DISNEY’İN “yeni yıl şarkısı” - Robert Zemeckıs ile söyleşi “Yeni Yıl Şarkısı” İngiliz dilinde yazılmış en ünlü ve en sevilen hikâyelerden biridir. Noel’in gerçek anlamını kendisini ziyarete gelen hayaletlerden öğrenen cimri Ebenezer Scrooge’un hikâyesini anlatan kitap 1843’te Charles Dickens tarafından yazıldı. Hayal gücünün, mizahın, heyecan verici ürkütücülüğün ve utanmazlık duygusunun etkili bir şekilde harmanlanması göz önünde tutulduğunda, “Yeni Yıl Şarkısı”nın filmler var olduğundan beri film yapımcılarının ilgisini çekmesi sürpriz değil. Hikâyenin düzinelerce sinema versiyonu çekildi. Sonuncusu yönetmen Robert Zemeckis’ten geldi. Filmde Jim Carrey, Gary Oldman, Colin Firth, Robin Wright Penn ve Bob Hoskins gibi yıldız oyuncular rol aldı ve en son 3D (3 Boyutlu) performans yakalama tekniği kullanıldı. Zemeckis yenilikçi teknolojileri kullanmasıyla ünlüdür. “Who Framed Roger Rabbit?,” “Back to the Future,” “Forrest Gump,” “The Polar Express” ve “Beowulf” gibi filmler bunun kanıtı. Zemeckis “Yeni Yıl Şarkısı” filminde Charles Dickens’ın orijinal vizyonuna sadık kalma amacından uzaklaşmadığının altını çiziyor. “Teknoloji hikâyeye yardım etmeli, tersi olmamalı. “Yeni Yıl Şarkısı”nı okurken göze çarpan şey, sanki Charles Dickens’ın bu hikâyeyi film olması için yazmış olması. O kadar görsel ve sinematik ki, hikâyeyi Dickens’ın kafasında canlandırdığı şekilde anlatmak için en son teknolojiyi kullanmak istedim.” dedi yönetmen.

Soru: “Yeni Yıl Şarkısı” ilk olarak neredeyse 170 yıl önce yayımlandı. Kitap sizce neden hemen popüler oldu ve bugün hala insanlarla bağ kurabiliyor?

Cevap: “Yeni Yıl Şarkısı”nı ilk kez çocukken okudum. Beni etkileyen şey zamanda yolculuk unsuru, hayaletlerin korkunç tasviri ve nasıl merak uyandırdığı oldu. Aynı zamanda ilginç ve güzel bir kefaret hikâyesi ve elbette bu evrensel ve zamansızdır. Bizlere hala anlatacak bir şeyleri var.

Soru: Daha önce “Yeni Yıl Şarkısı” çok sayıda versiyonunun çekildiğini düşünürsek, bir tanesi için daha yer olduğunu size ne düşündürttü?

Cevap: Bir tek şey, bence olağanüstü bir hikâye farklı şekillerde tekrar tekrar anlatılabilir. Yeni bir versiyon için doğru zaman olmasını sağlayan şey, şimdiye kadar hikayeyi yazıldığı gibi aktaracak sinema araçlarına sahip olmamamız. Sinema icat edilmeden çok önce Charles Dickens’ın hayal gücünün bu kadar sinemaya özgü olması gerçekten çok şaşırtıcı. Örnek vermek gerekirse, neredeyse her “Yeni Yıl Şarkısı” filminde Geçmiş Noel Hayaleti beyaz bir gelinlik giyen ya da kafasına çarşaf geçiren bir kadın tarafından oynandı. Ancak hikâyede Geçmiş Noel Hayaleti kafasından ışık saçıyor. Beni en çok heyecanlandıran, Dickens’ın yazdığının hakkını verecek araçlara sahip olmam ve tüm bu gerçeküstü ve fantastik görüntüleri beyaz perdeye aktarabilmemdi.

Soru: Jim Carrey Scrooge rolü için ilk tercihiniz miydi?

Cevap: Kesinlikle. Jim’in inanılmaz şekilde mükemmel olacağını biliyordum. O kadar mükemmeliyetçi ki, ayrıntıya daha çok dikkat ederek ve daha derinlemesine kendini karaktere muhtemelen başka herhangi bir oyuncudan daha çok benzeyecekti. Jim rolünü oynarken sadece sesle, sadece diyalektle oynamaz, tüm vücuduyla oynar, vücudundaki her kas şekil değiştirir ve karakteri dışarı çıkarır. Scrooge olarak gerçekten olağanüstü.

Soru: Aynı zamanda diğer karakterleri de oynamıyor mu?

Cevap: Evet, üç hayaleti de oynuyor: Geçmiş Noel, Şimdiki Noel ve Gelecek Noel. Oyunculardan bazıları da birkaç rol birden oynuyor. Bob Hoskins iki farklı karakteri oynuyor. Gary Oldman Scrooge’un eski iş ortağının hayaleti Marley’yi,  Scrooge’un kâtibi Robert Cratchit ve Cratchit’in oğlu Tiny Tim’i oynuyor. Robin Wright Penn ve Colin Firth’ün de bulunduğu muhteşem bir oyuncu kadromuz var.

Soru: Bir Amerikalı olarak, çok sevilen bir İngiliz klasiğini ele almaktan endişelendiniz mi?

Cevap: Ayrıntıların doğru olması için çok dikkat ettik, özellikle de aksanların. Tüm gün boyunca sette İngilizce uzmanları vardı. Ancak İngiliz yönetmenler Amerika’yla ilgili filmleri her zaman yapıyorlar ve Amerikalı bir yönetmenin fark bile edemeyeceği türden ilginç bir bakış açıları oluyor genellikle. Bu yüzden iki taraflı olabileceğini düşünüyorum.

Soru: Peki ya filmin 3D (3 Boyutlu) formatında yapılmış olması? Bu deneyime çok şey katacak mı?

Cevap: Bence 3D(3 Boyutlu) formatı doğru yapıldığında beyaz perdedeki o dünyanın içine girmiş gibi hissedersiniz. Fakat hareket yakalama tekniği de çok şey katıyor. Beyaz perdeye yansıyan performanslar tamamen katıksız. Ve film dijital olarak çekildiğinden, Londra görüntüleri de göreceksiniz. Geleneksel şekilde yapılmış bir film olsaydı bu mümkün olmazdı çünkü Dickens’ın bildiği ve anlattığı Londra artık yok.

Soru: Film yapmanın teknolojik sınırlarını zorlamakla ve iyi bir hikâyeyi anlatmak arasındaki dengeyi sağlamak zor mu?

Cevap: Sinema her zaman sanat ve teknolojinin karışımı olmuştur. Yakın plan bir özel efekttir. Ses eskiden bir yenilikti. Fakat artık hiç kimse film izlerken sesin nasıl kaydedildiğini düşünmüyor. Ve çok yakında aynı şey 3D(3 Boyutlu) için de olacak. Görüntülerin ne kadar canlı olduğuna dikkat etmeyeceğiz ve sadece görüntülerin bizi alıp götürmesine izin vereceğiz. 

Soru: Sonuçta her şey sonuçta hala hikâyeye mi dayanıyor?

Cevap: Evet ve neyse ki “Yeni Yıl Şarkısı”nda müthiş bir hikâyemiz var. Demek istediğim, yaşayan en kötü adamı alıyorsunuz ve davranışlarındaki hataları ona gösteriyorsunuz… ve bu yolculukta ona eşlik ediyoruz.

Son Yorumlar

Yandex.Metrica