Türk klasikleri çizgi roman olur mu? posteri

NTV Yayınları, geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü edebiyat klasiklerini modern çizgilerle birleştirerek yepyeni bir seriye başladı: Çizgi Roman Dünya Klasikleri. Edebiyat klasikleri dünyasına yepyeni bir kapı açmak için işe girişen yayınevi, serinin ilk çizgi romanı olarak gelmiş geçmiş en çok okunan yazarlardan biri olan William Shakespeare'in "Macbeth" adlı oyununu okurlarla buluşturdu.

Kitap, çıktığı günden itibaren büyük ilgi gördü. Özellikle genç edebiyatseverler kitabı kısa süre içerisinde en çok satanlar listesinin başına taşıdı. Yayınevi, Macbeth'in ardından; Kafka, Dostoyevski, Hugo ve Dickens gibi önemli yazarların başyapıtlarını da çizgi roman olarak sunmaya hazırlanıyor. Çizgi Roman Dünya Klasikleri Serisi kapsamında her ay iki eser yayınlanacak.

Üstelik her bir çizgi romanın arkasında dünyaca ünlü yazarlarla, karakterlerle ilgili çok özel ve şu ana kadar pek de bilinmeyen bilgiler yer alacak. Bu durum edebiyat dünyasında yeni bir tartışmayı da başlattı. Türk klasikleri de acaba çizgi roman olarak okuyucu ile buluşturulabilir mi?

Yıllardır yapılan, "Gençler okumuyor, hele klasiklerimizi hiç bilmiyor, yakınmaları bu şekilde giderilebilir mi?" gibi sorular şimdilerde özellikle yayıncıların, yazarların ve edebiyatseverlerin dilinde. Biz de yayınevi yöneticilerine ve yazarlara Türk klasiklerinin çizgi roman yapılıp yapılamayacağını sorduk. Elbette farklı görüşler ortaya çıktı.

ELİF ŞAFAK
Ben senelerdir sadık bir çizgi roman okuyucusuyum. Kaliteli bir çizim tekniğiyle kaliteli bir romanın buluşmasının heyecan verici olabileceğine inanıyorum. Kelime ile resmin dansı muazzam eserler çıkartabilir. İyi yapıldığı takdirde. Tüm dünyada bunun son derece çarpıcı örnekleri var. Çizgi roman bazen küçümseniyor. Edebiyat dışı ya da "hafif" hatta "çocuksu" bir alan gibi görülüyor.

Halbuki çizgi roman başlı başına deligüzel bir yaratıcılık alanı. Türk klasikleri başarılı çizgi romanlar olarak basılsa kültür ve edebiyatımızın tanınmasına çok büyük hizmeti olur. Önemli olan bunun belli bir kalitede yapılması. Yoksa ben kategorik olarak çizgi romana karşı değilim, tam tersine edebiyatın sevilmesinde çok güzel açılımlar yaratabileceğine inanıyorum."


AHMET TURAN ALKAN
Destekliyorum

NTV Yayınları'nı tebrik ederim, çünkü yaptıkları önemli bir kültür hizmetidir. Aynı şeyin Türkçe ve Türk edebiyatı versiyonunu yapmak da kâğıt üstünde güzel fikir; iki nokta beni endişelendiriyor:

1- Tembel okuyucuda "Çizgi roman versiyonunu okudum, aslını boşver" duygusu yaratması.

2- Türkçe versiyonlar için estetik ve editörlük desteklerinde görülmesi muhtemel zaaf.

Okumaya soğuk duran kitleye kitabı sevdirir mi bilmem; şüpheliyim fakat fikir hoşuma gwitti. Destekliyorum.

BEŞİR AYVAZOĞLU
Muhayyileyi ortadan kaldırabilir

Bunu sinemada yapıyorlar. Bazen eserle hiç alakası olmayan filmler çekiyorlar. Ancak bu bile bir yazarın hafızalarda yer etmesi bakımından önemli. Çünkü bu filmleri o eseri hiç okumayanlar bile izliyor. İzlemese belki de o romandan habersiz kalacak. Bu manada faydalı olabilir, ama bir çizgi roman bir klasiğin ruhunu verir mi? Vermez. Bir kere okuyucunun muhayyilesini ortadan kaldırır. Çizgi roman bir klasiğin ancak siretini verir. Konusunu anlatır, onun dışında edebi bir tat vermez.

EMİNE EROĞLU TİMAŞ YAYINLARI GENEL YAYIN EDİTÖRÜ
Reklamların etkisi var

TİMAŞ olarak, kitap okunması için değişik yolların denenmesine her zaman olumlu bakıyoruz. Çizgi roman da bu yollardan birisidir. Uluslararası piyasalarda güzel örnekleri var. Tabii her klasiğin çizgi roman formuna dökülemeyeceğini, bazı eğitimcilerin metin üzerindeki müdahalelerin karşısında yer aldıklarını da söylemek gerek.

Biz, yayıncı olarak bu teşebbüsün, ilk ve ortaöğretim öğrencilerine okumayı sevdirme, okuma alışkanlığı edindirme işlevi göreceğini söyleyebiliriz. Bir anlamda yapılan çalışmalar "klasik metin okumalarına giriş" olarak değerlendirilebilir. Yaşı ilerlemiş olanlar arasında da çizgi roman tutkunları var. Beğenenlerin tam metni alıp okuma isteği duyabileceği de düşünülebilir.

Bu teşebbüsün çok ilgi görmesi, bana kalırsa televizyon reklamı ile ilintilendirilebilir. En meşhur yazarların kitaplarına bile televizyon reklamı yapılamazken çizgi klasiklere bunca reklam yapılması okuru etkilemiş olmalı. Yoksa bu kitaplar herhangi bir orta ölçekli yayınevinin teşebbüsü olarak ortaya çıksa bunca ilgi görmeyeceği bir gerçek.

ZEYNEP ÇAĞLIYOR CAN YAYINLARI GENEL YAYIN EDİTÖRÜ
Keşke Türk klasikleri de çizgi roman olsa

Bu romanların, film ve çizgi roman olarak her şekilde insanlara ulaştırılması gerektiğine inanıyorum. Her bir ulaşma imkanının bir kâr olduğunu, insanların bu metinlere şu veya bu şekilde temas edip bunun tadını almaları gerisini getirir ve başka insanlar haline dönüştürür.

Onun için ben bütün imkanların kullanılmasından yanayım. Bizim klasiklerimiz de keşke bu şekilde değerlendirilebilse, bu şekilde sunulabilse. Biz Can Yayınları olarak klasikler basıyoruz. Kocaman ve görkemli bir klasikler listemiz var. Gençlere ulaşmak açısından çocukları bu metinlerle temas ettirmek açısından zaten yayınevimizin bir yayın programı var.


İLKNUR ÖZDEMİR TURKUVAZ KİTAP GENEL YAYIN EDİTÖRÜ
Yol açıcı bir yararı olur

"Çizgi romanlar, Turkuvaz Kitapçılık'ın da çalışma alanına giriyor. Zaten dünyada çizgi roman türü çok hızlı bir gelişme göstermekte. Akla gelebilecek her kitabın ve konunun çizgi romanı yapılıyor. Türkiye'de de çizgi romana yer açan yayınevlerinin sayısı artmakta. Biz de bir süre önce Küçük Prens'in çizgi romanını yayınladık. Fransa'da yüz binler tarafından okunan bu çizgi roman bizde de ilgi gördü.

Buna devam edeceğiz. Çizgi roman elbette asıl romanın içeriğini bire bir vermez, buna karşılık eklediği görsellikle okuru kitaba çeker, farklı bir boyut katar. Çizerin yorumuyla okuruz kitabı ama romanın ruhu, mesajı, dili değişmediği sürece de hiçbir olumsuzluğu yoktur. Küçük Prens'i alanların büyük kısmı zaten kitabı bilen ve okumuş olan kişilerdir. Sevdikleri bir kitabı bir de görsel olarak okumak isteyenlerdir.

Okurları klasiklerle tanıştırmak açısından çizgi romanların yol açıcı olduğunu düşünüyoruz. Ama elbette iyi bir çizerin elinden çıkması koşuluyla. Yayıncılığın yeniliklere açık olması gerektiğine de inanıyoruz."

SIRMA KÖKSAL EVEREST YAYINLARI GENEL YAYIN EDİTÖRÜ
Bu yönde çalışmalarımız var

Biz bu konuda zaten uzun süredir bir hazırlık içerisindeyiz. Sonbaharda hayata geçirmeyi planlamıştık. Bilinen klasik çizgi romanın da ötesinde Shakespeare'in Mangoları gibi daha radikal eserler yayınlayacağız. Türk klasiklerinin de çizgi roman olması tabii ki bu eserlerin okunması için iyi olacaktır. Klasiklerin çizgi romana uyarlanması dünyada da yeni bir trend.

Türkiye'de de yapmak gerekecektir. Aslında mesele sadece klasiklerin okutulması meselesi değil. Bir kere çocukları farklı bir dünyaya alıştırmak. Çok görsel bir dünyada yaşıyoruz. Amaç, televizyon izleyicisini kitaba çekmek değil. Görselle metin arasındaki birlikteliğe kitap üretebilmek ve kitabı da hâlâ okunur kılmak.

SUAT YALAZ ÇİZER
Teklif gelirse seve seve yaparım

Klasiklerimizin çizgi roman olarak çizilmesi elbette onların özellikle genç okurlara ulaşmasında çok faydalı olur. Avrupa'da bu zaten yıllardır yapılıyor. Fakat çizgi roman sanatına Türkiye bir türlü sahip çıkmadı. Fransızlar çizgi romana 9. sanat diyorlar. Amerika çocuklarını bununla besliyor. Dini bakımdan, İncil, Hz. İsa, Hz. Meryem çizgi romanlarda öğretiliyor.

Avrupalı bunu yapıyor, ülkemizde nedense bu sanata bir türlü sahip çıkılmadı. Bunun büyük sorumlusu büyük gazetelerin yöneticileridir. Bugün hiçbir gazetede resimli roman kalmadı. Çizgi roman kağıt üzerinde sinema yapmaktır. Biz sinemaya meraklı bir milletiz. Hikaye dinlemeyi ve görmeyi seven bir milletiz. Yaşım çok ilerledi, gözlerim çok fazla görmüyor ama yayınevlerinden klasikler için çizgi roman teklifi gelirse genç bir ekip kurarak seve seve yaparım.

Kaynak : Zaman

Son Yorumlar

Yandex.Metrica