Malkoçoğlu Cem Sultan

8,97

( 16 kişi yorum yaptı )

Malkoçoğlu Cem Sultan

Sinema Filmi

1969

Öksüz bir genç olan Polat(Cüneyt Arkın) sevdiği kızı-Melek'i(Gülnaz Huri) elinden almak isteyen ve annesine laf eden  Sarı Cafer'i öldürür ve akıncı olmak için köyünden uzaklaşır.. Malkoçoğlu'nun (Cüneyt Arkın) kendisine kefil olmasıyla akıncı olur.. Şehzade Cem Sultan(Cihangir Gaffari) peşinde olan abisi Sultan II.Bayezid Han'dan kaçabilmek için kan kardeşi ve kendisini korumak için yemin etmiş olan Malkoçoğlu'na sığınır.. Ancak Gaddar Hamolka(Behçet Nacar) bir tuzak kurar ve Cem Sultan'ı esir alıp şeytan kalesine Omerro'nun(Özdemir Han) yanına götürür.. Bu sırada Polat'ın annesi öldürülür. Malkoçoğlu , Polat'ın kendi oğlu olduğunu öğrenir ancak ona söylemez.. Malkoçoğlu ve Polat, Şeytan kalesine yaptıkları baskın sonrasında Omerro'nun esiri olurlar.. Malkoçoğlu ve Polat oradan kurtulur v e Malkoçoğlu Omerro'dan geçmişinin intikamını alır.

Künye

Yönetmen Remzi Jöntürk
Senaryo
Yapımcı Naci Duru
Görüntü Yönetmeni Ali Uğur
Eser ,
Tür Macera, Savaş, Tarihi
Özellikler 35 mm, Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Akıncı, Cem Sultan, Igor, Kurt, Malkoçoğlu, Daha Fazlası

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Polat/Malkoçoğlu
Gülnaz Huri Gülnaz Huri Melek
Cihangir Gaffari Cihangir Gaffari Cem Sultan
Feri Cansel Feri Cansel Jitan
Suzan Avcı Suzan Avcı Zühre
Behçet Nacar Behçet Nacar Gaddar Hamolka
Özdemir Han Özdemir Han Şeytan Omerro
Ayton Sert Ayton Sert Hancı İgor
Aytekin Akkaya Aytekin Akkaya Akıncı
Puri Banai Puri Banai Melek
Günay Güner Günay Güner Akıncı
Adnan Mersinli Adnan Mersinli Öküz Abdi
İhsan Gedik İhsan Gedik Omerro nun Adamı
Mehmet Ali Güngör Mehmet Ali Güngör Omerronun Adamı
Tarık Şimşek Tarık Şimşek Omerro'nun Adamı
Giray Alpan Giray Alpan Hamolka nın Adamı
Reşit Çıldam Reşit Çıldam Hamolka'nın Adamı
Niyazi Gökdere Niyazi Gökdere Omerro'nun Adamı
Oktay Yavuz Oktay Yavuz Omerronun Adamı
Ünal Gürel Ünal Gürel ADNAN MERSİNLİ SESLENDİRMESİ
İbrahim Kurt İbrahim Kurt Omeronun Adamı
Devrim Parscan Devrim Parscan AYTEKİN AKKAYA- GİRAY ALPAN SESLENDİRMESİ
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Puri Banai Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Behçet Nacar Seslendirmesi
Devrim Parscan Devrim Parscan Aytekin Akkaya Seslendirmesi
Handan Kadıoğlu Handan Kadıoğlu Feri Cansel Seslendirmesi
Tijen Par Tijen Par Suzan Avcı Seslendirmesi
Doğan Bavli Doğan Bavli Cihangir Gaffari Seslendirmesi
Hayri Esen Hayri Esen Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Cüneyt Arkın Seslendirmesi

Ekip

Yönetmen Ekibi Tarık Gün (Reji Ekibi)
Yazım Ekibi Bülent Oran (Diyaloglar)
Kamera Ekibi Güngör Tetiker (Kameraman)
Işık Ekibi Şevket Yılmaz (Işık Şefi)
Gürcan Küçüker (1. Işık Asistanı)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Mühendisi)
Efektler Sudi Yılmaz (Efekt)

Firmalar

Duru Film (Yapım)
Acar Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (16)

fahri.07 avatar fahri.07 14 Haziran 2016 15:18:44

7

Etkileyici bi film.mutlaka izlenmeli.10/7

performer avatar performer 08 Haziran 2016 22:33:31

8

henüz ustası süreyya duru'nun etkisindeki remzi jöntürk, ustasının kalitesine yakın bir film çekmiş...ayrıca ali uğur'un kamera çalışması çok çok başarılı...

Rıza_Nur avatar Rıza_Nur 28 Mayıs 2015 20:18:09

10

Bu filmde baba Cüneyt'i Toron Karacaoğlu,oğul Cüneyt'i Hayri Esen seslendirse daha iyi olurdu.

dogankoseoglu avatar dogankoseoglu 09 Ağustos 2012 20:23:37

baştan sona sürükleyici oldukça sağlam filmlerden.

ozkaracam avatar ozkaracam 11 Ocak 2011 23:53:01

7

Oldukça güzel ve sürükleyici bir tarihi film. Öykü 1481 yılında, Fatih Sultan Mehmet'in ölümünün hemen ardından gelişen olayları anlatıyor. Ağabeyi Bayezid'e karşı saltanat mücadelesini kaybeden ve babasının yazdırdığı kanunname nedeniyle ölüm tehdid i altında olan Cem Sultan, Anadolu topraklarından kaçmaya çalışmaktadır; Malkoçoğlu'ndan yardım görür. Bu arada Malkoçoğlu, varlığını bilmediği oğlu Polat'ı da bulur. Çizgi macera ise 1494-1495 yılları arasında geçer. Sultan Bayezid, Malkoçoğlu'nu kardeşi Cem Sultan'ı İtalya'dan getirmesi için görevlendirir. Amacı kardeşini öldürtmek değildir; yaşananlardan ötürü o da üzgündür. Malkoçoğlu ve Ejder, Borgia ailesinin entrikalarıyla çalkalanan Romaya giderler. Rönesans döneminin görkemini ve politik kargaşalarını yaşarlar. Fakat Cem Sultan'ın zehirlenerek öldürülmesine engel olamazlar. Bu konu da filme çekilseydi, çok ilginç olabilirdi; fakat Rönesans İtalya'sını canlandırmanın çok pahalı olacağı düşünülmüş olabilir. Bu filme yakın yıllarda Sergio Corbucci'nin çektiği, bizde Kan Davası adıyla gösterilen ve Borgia'lar dönemini anlatan bir İtalyan filmi vardı.      

Alın yazısı avatar Alın yazısı 10 Ekim 2009 21:52:10

10

AT İLE KALE DUVARI NASIL DELİNİR?  Malkoçoğlu filmlerinden üçüncüsünü Dalaman’da nehir kenarında çekiyoruz. Yıkık bir kale duvarı dibindeyiz. Atların ezdiği kekik ot kokusu, baharın ılık meltemiyle üzerimize üzerimize geliyor. Gökte ak bulutlar , atımın rüzgarda dalgalanan yeleleri gibi. Uzaktan bir guguk kuşu ötüyor; belli ki dişisini çağırıyor. Baharın güzelliğiyle sersem gibiyiz. Televizyon gençliğinin şu yazdıklarıma burun kıvıracağını biliyorum. Biz böcekler, otlar, kuşlar ve çiçeklerle konuşarak büyüdük. Yıldızlar altında yattık. Topraklar döşeğimizdi, bahar yağmurları yalnızlığınız, çiçekler sevdamız....Bu yüzden fark etmeyi öğrendik. Yine bu yüzden yüreğimiz hep zengin ve genç kaldı. Geçen gün dizi setinde, genç oyuncu evin küçük öğrencisinin resim malzemelerini önüne almış, can sıkıntısını gidermek için resim yaparak oyalanmaya çalışıyordu. Baktım ağaçlar tek yeşil. Sokağa göz attım, her ağaçta en aşağı on farklı yeşil var. Bizim dünyamız uçsuz bucaksız tabiattı. Şimdiki gençliğin dünyası daracık bir ekran. Dün oğluma sordum, ‘’Yolda bir çiçek bulursan ne yaparsın?’’ Dalgasını geçti. ‘’ Yerim’’ dedi. Çiçek yiyen bir genç. Sonra o bana sordu, ‘’Ya sen ne yaparsın?’’ Meyvesini yerim,’’ dedim. Uzun uzun düşündü. Anladım ki çiçeğin meyvesini vereceğini hayal edemiyordu. Gençliğin bizden akıllı olduğunu biliyorum. Tek kusurları tabi attan kopmuş olmamaları. Bu yüzden bizden medeniler.Yazının başında, Dalaman Çayı’nın sesini dinleyerek ve bahar başımıza vurmuş, yıkık bir kale duvarı önünde duruyorduk, demiştim. Sevgili yönetmenimiz Remzi Jöntürk birden bağırdı: ‘’Buldum!’’Hepimiz ona döndük. Kara gözleri pırıl pırıldı. ‘’ Malkoçoğlu bu kale duvarını atla delip geçecek,’’ dedi. ‘’ Yok yahu! ‘’ dedim. Bana yaklaştı: ‘’ Sen Malkoçoğlu kale duvarını değil, dağları bile delersin.’’  ‘’ Yavaş ol, ‘’ dedim. Düşünüyordu. Merakla bekledik. ‘’ Sana bir şey olmaz, ama at telef olabilir; bu yüzden kale duvarını dekor yapacağız,’’ dedi. Bir komutan gibi konuşuyordu. Bir saat içinde dekor malzemeleri geldi. Ekip işe koyuldu. Çimento torbalarını kaya haline getiriyor, bol sulu çimento içinde beklettikten sonra, bir sıra onlardan, bir sıra hakiki kaya koyarak duvarı örüyolardı. İşi akşama bitti. Önümüzde hakiki bir kale duvarı duruyordu. Sevgili yönetmen batmak üzere olan güneşe baktı, ‘’ Bu sahneyi yarın akşam üstüne yakın çekeceğiz, ‘’ dedi. Ertesi gün sabah altında uyandık. At koşturduk. Kılıç salladık. Sonra saat beşe doğru duvarın önüne yeniden geldik. Kameranın biri duvarın önünde, diğeri arkasına kondu. Atımın gözlerini bağladım. Sonra onu iyice sinirlendirdim. Değil duvar delmek, uçurumlara atlayacak hale geldi. Yönetmen bağırdı: ‘’ Motor! ‘’Atı koyuverdim. Uçtu, uçtu rüzgarı, bulutları geçtik ve duvara vurduk. Korkunç bir gürültü oldu. Sonra sessizlik…Baktım Malkoçoğlu da yok atta. Ama duvar olduğu gibi duruyordu. Durmanın ötesinde, bir çizik bile yoktu. Bir şeyi, çok önemli bir şeyi unutmuştuk.Atlamıştık daha doğrusu. Bir gece, bir gün içinde beton iyice donmuş, hakiki kayalardan daha sertleşmiş, taşlaşmıştı. Hasılı kafayı taşa vurmuştuk. Cüneyt Arkın işte böyle yüzlerce kere kafayı taşlara vura vura Cüneyt Arkın oldu.Dizide manken genç oyuncu, ‘’ Cüneyt Arkın artık yaşlandı, jenerikte ismim ondan önce yazılsın, ‘’ diye ısrar edince bu olayı hatırladım. Hayatta insan meslek sahibi olmadan başoyuncu olabilir mi?Kaynak: Adını Unutan Adam / C.Arkın

Yandex.Metrica