kurtarır. Sonrasında ‘üç kardeş’ ile işbirliği yapacaktır.
Sorun bu kadar da değil. İki at arabası dolu Aşağısevindikli, Yukarısını basmaya kalkar. Jandarmalar iki köyü sakinleştirmeye çalışıyor. Kumandanlıkta Osman’dan başka kimse kalmamış. Bir de odacısı Şaban.
Sami Bey “Olur şanssızlık değil, olur edepsizlik değil. Tam nikâh günü bu kavganın yeri miydi” diye söyleniyor.
Sarı Yapıncak’ın randevuevinde çalışan Benli düşünceliydi. Önce Kumandan ve sonra da ‘üç kardeşlerin büyüğü’ Mustafa ile dost hayatı yaşamış.
[Amerikan çevrimindeki Helen Ramirez daha ‘hızlı’. Kane ve Frank Miller’dan sonra şimdi Şerif Yardımcısı Harvey Pell ile beraber].
‘The Bible: In The Beginning…’deki (1966) (Toshiro Mayuzumi) ‘Theme From The Bible’. İmzalar atılıyor. Kasabalıların neredeyse tümü orada.
‘The Bible: In The Beginning…’deki (1966) (Toshiro Mayuzumi) ‘Cain And Abel’. Benli’nin nikâh salonuna girmesi (3.08-3.18) ve Selma ile göz göze gelişi (2.25-2.42) bu melodiyle. Bir olay çıkaracak diye düşündük ama öyle olmadı. Tebrik edip gidiyor.
‘The Bible: In The Beginning…’deki (1966) (Toshiro Mayuzumi) ‘Tower of Babel’. Asıl sıkıntı, gelen bir telgraf sonrasında başlar. Üç kardeş hapisten kaçmış. İntikam için gelmeleri ‘muhtemelmiş’.
[High Noon’da hapisten kaçma yok. Frank Miller, nasıl olduysa, affedilmiş. Trenle geliyormuş. Kardeşi Ben Miller ve arkadaşları Jim Pierce ile Jack Colby, kasabada bekliyorlar O’nu].
Uzun Ömer ‘durumdan vazife çıkarıp’ telgraf tellerini keser. Artık kumandanlık ve istasyonun dışarısı ile iletişimi kalmamış.
Bu sırada ‘kaçaklar’ marşandizde Osman’ı nasıl öldüreceklerini tartışıyorlardı. Sivri’nin seçimi sustalı, Mustafa ve Kör’ün ise tabanca. Sonra da ‘doğru hududa’ gideceklermiş.
Telgraf kasabada büyük bir korku ve değişime neden olur. Herkes karısını alıp gitmesinin ‘en akıllıca iş olduğunu’ söylüyor. 161653 plakalı Willys jip ile uzaklaşırlarken kafasında ‘korkak, kaçıyorsun’ sözcükleri yankılanıyordu kahramanımızın.
Arkasından dedikodunun bini bir para; “Ne ödlek adammış be. Korktu fukara Osman. Allah bilir ya ben burada kumandan olacağım o üç kardeş benim ölümü çıkarırdı kumandanlık binasından.”
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘The Police is Waiting’. Selma kocasındaki huzursuzluğu anlamış çiftlik ve gelecek mutlu günlerden söz ediyor. Oysa Osman başka havada; “Ya çocuklarımız olursa, bir gün bu kaçışımı öğrenmeyecekler mi sanıyorsun? Bana ne derler?” Sonuçta tozu dumana katarak döndüklerinde kasaba bildikleri kasaba değildi.
Komutan artık yalnız. Kimse yardımcı olmak istemiyor. ‘Aslan, sırtlan’ diyenleri aradınsa bul. En şaşırtıcısı da Sami’nin davranışı. Osman’a yardım etmek bir yana “Bana görünmesin de kime görünürse görünsün” diyerek ortadan kaybolmuş.
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) “Edie’s Theme” (0.40-2.20) ve “Maggie’s Murder” (1.38-1.50 arası). Selma’yı otele yerleştirip yardım aramaya çıkar. Ama yüzüne bakan yok. Sık sık görüntüye gelen saat da gerilimi arttırıyor.
‘Zorba’daki (1964) (Mikis Theodorakis) ‘Clever People and Grocers’. Herkes ‘viran olası hanede evladı ayal var’ havasında. Birkaç sahne önce “Öl dediğin yerde ölürüm alimallah” diyen Nalbant Nazmi şimdi ‘çark etmiş’; “Seni böyle yalnız komazdım elin ırz düşmanlarına karşı ama bu dört öksüzü kime bırakırsın sen olsan.” (Ama o sahnede üç çocuk var).
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) “Maggie’s Murder”. ‘Istıranca’daki sürek avı ve kahramanlıkların anlatıldığı’ Avcılar Kulübü üyeleri bile tırsmış. Bu işe karışmazlarmış. Üstelik ‘işleri varmış ve Bağlar’a gitmeleri gerekiyormuş’. Bunu söyleyen Mustafa-Yaşar Şener’i, bir sahne sonra, randevuevindeki 3 numaralı odadan çıkarken görüyoruz.
Yardım etmek isteyen iki kişi var sadece. Sarhoş Hakkı ve Bafra almak için gidip “Gazete kalmamış, mecmua aldım” diye geri gelecek kadar unutkan Şaban.
‘Goldfinger’daki (1964) (John Barry) ‘Gassing The Gangsters’ (0.30-0.54 arası). Nihayet gelmişler. Bire karşı dört.
Ömer de Onlara katılmış. Önce O ölür.
Hollywood çevriminde ‘samanlıkta vuruşma’ ve yangın sahneleri var. Çekimler bir atın ayakları arasından. ‘Eksik kalmasın’ diye bu kısım (yangın dışında) ‘Yılmayan Adam’da da tekrarlanmış.
‘Lawrence of Arabia’daki (1962) (Maurice Jarre) “Sun’s Anvil”. Kane, ata yan binerek aralarından geçiyordu. Kahramanımız aynı şeyi ‘34 DC 504’ plakalı arabayla yapar.
‘Goldfinger’daki (1964) (John Barry) ‘Dawn Raid on Fort Knox’. Kör’ün havuzda vurulması bu melodi ile.
Selma yardıma gelmiş. Sivri’yi öldürür.
Şerif Will Kane sol kolundan yaralı. Elbette, Osman da aynı yerden!
Frank Miller’e iki tane yetmişti. Mustafa’nın ölümü biraz farklı; 5 kurşunla
“Artık gidebiliriz sevgilim” diyor karısına.
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘End Title’. Herkes “Sizi bir yere göndermeyiz” diye yaltaklanırken Willys cip ile aralarından süzülüp gidiyorlar.


‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘Hidden Jewelry’ (0.15-0.30 arası). Aynı erkeği seven iki kadın. Biri bir zamanlar diğeri şimdi.
Selma; “Babamı ben daha 10 yaşındayken öldürdüler. Kan davası denilen bir şey işittiniz mi hiç. 17 yaşındaydım abimi (kahvede ‘kardeşi’ denmişti) vurdular. Tüfekten de erkekçe budalalıklardan da nefret ederim ben. Kaderimin benimle alay etmesine mani olun lütfen. Siz erkekleri daha iyi tanırsınız. Onlara tesir etmenin yollarını benden daha iyi bilirsiniz (bunları randevuevinde çalışan bir kadına söylüyor). O’nu çok seviyorum. Siz de bir zamanlar O’nu çok sevmişsiniz. Şimdi belki nefret ediyorsunuz. Ölmesini istiyorsunuz ama ben o yaşarsa yaşarım.”
Benli; “Neden bu sözleri O’na söylemediniz?”
Selma; “Söyledim.”
Benli; “Ben ne yapabilirim? Hiç vakit de kalmadı.”
Selma; “Biliyorum ama ben ne yapabilirim?”
Benli; “Kalıp O’na yardım edin.”
Selma; “…”
Benli; “Ben olsam öyle yapardım.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen İlhan Engin
Senaryo
Yapımcı Turgut Demirağ
Görüntü Yönetmeni Mustafa Yılmaz
Süre 85 dk
Tür Aksiyon, Dram, Macera
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye

Oynayanlar

Ayhan Işık Ayhan Işık Osman
Sibel Göksel Sibel Göksel Selma
Ayfer Feray Ayfer Feray Benli Belma
Erol Taş Erol Taş Ömer
Turgut Özatay Turgut Özatay Mustafa
Senih Orkan Senih Orkan Sivri
Hüseyin Zan Hüseyin Zan Kör
Sami Hazinses Sami Hazinses Şaban
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu Nazmi
Mümtaz Ener Mümtaz Ener Sami
İsmail Varol İsmail Varol Kasabalı
Selahattin İçsel Selahattin İçsel Tahsin
 Talia Saltı Talia Saltı Gn. Ev Çalışanı
Bilal İnci Bilal İnci İbrahim
Sabahat Işık Sabahat Işık Dadı
Giray Alpan Giray Alpan Meyhane Müşterisi
Orhan Çoban Orhan Çoban Kasabalı
Erdoğan Seren Erdoğan Seren Meyhane Müşterisi
İhsan Bayraktar İhsan Bayraktar Kasabalı
Enver Dönmez Enver Dönmez Kasabalı
Lütfü Engin Lütfü Engin Kasabalı
Yaşar Şener Yaşar Şener Kasabalı
Ali Seyhan Ali Seyhan Kasabalı
Süheyl Eğriboz Süheyl Eğriboz Kasabalı (Ölü Adam)
Hakkı Kıvanç Hakkı Kıvanç Kasabalı
Turgut Baydar Turgut Baydar Küçük Oyuncu
Gülgün Erdem Gülgün Erdem Gül
Hayri Esen Hayri Esen Ayhan Işık Seslendirmesi
Nedret Güvenç Nedret Güvenç Sibel Göksel Seslendirmesi
Vala Önengüt Vala Önengüt Turgut Özatay Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün Erol Taş Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Senih Orhan Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Sami Hazinses Seslendirmesi
Devrim Parscan Devrim Parscan Bilal İnci Seslendirmesi
Erdoğan Esenboğa Erdoğan Esenboğa Yaşar Şener Seslendirmesi
Süha Doğan Süha Doğan Mümtaz Ener Seslendirmesi
Hakkı Haktan Hakkı Haktan Kasabalı (Hakkı)
Sacide Keskin Sacide Keskin Talia Saltı Seslendirmesi
Ünal Gürel Ünal Gürel SESLENDİRME

Ekip

Yönetmen Ekibi Zeki Ökten (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Ahmet Erhan (Kamera Asistanı)

Firmalar

And Film (Yapım)

Son Yorumlar (7)

AlınYazısı avatar AlınYazısı 01 Mayıs 2016 15:34:03

7

Güzel bir Ayhan Işık filmi Film çok kısa en azından bu film 105 dakika olmalıydı. Filmdeki En büyük Mantıksızlık Üç kardeşin Kasabaya elini kolunu sallayarak girmesi ve Çatışmada Tek Bir Jandarmanın bile piyasada görünmemesi . Son Yarım Saat Jandarm alar filmden kayboluyor. Ayhan Işık O dönem Tam Karizma.
10/7

Göztepe avatar Göztepe 01 Nisan 2014 00:41:26

9

Güzel sayılabilir bir Ayhan Işık filmi ama birazda eksikler var gibi o dönemin teknolojisine bakılırsa gayette iyi diyebilirim. Öncelikle film tamamiyle bir yerleşim merkezinde ve sokaklarda geçiyor. Kameraya değişik şeyler takılıyor bu anlamda farkl ı. Ayhan Işık,Hakkı Haktan,Turgut Özatay ve Ayfer Feray gibi rahmetli oyuncularımız filmde en fazla dikkat çeken isimlerin başında geliyor.

HYONEY 07 Ocak 2013 23:35:23

Gary Cooper'ın başrolünü oynadığı 1952 yapımı "High Noon" filminin başarılı bir uyarlaması.

siyah kare 26 Şubat 2012 01:03:02

bu film 1952 yapımı olan kahraman şerif adlı amerikan western filmiinin yerli uyarlamasdır. ayhan ışık ın hapse attırdığı katil aftan yararlanarak serbest kalır intikam için kasabaya gelır kasaba ayhan ışık ı yalnız bırakır sonunda kötü adamlar kaybe der film mutlu sonla biter.

lekobek avatar lekobek 18 Kasım 2011 01:57:11

Ayhan ışık abimiz yine tozu dumana katıyor, yarıp geçiyor piyasayı.

lekobek avatar lekobek 14 Ekim 2011 20:15:10

Güzide ilçemiz, cefakar kırsalımız Çatalcada çekilen bi filmmiş. Hayırlısıyla izliycez efenim.

Yandex.Metrica