Yüzyılın Şarkısı ‘Bitola’ Film Oluyor posteri

Balkan ülkelerinde ‘Bitola’ (Manastır) isimli şarkıyla özdeşleşen Hayri Demirovski’nin yaşam öyküsü ve bu şarkının etrafında gelişen olaylar bir belgesel filme konu oluyor.
 
Demirovski’nin gençlik yıllarında iş bulmak amacıyla Manastır’dan ayrılışı sırasında bestelediği ‘Bitola, Moj Roden Kraj’ (Manastır Doğum Yerim) parçası, Manastır Radyosu’nun 50. yıl kutlamaları çerçevesinde yapılan bir oylamada yüzyılın şarkısı olarak seçilmiş. Makedonca’nın dışında Türkçe olarak da söylenen bu şarkı tüm Avrupa’da Manastır’la birlikte anılır hale gelmiş. Parçanın bu kadar çok sevilerek dinlenmesi ve yer yer Makedon Halk Şarkısı olarak nitelendirilmesi de bestecisini yaşarken anonimleşen bir kişi haline getirmiş.

Makedonya’nın Manastır (Bitola) şehrinde insanlar güne bu şarkıyla başlıyorlar. Saatlerin ardı sıra ilerleyip günün bitmek üzere olduğunu da bu şarkıyla öğreniyorlar. Çünkü bu şehirdeki saat kulesinin çanları yarım asrı geçkin bir süredir her gün ‘Bitola’ şarkısını çalıyor. Şarkının sözleri her ne kadar ayrılığı ve hüznü anlatsa da, Makedonya’da yapılan düğünler, düzenlenen eğlenceler onsuz bitirilmiyor.

Bugün 83 yaşında olan Hayri Demirovski, İzmir’de Hayrettin Önder adıyla ailesiyle birlikte sakin bir yaşantı sürüyor. Müzisyenliğin yanı sıra berberlik, grafikerlik ve yayıncılılık gibi farklı meslek dallarıyla da uğraşmış olan bestecinin yaşam öyküsü yönetmen Yasin Ali Türkeri tarafından belgesel filme dönüştürülüyor.  ‘Manastır Doğum Yerim’ şarkısıyla aynı adı taşıyan film, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından destekleniyor.

Çekim ekibi 19-26 Ekim 2009 tarihleri arasında Makedonya’ya, Demirovski’nin köklerine doğru bir yolculuğa çıkıyor. ‘Elveda Rumeli’ dizisinin müzik ve düzenlemelerini yapan ekipte yer alan İrşad Aydın ve Demirovski’nin berber çırağı Fadıl Beydilli de bu yolculuğa katılanlar arasında yer alıyor.

Dört Farklı İsimli Müzisyen

Balkanların siyasi ve politik resmi değiştikçe ünlü besteci Hayri Demiroviç, Hayri Demirof, Hayri Demirovski ve Hayrettin Önder gibi dört farklı isme sahip olmuş.

1926 yılında Manastır’da Demiroviç soyadıyla dünyaya gelen sanatçı, imam olan babasını genç yaşta kaybedince okula devam edemez ve bir berber dükkanında çalışmaya başlar. O yıllarda Sırpların egemenliği altında olan Manastır, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanların Balkanları işgal etmesiyle birlikte Hırvatların egemenliği altına girer. Demiroviç soyadı işgalin ardından yerini Demirof’a bırakır.

Savaş yıllarında Tito liderliğindeki Partizanlara katılan Hayri Demirof örgütte kurye olarak görev alır.  Bu yıllarda çalıştığı berber dükkanının Balkanların ilk sinemacıları olan Manaki Kardeşlerin atölyesinin yanında bulunması sebebiyle, bu önemli sinemacıların çalışmalarını yakından takip eder. Savaş süresince birçok kereler Nazi askerlerine yakalanma tehlikesi atlatan Demirof, Yahudilerle Partizanların gruplar halinde katledilmesine tanık olur.

1943 yılında Yugoslavya’nın kurulmasıyla birlikte Makedonya özerk bir cumhuriyet statüsünü alır. Bu süreçte soyadı Demirovski olarak değiştirilen ünlü besteci, Partizanlar içerisindeki başarılarından dolayı gönderildiği Zagreb Matbaacılık Okulu’nda matbaa ve grafikerlik eğitimi alır. Demirovski, Bali ve Belgrad’ın yanı sıra birçok Adriyatik Denizi şehrinde matbaacı olarak çalışır.

O dönemlerde doğduğu topraklara ve ailesine duyduğu özlemi şarkılara döken Demirovski, bir süre sonra döndüğü Manastır’da berberlik yapmaya başlar. Sesine ve kulağına çok güvenen Demirovski, 1950 yılında arkadaşlarıyla birlikte Manastır Radyosu’nda düzenlenen bir yarışmaya katılır. Sesini ve Makedon dilini kullanmakta gösterdiği başarıdan dolayı radyoya kabul edilir. Radyoda yayınlanan özel bir programda seslendirdiği ‘Bitola’ şarkısı büyük beğeni toplar. Bu programdan sonra Hayri Demirovski Manastır Radyosu’nun en çok aranan sanatçıları arasında yerini alır. Birkaç yıl sonra da saat kulesinin çanlarında ‘Bitola’ şarkısı çınlamaya başlar.

Takvimler 1954’ü gösterdiğinde Demirovski kendisini uğurlamaya gelen yüzlerce insanla birlikte ‘Bitola’  şarkısını söyleyerek bir trene biner. Ailesiyle birlikte yaptıkları bu uzun tren yolculuğunun son durağı İstanbul olur. Bu yeni topraklarda yeni bir adı vardır artık: Hayrettin Önder.

Eyüp’te bir berber dükkanında başladığı iş yaşamına Cağaloğlu’nda çeşitli dergilerin yayın yönetmeni olarak devam eden Hayrettin Önder, bazı çizimlerini Suavi Sualp ile birlikte yaptığı Salata Dergisi’nin, Türkiye’de ilk kez Örümcek Adam serisini yayınlayan Ajan X Dergisi’nin, İkinci Dünya Savaşı’nı konu olan Savaş ve 1001 Özel isimli çizgi romanların imtiyaz sahipliğini üstlenir.

Demirovski Makedonya’dan ayrılışının 30 yıl sonrasında Manastır’a bir ziyaret gerçekleştirir ve bu sırada acı bir gerçekle karşılaşır: bestelediği birçok şarkı başkaları tarafından sahiplenilmiş, bir kısmı da anonimleşmiştir. Yayınlanan albümlerde, radyoda yapılan programlarda artık adı anılmayan Demirovski, tanıdıklarıyla yapılan konuşmalar, radyo arşivlerinde yapılan araştırmalar sonrasında şarkılarına yeniden kavuşur. O günden sonra Manastır’la bağlarını hiç koparmaz ve tekrar İstanbul’a döner. Cağaloğlu’nun yokuşlarını 45 yıl boyunca aşındıran sanatçı, bu yorucu yılların ardından İzmir’e taşınır.

80 Eseri Var

Makedonya kültür ve sanatına katkıları sebebiyle 2007 yılında Manastır Belediyesi tarafından fahri vatandaşlık ödülüne layık görülen Demirovski’nin Makedon dilinde bestelediği 80 eseri bulunuyor.

Hayri Demirovski’yle 2007 yılından beri ‘Elveda Rumeli’ dizisinin müzik ve düzenlemelerini yapan İrşad Aydın sayesinde tanışan Yasin Ali Türkeri, filmle ilgili şu bilgileri veriyor: “İrşad Aydın dizide kullanmak üzere Makedonca bir halk türküsü ararken, ‘Bitola’ şarkısından haberdar olmuş. Uzun uğraşlar sonucunda Hayri Demirovski’ye, Hayrettin Önder kimliğiyle ulaşmış. Şarkının sözlerinin Türkçeye çevrilmesi ve seslendirilmesi bu tanışmadan sonraya denk geliyor. Müzisyen İrşad Aydın’ın, Hayri Demirovski’yle tanışması ve ardından gelişen dostluk süreci İrşad Aydın’ı filmin ana karakterlerinden birisi yaptı. Bir başka karakterimiz de ilerlemiş yaşına rağmen İstanbul’da hala berberlik yapan Fadıl Beydilli. Demirovski’nin en yakın arkadaşlarından biri olan Beydilli, Hayri Demirovski’nin Makedonya ve Türkiye’de yaşadıklarının canlı bir tanığı. Kısacası İrşad Aydın ve Fadıl Beydilli’nin Demirovski’nin köklerine doğru yapacakları yolculuk, filmin ana çatısını oluşturuyor. İstanbul’dan başlayıp Manastır, Üsküp ve İzmir’de bitirilmesi planlanan yolculuk, filmi bir yol ve arayış hikayesi haline getiriyor.”

Belgeselle ilgili çalışmaya 2007 yılında başlayan film ekibi, 19-26 Ekim tarihleri arasında Makedonya’da olacak. Çekimleri aralık ayında tamamlanacak olan film, Ekim 2010’da beyaz perdeye yansıtılacak.

Türkeri, Demirovski’nin Manastır’dan İzmir’e uzanan yolculuğunu kendi anlatımları ve şarkıları eşliğinde ele almayı planlıyor. Ritim ve ölçü olarak hareketli bir forma sahip olan bazı Balkan şarkılarının aynı zamanda hüznü, özlemi ve acıyı da dile getirdiğine dikkat çeken Türkeri, Balkan şarkılarının bu ayırt edici özelliğinin filmin duygusuna da etki edeceğini düşünüyor.

ESR Film ve Sidem Reklam’ın yapımcılığını üstlendiği Manastır Doğum Yerim isimli film, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından da destekleniyor. 

Manastır

Manastır doğum yerim
Sende doğdum
Sensin benim cennetim

Manastır doğum yerim
Ben seni candan severim
Manastır doğum yerim
Şarkını candan söylerim

Diyar diyar çok şehirler gezdim
Hiç birini senin kadar sevemedim

Manastır doğum yerim
Ben seni candan severim
Manastır doğum yerim
Şarkını candan söylerim

Çocukken yalın ayak sende gezerdim
Ben senin misafirin değilim

Manastır doğum yerim
Ben seni candan severim
Manastır doğum yerim
Şarkını candan söylerim

Hey doğum yerim
Olamaz kimse sana
Elveda desin gözyaşı dökmesin

Manastır doğum yerim
Ben seni candan severim
Manastır doğum yerim
Şarkını candan söylerim

Söz-Müzik: Hayri Demirovski

Son Yorumlar

Yandex.Metrica