Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinin belgesellerini bir araya getiren 1001 Belgesel Film Festivali bugün başlıyor. Cemal Reşit Rey salonundaki açılış gecesinde çeşitli dillerde söylenecek şarkılar, festivalin kültürel çeşitliliği sergileme amacına son derece uygun. Belgesel Sinemacılar Birliği tarafından düzenlenen festival, bu yıl 12 yaşına bastı ve programında tam 80 film var. Festival, farklı kültürlerden belgeselleri yan yana getirmenin yanı sıra, bu alanda çalışan insanlar açısından da güçlü bir buluşma zemini sunuyor. Festivalde, sadece film gösterilmeyecek; panel, söyleşi, ustalık dersi ve ‘geceyarısı belgeselleri’ de 4-11 Aralık tarihleri arasında bir hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler arasında. Festival ayrıca Uluslararası Belgesel Sinemacılar Konferansı’na ev sahipliği yapacak.
1001 Belgesel Film Festivali’nin bu yılki davetlileri arasında alanında dünyanın en prestijli festivallerinden Amsterdam Belgesel Festivali IDFA’dan Peter van Bueren, Avrupa Belgesel Ağı (EDN) kurucusu Tue Steen Müller de yer alıyor. Belgesel sinemanın usta isimleri Yunanistan’dan Robert Manthoulis, Stavros Psillakis, Elias Giannakakis, Geranimos Rigas, Hollanda’dan Michiel Erp, Brezilya’dan Daniela Broitman, İngiltere’den Yumiko Hayakawa, Küba’dan Rigoberto Lopez Pego ve Rusya’dan Georgy Paradzhanov da festivalin konukları arasında.

Dünyadan belgeseller
Festivalde son iki yılda üretilmiş dünya belgeselleri ağırlıkta. İçlerine doğdukları kültürle kadın olmayı sorgulayan ve çatışmalarını şiir ve şarkılarla dile getiren kadınların hikâyesi ‘Queen Khantarisha’, Rusya ’da komünizmden kapitalizme geçiş dönemi sırasında intihar ederek hayatına son veren yetenekli genç Rus şairi anlatan ‘Boris Ryzhy’, kadın giysilerine ve takılarına ilgi gösteren ama kendisini ailesi ile ilişkilerinde neyin beklediğini tahmin edemeyen 14 yaşında bir gencin hikâyesini belgeleyen ‘Let’s Be Together’, İran’da poligamik, komik, trajik bir evlilik hikâyesinin belgeseli ‘Four Wifes One Man’, Ermenistan’da yaşayan Yezidilerin günlük yaşamlarını yansıtan’Children of Adam’, ikinci dünya savaşı sonrası Yunanistan ’da solcuları ‘rehabilite’ etmek için kapattıkları hapisane-ada Makronissos’u anlatan ‘Exile Island’, Katrina Kasırgası sonrasında hayatları tamamen değişen çocukların kendi ağzından hikâyelerine yer veren ‘Katrina’s Children’ bu belgesellerden bazıları.

Çin’de neler oluyor
Festival programındaki ‘Letters to the President’ İran’da Ahmedinecad’a halktan insanların yazdığı mektuplar ve verilen cevapların işlendiği, Berlin Film Festivali’nde de gösterilen bir belgesel. Uluslararası festivallerinde başarı kazanmış bir diğer film ise ‘Petition’. Cannes ’da seçilen ‘Petition’, yerel yönetimlerle ilgili şikayet dilekçelerini eksenine alarak Çin’in bugünkü durumundan kesitler sunuyor. ‘Rough Aunties’ ise Güney Afrika’da ‘apartheid’ sonrası bir araya gelen beş kadının, tacize, kötü muameleye maruz kalmış ve unutulmuş çocuklar ‘bir şans bulabilsin’ diye verdikleri mücadeleyi anlatıyor.

Arşivler açılıyor
1001 belgesel Festivali’ne ayrıca 2010’da İstanbul’da gerçekleştirilecek Avrupa Sosyal Forumu açısından deney paylaşımı olabilecek filmler de yer alıyor. Brezilya’da Rio de Janerio’nun zor mahallelerinde yaşayan, politik bir kaygıları olmadan temel vatandaşlık hakları - hizmetlerini elde edebilmek için kendi hayatlarını mücadeleye adayan topluluk liderlerinin Sosyal Forum’a dahil olmalarının hikâyesine yer veren ‘My Brazil’ bu filmlerden biri.

Bu yıl İstanbul’da daha önce gösterilmemiş bazı arşivlerden filmler de festivalin programında yer alıyor. 1950 ve 60’lı yılların Sovyet propaganda filmleri, haber arşivleri ve TV görüntülerinden arşivler kullanılarak kurgulanmış ‘Revue’, 2. Dünya Savaşı’nın en uzun kuşatması olan ve Hitler’in üç milyon nüfuslu bir şehri açlığa mahkûm ettiği Leningrad Kuşatması’nı belgeleyen ‘Blockade’ arşiv görüntülerinin gücünü ve önemini yansıtan filmler arasında. Yine tamamen arşiv görüntülerinden oluşan ve Portekiz ’de Salazar diktatörlüğünü işleyen deneysel belgesel ‘Natureza Morta’ da festivalin önemli filmleri arasında yer alıyor.

Festivalin bir diğer önemli bölümünü de müzikle ilgili belgeseller oluşturacak. ‘One Man in the Band’ tek başına bir orkestra gibi müzik yapan, yeni müzik enstrümanları icat eden ve onları çalan, kendi bestelerini kendi yapıp, kendi çalıp, kaydedip dağıtan birbirinden farklı müzisyenleri takip eden bir film. Venezüella’da klasik müzik eğitimi alan gençlerin hayalleri ve geleneksel müzik ile kurdukları ilişkiyi konu edinen belgesel ‘Mata Tigre’ ise gettolarda yaşayan çocukların silahlar yerine müzik enstrümanlarını tercih etmesi, Bach ya da Beethoven ’ın onlar için birer kahraman haline gelmesinin hikâyesini anlatıyor. Müzikli belgeseller arasında, ‘Trompet Cumhuriyeti’, ‘Zanzibar Musial Club’, ‘Vlada’ gibi yapıtlar da var.

Küba’ya selam
Bu yıl festival programında yer alacak bölümlerden biri de Küba Belgesel Sineması. Küba’nın ilk kültürel kurumu olan Küba Sinema Sanatı ve Endüstrisi Enstütüsü’nün (ICAIC) ellinci yılı olması vesilesi ile ICAIC, Küba Elçiliği ve Jose Marti Küba Dostluk Derneği’nin katkılarıyla bir Küba belgeselleri retrospektifi yapılacak. Ayrıca Gloria Argüelles ’in filmi ‘A History in Black and White’ filminin dünya prömiyeri de bu kapsamda gerçekleştirilmiş olacak.

Diyarbakır’daki vahşet
Festival, Türkiye’den belgesellere özel bir önem veriyor. Bu belgeseller arasında Diyarbakır Cezaevi’nde 12 Eylül sonrasında yaşanan vahşetin anlatıldığı Çayan Demirel’in ‘5 No’lu adlı belgeseli dikkat çekici. Çayan Demirel bu belgeseli ile Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödül almıştı. Türkiye’den Belgeseller bölümünde Melis Birder’in ‘Ziyaretçiler’, Caner Canerik’in ‘73. Millet’, Enis Rıza’nın ‘Çöpte Dostoyevski Buldum’, Melisa Önel ’in ‘Ben ve Nuri Bala’, Mustafa Ünlü’nün ‘Kurşun Kalem’i de gösterilecek.

Nerede izlenecek?
1001 Belgesel Film Festivali gösterimleri ve yan etkinlikleri, Fransız Kültür Merkezi, Pera Müzesi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Muammer Karaca Tiyatrosu, Kumbara Sanat, Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Tarihi Sümerbank Binası ve Tütün Deposu’nda gerçekleştirilecek. Belgesel Sinemacılar Konferansı ’na ise Galatasaray Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Film gösterimlerinin bedava olduğunu da hatırlatalım. İnternet: www.1001belgesel.net, Tel: 0212 231 39 31

Kaynak : Radikal

Son Yorumlar

Yandex.Metrica