Başak Ertür, Barış Özkaya ve Gürşat Özdamar adlarındaki Türkiyeli üç gencin başlattığı ve bağımsız, gönüllü ve özgür bir birliktelik olan Barış İçin Sinema Girişimi, www.barisicinsinema.org sitesinde duyurdukları ve ilk hedef olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde tüm dünyada mümkün olan her yerde barışsever izleyicilerin beğenisine sunmak üzere, katılımcı 100 ayrı yönetmenin birer dakikalık `BARIŞ' konulu filmlerinden oluşacak toplam 100 dakikalık bir sinema/video projesi başlattı. Herhangi bir ön koşula bakılmaksızın ve ayırımsız olarak herkese açık olan '%100 BARIŞ FİLMİ' projesi kapsamında her yönetmen kendi 1 dakikasını kurmaca, belgesel, deneysel ya da animasyon olarak hazırlayabiliyor. Ama yapımların özgün olması, bu bir dakikalık kurgusuyla bir başka yerde yayınlanmamış olması isteniyor. 10 Ağustos'a kadar film yollanabilecek olan projeye, -100 farklı yönetmeni bir filmde buluşturmak amaçlandığından- her yönetmen yalnızca bir filmiyle katılabiliyor.

Herhangi bir parasal destekçisi bulunmayan Barış İçin Sinema Girişimi gönüllüleri, kamerası olmayana kamera, kurgu yapamayana kurgu olanaklarını da, oluşturdukları e-posta grubu üzerinden sağlamaya çalışıyorlar. Bunun dışında kimi katılımcılar çeviri desteği sağlıyor, kimileri de bu filmlerde gönüllü oyuncu olarak yer alıyor. Bu nedenle eğer siz de katılmayı düşünüyorsanız, projenin akışını kolaylaştırmak için barisicinsinema@yahoogroups.com adresinden diğer katılımcılarla irtibata geçmeniz oldukça önemli. Ayrıca proje@barisicinsinema.org adresini de kullanabilirsiniz.

Şimdiye kadar lise öğrencilerinin, ev kadınlarının da aralarında bulunduğu pek çok yaş ve sosyal konumdaki insanlardan film gelmiş. Yurtdışından özellikle başta Hindistan, Fransa, Japonya, A.B.D., Filipinler, Pakistan, İngiltere, Malezya olmak üzere pek çok değişik ülkeden başvuru olmuş, yine bu ve benzeri ülkelerden ve bazı bağımsız festivallerden gösterimle ilgili teklifler alınmış.

1 dakikalık film yapmanın zor olduğu yolundaki sözleri ise bakın nasıl yanıtlıyorlar: "1 dakikada, yani hemen hemen siz bu satırları okuduğunuz sürede, açlıktan, hastalıktan ve savaşlardan dolayı 99'u çocuk olmak üzere 200 kişi ölmüş olacak, oysa silahlanmaya ve savaşa ayrılan bütçenin, ki bu tutar 2000 yılında dakikada yaklaşık iki milyon dolardı, yani düşünsenize bu parayla açlıktan ölmek diye bir şey söz konusu olabilir mi. Yani çözüm aslında sorunun içinde. Yani buna işaret etmeyi seçmek, bunun sorumlusu olmaktan daha mı zor. Hiç sanmıyoruz."

Ayrıca şunu da ekliyorlar: "Bir kere bu proje ülkemizde ve belki de dünyada uygulama biçimiyle de ilk ve tek proje. Bütünüyle internetten yürütülüyor. (Ayrıntıları www.barisicinsinema.org adresinde bulabilirsiniz.) Birkaç kişi dışında kimseyi tanımıyoruz katılımcılardan, hatta aynı dili bile konuşmuyoruz, ama hep birlikte barış filmine katılıyoruz onlarla. Ülke, yaş, cinsiyet, eğitim gibi herhangi bir ayrımımız da yok. Nasıl bir dünyada yaşamak istiyorsak öyle olsun istiyoruz bu filmimizde. Yani aslında başka bir dünya mümkün. Biz bunu da ortaya koymuş olacağız. Başka bir üretim biçimiyle, başka bir paylaşım esasıyla bu işin üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Bu bizim için olduğu kadar dünya için de çok önemli."

O halde katılmak için ne bekliyorsunuz? Yeni bir savaşı mı?

Son Yorumlar

Yandex.Metrica