Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Malkoçoğlu Cem Sultan

Malkoçoğlu Cem Sultan

8,93

(19 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 Macera Savaş Tarihi Macera, Savaş, Tarihi

Yönetmen: Remzi Jöntürk Remzi Jöntürk

Ülke: türkiye

Oyuncular: Nevin Akkaya, Reşit Çıldam, Toron Karacaoğlu, Giray Alpan, Tarık Şimşek, Mehmet Ali Güngör, İhsan Gedik, Adnan Mersinli, Günay Güner, Puri Banai Devamını Gör...

Konusu : Öksüz bir genç olan Polat(Cüneyt Arkın) sevdiği kızı-Melek'i(Gülnaz Huri) elinden almak isteyen ve annesine laf eden  Sarı Cafer'i öldürür ve akıncı olmak için köyünden uzaklaşır.. Malkoçoğlu'nun (Cüneyt Arkın) kendisine kefil olmasıyla akıncı olur.. Şehzade Cem Sultan(Cihangir Gaffari) peşinde olan abisi Sultan II.Bayezid Han'dan kaçabilmek için kan kardeşi ve kendisini korumak için yemin etmiş olan Malkoçoğlu'na sığınır.. Ancak Gaddar Hamolka(Behçet Nacar) bir tuzak kurar ve Cem Sultan'ı esir alıp şeytan kalesine Omerro'nun(Özdemir Han) yanına götürür.. Bu sırada Polat'ın annesi öldürülür. Malkoçoğlu , Polat'ın kendi oğlu olduğunu öğrenir ancak ona söylemez.. Malkoçoğlu ve Polat, Şeytan kalesine yaptıkları baskın sonrasında Omerro'nun esiri olurlar.. Malkoçoğlu ve Polat oradan kurtulur ve Malkoçoğlu Omerro'dan geçmişinin intikamını alır.



elessgerraz51

6 Kasım 2019 17:37

Baba Cüneyt Arkın ı Hayri Esen,oğul Cüneyt Arkın ı da Toron Karacaoğlu seslendirmiştir

Cevap Yaz

gaddarmurro

17 Mayıs 2019 17:38

cüneyt arkının malkoçoglu serileri battal gazi, ve kara murat serilerinden biraz farklı birde omerroyu canlandıran özdemir han ayrıca seslendirme sanatçısıydı keşke daha fazla filmlerde oynasaymıştı kötü rolde çok başarılıydı ayrıca bu filmde cüneyt arkının canlandırdıgı malkoçoglu ve polat karekterlerin bazı sahnelerinde oynamamış başka biri oynuyor acaba oynayan aytekin akkaya olabilirmi

Cevap Yaz

gaddarmurro

2 Mayıs 2019 01:27

cüneyt arkın bu filmdede baba ogul rolünde malkoçoglu ve polat çok iyi oynamış keşke malkoçoglunu abdurrahman palay konuşsaymıştı hayri esenin sesi gitmiyor arkına

Cevap Yaz

fahri.07

14 Haziran 2016 15:18

Etkileyici bi film.mutlaka izlenmeli.10/7

Cevap Yaz

performer

8 Haziran 2016 22:33

henüz ustası süreyya duru'nun etkisindeki remzi jöntürk, ustasının kalitesine yakın bir film çekmiş...ayrıca ali uğur'un kamera çalışması çok çok başarılı...

Cevap Yaz

Rıza_Nur

28 Mayıs 2015 20:18

Bu filmde baba Cüneyt'i Toron Karacaoğlu,oğul Cüneyt'i Hayri Esen seslendirse daha iyi olurdu.

Cevap Yaz

dogankoseoglu

9 Ağustos 2012 20:23

baştan sona sürükleyici oldukça sağlam filmlerden.

Cevap Yaz

ozkaracam

11 Ocak 2011 23:53

Oldukça güzel ve sürükleyici bir tarihi film. Öykü 1481 yılında, Fatih Sultan Mehmet'in ölümünün hemen ardından gelişen olayları anlatıyor. Ağabeyi Bayezid'e karşı saltanat mücadelesini kaybeden ve babasının yazdırdığı kanunname nedeniyle ölüm tehdidi altında olan Cem Sultan, Anadolu topraklarından kaçmaya çalışmaktadır; Malkoçoğlu'ndan yardım görür. Bu arada Malkoçoğlu, varlığını bilmediği oğlu Polat'ı da bulur. Çizgi macera ise 1494-1495 yılları arasında geçer. Sultan Bayezid, Malkoçoğlu'nu kardeşi Cem Sultan'ı İtalya'dan getirmesi için görevlendirir. Amacı kardeşini öldürtmek değildir; yaşananlardan ötürü o da üzgündür. Malkoçoğlu ve Ejder, Borgia ailesinin entrikalarıyla çalkalanan Romaya giderler. Rönesans döneminin görkemini ve politik kargaşalarını yaşarlar. Fakat Cem Sultan'ın zehirlenerek öldürülmesine engel olamazlar. Bu konu da filme çekilseydi, çok ilginç olabilirdi; fakat Rönesans İtalya'sını canlandırmanın çok pahalı olacağı düşünülmüş olabilir. Bu filme yakın yıllarda Sergio Corbucci'nin çektiği, bizde Kan Davası adıyla gösterilen ve Borgia'lar dönemini anlatan bir İtalyan filmi vardı.      

Cevap Yaz

Alın yazısı

10 Ekim 2009 21:52

AT İLE KALE DUVARI NASIL DELİNİR?

  

Malkoçoğlu filmlerinden üçüncüsünü Dalaman’da nehir kenarında çekiyoruz. Yıkık bir kale duvarı dibindeyiz. Atların ezdiği kekik ot kokusu, baharın ılık meltemiyle üzerimize üzerimize geliyor. Gökte ak bulutlar, atımın rüzgarda dalgalanan yeleleri gibi. Uzaktan bir guguk kuşu ötüyor; belli ki dişisini çağırıyor. Baharın güzelliğiyle sersem gibiyiz. Televizyon gençliğinin şu yazdıklarıma burun kıvıracağını biliyorum. Biz böcekler, otlar, kuşlar ve çiçeklerle konuşarak büyüdük. Yıldızlar altında yattık. Topraklar döşeğimizdi, bahar yağmurları yalnızlığınız, çiçekler sevdamız....Bu yüzden fark etmeyi öğrendik. Yine bu yüzden yüreğimiz hep zengin ve genç kaldı. Geçen gün dizi setinde, genç oyuncu evin küçük öğrencisinin resim malzemelerini önüne almış, can sıkıntısını gidermek için resim yaparak oyalanmaya çalışıyordu. Baktım ağaçlar tek yeşil. Sokağa göz attım, her ağaçta en aşağı on farklı yeşil var. Bizim dünyamız uçsuz bucaksız tabiattı. Şimdiki gençliğin dünyası daracık bir ekran. Dün oğluma sordum, ‘’Yolda bir çiçek bulursan ne yaparsın?’’ Dalgasını geçti. ‘’ Yerim’’ dedi. Çiçek yiyen bir genç. Sonra o bana sordu, ‘’Ya sen ne yaparsın?’’ Meyvesini yerim,’’ dedim. Uzun uzun düşündü. Anladım ki çiçeğin meyvesini vereceğini hayal edemiyordu. Gençliğin bizden akıllı olduğunu biliyorum. Tek kusurları tabi attan kopmuş olmamaları. Bu yüzden bizden medeniler.Yazının başında, Dalaman Çayı’nın sesini dinleyerek ve bahar başımıza vurmuş, yıkık bir kale duvarı önünde duruyorduk, demiştim. Sevgili yönetmenimiz Remzi Jöntürk birden bağırdı: ‘’Buldum!’’Hepimiz ona döndük. Kara gözleri pırıl pırıldı. ‘’ Malkoçoğlu bu kale duvarını atla delip geçecek,’’ dedi. ‘’ Yok yahu! ‘’ dedim. Bana yaklaştı: ‘’ Sen Malkoçoğlu kale duvarını değil, dağları bile delersin.’’  ‘’ Yavaş ol, ‘’ dedim. Düşünüyordu. Merakla bekledik. ‘’ Sana bir şey olmaz, ama at telef olabilir; bu yüzden kale duvarını dekor yapacağız,’’ dedi. Bir komutan gibi konuşuyordu. Bir saat içinde dekor malzemeleri geldi. Ekip işe koyuldu. Çimento torbalarını kaya haline getiriyor, bol sulu çimento içinde beklettikten sonra, bir sıra onlardan, bir sıra hakiki kaya koyarak duvarı örüyolardı. İşi akşama bitti. Önümüzde hakiki bir kale duvarı duruyordu. Sevgili yönetmen batmak üzere olan güneşe baktı, ‘’ Bu sahneyi yarın akşam üstüne yakın çekeceğiz, ‘’ dedi. Ertesi gün sabah altında uyandık. At koşturduk. Kılıç salladık. Sonra saat beşe doğru duvarın önüne yeniden geldik. Kameranın biri duvarın önünde, diğeri arkasına kondu. Atımın gözlerini bağladım. Sonra onu iyice sinirlendirdim. Değil duvar delmek, uçurumlara atlayacak hale geldi. Yönetmen bağırdı: ‘’ Motor! ‘’Atı koyuverdim. Uçtu, uçtu rüzgarı, bulutları geçtik ve duvara vurduk. Korkunç bir gürültü oldu. Sonra sessizlik…Baktım Malkoçoğlu da yok atta. Ama duvar olduğu gibi duruyordu. Durmanın ötesinde, bir çizik bile yoktu. Bir şeyi, çok önemli bir şeyi unutmuştuk.Atlamıştık daha doğrusu. Bir gece, bir gün içinde beton iyice donmuş, hakiki kayalardan daha sertleşmiş, taşlaşmıştı. Hasılı kafayı taşa vurmuştuk. Cüneyt Arkın işte böyle yüzlerce kere kafayı taşlara vura vura Cüneyt Arkın oldu.Dizide manken genç oyuncu, ‘’ Cüneyt Arkın artık yaşlandı, jenerikte ismim ondan önce yazılsın, ‘’ diye ısrar edince bu olayı hatırladım. Hayatta insan meslek sahibi olmadan başoyuncu olabilir mi?Kaynak: Adını Unutan Adam / C.Arkın

Cevap Yaz

wl6bcd

26 Eylül 2009 00:14

Son derece güzel bir film özellikle Cüneyt Arkının iki ayrı karakteri sanki iki farklı kişi oynuyormuş gibi canlandırması çok güzel.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica