Türk Sinema Filmleri Ansiklopedisi Hazır posteri

Yalçın Özgül’ün çok uzun süredir üzerinde çalıştığı Türk Sinema Filmleri Ansiklopedisi tamamlanmış. 1914 yılından 2009 sonuna kadar olan 6613 uzun metrajlı filmi kapsayan bu büyük çalışma 4413 sayfadan oluşuyor. [Yalçın Beyin isteği üzerine ekleme: "Bu güne kadar yaklaşık 540 yönetmen toplam 6853 filme imza atmıştır."] Yalçın Bey çalışmasını Kültür Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürlüğüne cd ortamında teslim etmiş. Önümüdeki günlerde bu eserin 5000 adet olarak basılması planlanıyor. Ayrıca internet ortamına da taşınması planlanan bu kıymetli çalışmanın bir an önce gün yüzüne çıkmasını biz de heyecanla bekliyoruz.

Türk Sinema Filmleri Ansiklopedisi’ne değerli sinema yazarı Burçak Evren’in yazmış olduğu önsözü de bizlerle paylaşan Sayın Yalçın Özgül’e hem böyle bir çalışmaya imza attığı için, hem de bizlerle Burçak Evren’in önsözünü paylaştığı için Bakınız olarak teşekkür ederiz.

ÖNSÖZ

Türk sinema tarihinin geçmişine ilişkin belgeler sanıldığı denli zengin değildir. Hem nicelik hem de nitelik açısından oldukça az ve yetersiz olan bu belgeleri arayıp bulmak, sonrasında da gün ışığına çıkarmak, uzun ve yorucu çalışmalara gereksinim duyduğu kadar, bilgi, sabır, ilgi ve sevgi isteyen bir uğraşı da kaçınılmaz yapar. Bu öğelerden birinin eksikliği ne yazık ki bu konuda yapılan çalışmaları kalıcı yapmadığı gibi geçerli olmasını da engeller.

Yedinci sanat sinemanın ülkemizde uzun yıllar boyunca bir sanat-kültür olgusu olmaktan çok, bir çırpıda izlenip tüketilen ucuz bir eğlence olarak algılanması, bu konuda belgeleme, biriktirme, değerlendirme ve bunların sonucunda yarınlara aktarma gibi bir uğraşı da geçersiz kılmıştır. Kütüphane raflarında sinemaya ilişkin yayınların istenilen ve arzu edilen sayıda olmaması hem bu yüzden, hem de bu konuda yapılan inceleme-araştırmaların azlığından kaynaklanmaktadır.

Sinema literatürümüzün geçmişine bir göz gezdirildiğinde iki belirgin olayı saptarız. Bunlardan ilki yabancılaşma, diğeri ise çok geç kalınmasıdır. Yabancılaşma; yerli kaynaklardan çok bizden olmayana önem verilmesinde ve öne çıkarılmasında göze çarpar. Uzun bir süre sinema dergilerinde bırakın sinemamıza ilişkin bir konuya rastlamak, güncel olan bir yerli olguya görmek bile pek mümkün olmaz. Tümüyle yabancı sinema üzerine odaklanmak, yerli olanın görmemezlikten gelinmesini neredeyse bir gelenek haline getirmiştir. Ne yazık ki, yerliden çok yabancı olanı işlemek günümüzün süreli yayınlarında da bir gelenek olarak sürdürülmeye devam etmektedir.

Süreli yayınların –yani dergilerin- dışında kalan alanlarda da bu alışkanlık büyük bir bilgisizlik ve ilgisizlik sonucu sürdürülmüş, kitap, ansiklopedi, rehber, sözlük, yıllık, albüm vs dallarda da aynı kısırlığın oluşmasına neden olmuştur. Türk sinemasına ilişkin ciddi düzeyde dergi ve kitapların yayınlanması, bunların yanı sıra araştırma-inceleme, derleme yapılması, hem çok geç tarihlerde olmuş, hem de nicelik açısından hiçbir zaman yeterli düzeye ulaşmamıştır.

Hiç kuşku yok ki, bir sanatın tanınıp, sevilmesinde ve sonrasında yaygınlaşmasında o alandaki literatürün önemi, hiç kimse tarafından yadsınmayacak denli büyüktür. Sinemamızda ise durum tarsine işlemiş, bir hayli fazla film üretildiği halde, buna koşut olarak literatüre pek fazla gereksinim duyulmamıştır. Bu da sinemanın okunmaya gereksinim duyulmadan yalnızca izlenerek sevilecek bir eğlence aracı olma yanılgısını beraberinde getirmiştir.

Türk sinemasının geçmişi bugün bile keşfedilmeyi beklemektedir. Çünkü yarınları iyi bilinmeyen, araştırılmayan bir sanat dalı günümüzde ne denli aşama yaparsa yapsın, kendine özgü kimliğini tam olarak yansıtamaz. Pazılın ya da belleğin bir yerlerinde daima bir şeyler eksik kalır. Kimliğini her şeyi ile belirgin bir şekilde ortaya koymakta zorluk çeker. Giderek kopar gider ondan…

Her yeni bir şey- bir film- bilinçli ya da bilinçsiz, ondan önce yapılmış olanlardan bir şeyleri ödünç alır. Ya da onlardan esinlenir. Ya da onların yaptığı hatalardan ders alıp, daha iyisine ve mükemmeline ulaşmayı dener. Sinema bu etkileşmenin en yoğun bir biçimde yaşandığı bir alandır. Eğer sinema izlendiği kadar yazılıp okunursa bu geçmişle günümüz ve dolayısıyla gelecekle köprü de o denli sağlam kurulmuş olur. Çünkü kimi filmler hiç eskimez, yaşlanmaz, anılarda ve tarihinde değişmeyecek ve değiştirilmeyecek olan hak ettiği yerde kalır. . Bu filmlere tanıklık edecek tek olgu ise; döneminde onlar hakkında yazılıp çizilenlerdir.

Sinema, bilgi, birikim denli sevgi de ister demiştik. Bilgisiz bir sevgi ile, sevgisiz bir birikim de eksik, yetersiz sayılır. Mutlak bunların bir arada olması gerekir.

Türk Sinema Filmleri Ansiklopedisi bir sinema sevdalısının büyük bir özveriyle ortaya koyduğu değişik bir çalışma. Değişik; çünkü benzerlerine hiç benzemiyor. Onlardan hem eksiği hem de fazlası var. Eksiği sinema tarihimizin tüm filmlerini kapsamamasında, fazlalığı ise filmleri yalnızca jenerik-künye ve konularıyla değil, döneminde yapılmış haber, tanıtım ve eleştiriyle sunmasından geliyor. Yalçın Özgül bu değişik çalışmasıyla adeta Türk sinema tarihinin tüm kaynaklarından hoş bir kokteyl yapmış. İçimi –yani okunması- kolay ve keyif veren bir kokteyl.

Bir amatör sinema sevdalısının büyük bir sabır ve özveriyle oluşturduğu bu çalışmanın sinema literatürümüzde gereksinmesi duyulan büyük bir boşluğu doldurduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

BURÇAK EVREN

Kaynak : Bakiniz.com

Son Yorumlar

Yandex.Metrica