"Beyana dayalı istatistik verilerinin içinde yer almak istemiyoruz" posteri

-  Son donem Turk Sineması’nda yapilan filmlere bakıldığında “7 Kocalı Hürmüz” yüksek bütçeli bir yapım olarak dikkat çekiyor. Fazla sayıda yerli filmin aşağı yukarı aynı zamanlarda vizyon aldıklarını da düşünürsek böyle bir film cesaret gerektiriyor. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz, filminizin salon başarısı konusunda beklentiniz nedir?

Sami Dündar: Evet bu bir cesaret sayılabilir. Ama cesur olmazsak yerimizde sayarız. Değişim cesaretle özdeştir. Salon başarısından memnunuz. Bu sezon “kulaktan kulağa gişe dönemi” diye düşünüyoruz. Bizim filmimizde salonlardan kahkaha sesleri yükseliyor. Çıkan izleyici hemen arkadaşlarına haber veriyor. Beklentinin sınırı yok! Her yapımcı gibi biz de en yüksek gişeyi arzu ediyoruz.

- Filminiz vizyona girdikten sonra gişe bilgilerini açıklamaması ile de konuşuldu. Bu bilgiyi açıklamamanızın nedenini öğrenebilir miyiz?

Sami Dündar: Gelişen iletişim araçlarına rağmen sadece beyanlara dayalı, bir çeşit kaygan zemindeki istatistik verilerinin içinde olmayı düşünmüyoruz.

Birçok sinema salonu elektronik sistemle satış yapmakta ve kolaylıkla denetlenebilmektedir. Gişe rakamları bağımsız Box Office kurumları tarafından toplandığı taktirde zeminin kayganlığı, spekülatif ya da şaibeli bilgiler şüphesi ortadan kalkacaktır. Bilgiye erişim tek kanallı olmamalıdır. Maalesef ki basın kuruluşları da, sinema siteleri de tek kanallı bilgiyi veriyi kabul etmek zorunda kalmışlardır.

Oysaki denetlenebilir bağımsız Box Office kurumları tarafından veriler toplanarak ilan edilse, yapımcılar da kendi verilerinden hareketle gerektiğinde itiraz etme hakkına kavuşacak, izleyicinin haber alma özgürlüğü kısıtlanmamış olacaktır. Böyle bir sistemin varlığı halinde bireysel kullanıcılar da istedikleri zaman detaylı ve gerçek bilgilere ulaşabileceklerdir. Nitekim dünyanın birçok ülkesinde durum tam da bu şekildedir. Sinema alanındaki profesyonel istatistikçiler, salonlardan edindikleri bilgileri değerlendirir, bunları dağıtım şirketlerinden gelen bilgilerle karşılaştırır ve bilginin doğruluğundan emin olduklarında yayınlarlar. Sıradan bir internet kullanıcısı da istediği zaman bunları denetleyebilecek özgürlükle, bilgiye erişebilmektedir.

Bu şekilde oluşan bir sistemin birçok açıdan faydası olacağını tahmin edebiliriz. Mesela dağıtımcısını denetlemek isteyen yapımcı, böylesine oto kontrolü olan bir sistemin içinde mutlu olacaktır. Sinemaları denetlemek isteyen dağıtımcı da mutlu olacaktır. Kimse töhmet altında kalmayacaktır. Basın kuruluşları da doğruluğundan emin oldukları bilgileri anons edeceklerdir.

- Türkiye’de daha sağlıklı izleyici/hasılat verileri nasıl elde edilebilir?

Sami Dündar: Dağıtımcılardan tek taraflı veri toplamak yerine öncelikle sinema salonlarından veri toplanması daha sonra da dağıtımcılardan ve yapım şirketlerinden bilginin sağlamasının yapılması sonunda, izleyici/hasılat verisi sağlıklı hale getirilebilir.

- Sektorde yeni yapımların artışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sizce geçici bir heves mi yoksa Türk Sineması artan bir ivmeyle sağlam bir grafiği yakalayabilecek mi?

Sami Dündar: Talepten fazla arz olduğunu görüyoruz. Gelişen sektörlerde sık karşılaşılan bir sorunu Türk sinema sektörü de yaşıyor. Kazançlı bir alan olduğunu düşünen çok sayıda girişimci, sektöre yeni oyuncular olarak katılıyor. Sağlam bir grafiğin yakalanabilmesi için öncelikle sinema salonlarının kategorize olması lazım. İzleyicinin tercihini yansıtan salonlara göre filmler arz edilirse Türk sineması istikrarlı bir grafiğe sahip olabilir.

Özetle;

Doğruluğu denetlenmeyen bilgilerin içerisinde anılmak istemiyoruz. Kuralları olmayan bir yarışa dâhil olmak istemiyoruz. İkinci haftasında azalmak yerine hızla artan gişemizi açıklamaya ihtiyaç duymuyoruz. Kimseyle yarışmıyoruz. Filmimizi beğeniyorsanız, size hitap edebildiysek, şu ana kadar filmimizi izlemiş, beğenmiş olan, kulaktan kulağa birbirlerini sinemaya çağıran yüz binlerce seyircimizle de olduğu gibi sinemalarda görüşürüz.

İyi seyirler!

 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica