Yıkılan Yuva

8,72

( 8 kişi yorum yaptı )

Yıkılan Yuva

Sinema Filmi

1967

‘The V.I.P.s’deki (1963) (Miklós Rózsa) ‘Prelude’.
Ayla; “Senle konuşmamız lazım… Bir şeyler dönüyor ortada. Sen saklasan bile öğreneceğim. Ya anlatırsın ya da ben araştırırım. Kararlıyım artık Ekrem. Tahammülüm tükendi. Gerekirse polise başvurup benden sakladığın sırrı çözeceğim.”
Ekrem; “Dur Ayla, her şeyi anlatacağım. Ben bir adam öldürdüm!”
Ayla; “Öldürdün mü? Kimi?”
Ekrem; “Kendimi Ayla, kendimi öldürdüm!”
Ayla; “…”


Ann Sheridan’lı ‘Nora Prentiss’ın (1947) neredeyse bire bir Yeşilçam çevrimi.
Ekrem Soysal, ‘uluslararası ün salmış bir kalp mütehassısı’. Amerika ve Avrupa’da konferansları dışında İstanbul Üniversitesi’nde profesör ve bir muayenehanesi var. Mesleğinde böylesine başarılıyken özel hayatı mutsuz. Sıkılmış, bunalım içinde. Karısı Jale, eğlence ve davetten başka şe y düşünmeyen biri. Oğlu Murat’la bile ilgilenmesine zaman bırakmıyor kahramanımıza. “Bıktım hastalarından. Hasta, hasta, hasta! Ben de varım Ekrem. Ben de insanım.” Oysa bugün ‘istediğini yapabiliyor, arzuladığını satın alıp bir yılda bir sürü kadının ömrü boyu harcayamayacağı kadar sarf edebiliyorsa’ bunu o hastalara borçlu, farkında değil. Dahası asıl kendisi uzak kocasına. Böylesi bir cehennem azabını sürdürmek zorunda Ekrem. Oğluyla dertleşirken “Bir gün belki sen de benim yaşıma gelince bir erkeğin her zaman dilediğini yapamayacağını öğreneceksin” diyerek belli eder içinde bulunduğu durumu.
Ancak hemen her şeyin bir çaresi vardır hayatta. İyi veya kötü!
Ayla Sirmen, güzel bir kadın. ‘Pussy Cat’de şarkıcı. “Erkeğin namuslusu olmaz, hiçbirine güvenilmez” diyeceği bir yaşamı olmuş. Daha önce hiç doktora gitmemişti. Ufak bir kazada ayağından yaralanınca Ekrem’in muayenehanesine getirirler. Kahramanımız da çalgılı gazino nedir bilmiyor. Genç kızın daveti üzerine gidecektir.
İkisi de sadece sevilmek istiyor, birbirlerini bekliyorlarmış! Rüyasında bile Jale’den başka bir kadınla beraber değilken şimdi kendisine mutluluğu tattıran bir meleğin kollarında Ekrem. Denemesine karşın bir türlü ayrılmak istediğini söyleyemez karısına.
Boşanamıyor, Ayla’dan da kopamıyor. Kader, üçüncü bir yol çıkarır karşısına. ‘Bir hatayı başka bir hata ile düzelteceğini zannettiği, kendisini neredeyse ipe götürecek’ bir fırsat!
Kalp krizinden ölen hastası Ali Bey’in dosyasında ‘bekâr-kimsesiz’ yazıyordu. Cebine kimliğini koyup arabasıyla uçurumdan aşağı atıyor Ekrem. O otomobilde öldü bilinecektir artık. Bundan sonra adı ‘Ali’. Ayla ile uzaklara, İzmir’e gider.
Sevgilisiyle yepyeni bir hayata başlayacağını zannediyordu. Hiç de öyle olmaz.
Saçı sakalı birbirine karışmış, perişan bir halde görüyoruz kendisini. Alkolü de arttırmış. Dertlerini içki ile boğmak istiyor.
Bu arada eski banka cüzdanıyla para çekmek gibi hata yapınca tutuklanır. Suçlama: ‘Profesör Doktor Ekrem Soysal’ı öldürmek!
Mahkemenin kararı idam ama Komiser Asım Nipton, Ayla’ya “Ne Ekrem idam edilecek ne de sen artık ağlayacaksın… Al O’nu git, gidin buradan. Kendinize yeni bir hayat, yeni bir yarın kurmakta gecikmeyin” diyerek bizleri de rahatlatıyor. Sonrasında şakacı bir şekilde ilave eder: “Sil gözlerinin yaşını, yoksa vazgeçiveririm ha!”

Nora Prentiss’deki (1947) Richard Talbot, San Fransisco’da sıradan bir doktor. Yaşamı da öyle. Ancak ilerde yaşayacakları hiç de sıradan değil! Karısı Lucy, çocukları Gregory ve Bonita ile mutlu bir yaşantısı var. Dışardan öyle gözüküyor. Gerçek, hep olduğu gibi bambaşka. Evliliğindeki tutku ve neşe çoktan tükenmiş.
Nora Prentiss ise bir bar şarkıcısı. ‘Kontralto ses’. Ömür boyunca ancak bir kez rastlanabilecek kadınlardan. Her gecesi 6 şarkı ve müşteri masasındaki bir kadeh içki ile geçiyor. İstediği tek şey kendisini yatak dışında da sevecek bir erkek!
Ayla gibi küçük bir trafik kazasında yaralandığında arzusu gerçekleşir. Doktor Talbot, kendisine ‘hanımefendi gibi davranan’ ilk erkekti. Beraber olurlar. Öpüştükten sonra ikisi için de yepyeni bir macera başlar. New York’a gidiyorlar. Kahramanımız, kalp krizinden vefat eden hastası Walter Bailey’in kimliğine bürünmüş.
Ancak Ekrem kadar şanslı değil. O elektrikli sandalyeye giderken Nora, barlara ve müşteri masalarına geri dönüyor!


‘Werner Müller Orkestrası’nın ‘International Film Festival’ 33’lüğündeki (1964) ‘Sundays and Cybele’ (1962) (Maurice Jarre).
Sevimli yaz evinin şöminesi bile var.
Ekrem; “Evliliğimizin ilk yıllarından beri gelmemiştik.”
Ayla; “Desenize doktor ‘balayını burda geçirdik’ diye. Nerde yatmıştınız o gece?”
Aynı yatakta beraber olurlar!
Jale burayı ‘toz, toprak yuvasına’ benzetirdi. Ayla da “Tozluymuş” diyor. Nora’nın yaklaşımı daha esprili; “So thickly you can plant flowers in it!”
(Yazan: Murat Çelenligil)


Künye

Yönetmen Orhan Aksoy
Senaryo
Yapımcı İrfan Ünal , Recai Akçaoğlu
Görüntü Yönetmeni Kenan Kurt
Süre 90 dk
Tür Dram
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Aldatma, Butik, Dağ Evi, Evlilik Dışı, Haramiler, Daha Fazlası

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Ekrem Soysal
Filiz Akın Filiz Akın Ayla Sirmen
Peri Han Peri Han Jale
Süleyman Turan Süleyman Turan Gazinocu Turgut
Semih Sezerli Semih Sezerli Kerem
Ömer Dönmez Ömer Dönmez Murat
Natuk Baytan Natuk Baytan Ali
Haydar Karaer Haydar Karaer Gazino Müşterisi
Asım Nipton Asım Nipton Komiser
Gülten Ceylan Gülten Ceylan
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Polis
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu Şoför
Zeki Sezer Zeki Sezer Doktor Ünal
Hüseyin Kutman Hüseyin Kutman Doktor
Orhan Çoban Orhan Çoban Garson
Hakkı Kıvanç Hakkı Kıvanç Polis
Lütfü Engin Lütfü Engin Polis
Mehmet Büyükgüngör Mehmet Büyükgüngör Doktor
Senay Ülkü Senay Ülkü
Naciye Toprak Naciye Toprak
Nermin Özses Nermin Özses Doğumgünü Partisindeki Davetli
Remziye Fırtına Remziye Fırtına Doğumgünü Partisindeki Davetli
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Filiz Akın Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Süleyman Turan Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Peri Han Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Natuk Baytan Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün Lütfü Engin Seslendirmesi
Erdoğan Esenboğa Erdoğan Esenboğa Semih Sezerli Seslendirmesi
Süha Doğan Süha Doğan Asım Nipton Seslendirmesi
Nubar Kamçılı Nubar Kamçılı

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Yapım Ekibi Semih Sezerli (Yapım Amiri)
Basri Büyükcan (Set Amiri)
Sonay Kanat (Set Ekibi)
Ömer Demir (Set Ekibi)
Halis özer (Set Ekibi)
Cemil Demirkol (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Tolgay Ziyal (Reji Ekibi)
Erdal Aksü (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Salih Dikişçi (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Ali Berkan (Negatif Kurgu)
Sedat Tuncel (Laboratuar)
Recai Karataş (Laboratuar)
Işık Ekibi Fehmi Eryılmaz (Işık Şefi)
Yusuf Küçüköner (Işık Ekibi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Arif Özalp (Senkron)

Firmalar

Akün Film (Yapım)
Acar Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (8)

geliyorumtoro avatar geliyorumtoro 23 Ocak 2016 20:31:14

10

Filiz Akın bütün dişiliğini göstermiş. çok etkileyiciydi.

ugurcan010203 avatar ugurcan010203 02 Ekim 2015 14:58:25

bence vasat değil normal bir film izlenebilir

entelnickbulamadim avatar entelnickbulamadim 13 Eylül 2014 16:28:13

9

Geçen yaz sabaha karşı bir kanalda yayınlanmıştı, izlerken biraz uykum vardı, o yüzden filmin her yerini hatırlamıyorum. ama başını ve sonunu çok iyi hatırlıyorum. Çok güzel bir film sayılmaz. Ama berbat da demeyelim. Vasat bir film.

benimsinema avatar benimsinema 08 Ocak 2014 21:42:03

8

orhan aksoy farki diyebiliriz... tabii bülent oraninda daha cokta emegi var, böyle güzel senaryo yazmak gercekten bir basari.... evet bende arkadaslara katiliyorum filiz akini daha önce bende bir rolde görmemistim... evli oldugunu bile bile cüneyti b astan cikardi.. ömerciki daha fazla görmek isterdim... cüneyt bir kadin ugruna ailesini teker eder, kimlik degistirir, katil olur cezasini yüzü yanarak ceker.... filmin bi yerinde söyle der. ben kendi kendimin katiliyim dogru demis......ilginc olaylara seyirci kaliyor insan bu filmde....

Alın yazısı avatar Alın yazısı 06 Şubat 2010 12:15:02

10

Cemiyet dışı edilmiş bir Pavyon şarkıcısına gönlünü kaptıran bir Kalp doktoru...Ekrem Soysal ( C.Arkın )gün geçtikte Ayla'ya ( Filiz Akın ) daha çok alışan ve tanımı olmayan bir sevgi besleyen ünlü bir profesor bu süre içerisinde ailesinden biraz dah a uzaklaşır.ve sevgisi için kariyerini ve hayatını siler.bu aşk için bir cinayete bile karışır.ve sonunda tüm gerçekler ortaya çıkacaktır..Ayla ile birlikte bir hayat sürmek isteyen Ekrem , kendisini ölü olarak gösterir..ve bir oyun düzenler.Filmin finali her ne kadar ilginç olsada Cüneyt Arkın' bu filmde müthiş bir rol oynamış özellikle yüzünün yanması sonucu yaptığı haraketler izlenmeye değer..Filiz Akın'ı ilk defa böyle bir rolde izliceksiniz..çok iyi anlatılmış bir aile dramı

performer avatar performer 25 Aralık 2009 22:33:12

sonraki yıllarda daha iyi filmler çekmiş olan orhan aksoy'dan kötü bir film. çerçeveleme konusunda başarılı olan kameraman kenan kurt'un kamerası bir ara flu çekmiş.

Yandex.Metrica