Altıkırkbeş Yayınları Lull Sinema Kitaplığından Yeni Mamül posteri "Sinema ve Varoluşçuluk" sanatın; sinema sanatının dili ile düşüncenin dilini, odağına "insan"ı alarak anlamaya ve anlatmaya çalışan; film eleştirisi ve çözümlemesinde, dolayısıyla bir filmin değerlendirilmesinde kullanılan teknik, sosyolojik, psikolojik ya da estetik ölçütlerin dışında çok önemli bir başka ölçütün daha olduğunu bize yeniden hatırlatan bir kitap: İnsan ölçüt olmaktan çıkınca hiçbir şeyin ölçüsü kalmayacağı için, film eleştirisine doğrudan doğruya "insan"ı, insanın varlık yapısından kaynaklanan özellikleri, insan ve insana ait değerleri ölçüt alarak yaklaşan bir çalışma...

Varoluşçuluk, bir yaşama felsefesi olarak varoluşçuluk, çağdaş felsefenin sahnesine insanın kendisini arayışının öyküsünü taşıyan bir dram olarak çıkartılıyor bu kitapta.... Varoluşçu dramın perde arkasında nelerin olup bittiği; felsefenin binbir deresinden getirilen soyut suların, dedikoduların ve spekülasyonların dışına çıkılarak doğrudan doğruya somut yaşamın içinde aranıyor. Yaşanmamış felsefeden yaşama felsefesi çıkartılamayacağı gözönünde tutularak Althusser'in "Tutsaklık Güncesi"nden, Albert Camus'nün "Defterler"ine, Stefan Zweig'ın ve Pavese'nin günlüklerine, Dr. Victor E. Frankl'ın ve Jean Amery'nin toplama kamplarındaki yaşam deneyimlerine uzanan çizgide, çağımızın ve insanının bunalımı ile söz konusu bunalımın varoluşçu felsefede nasıl dile getirildiği anlaşılmaya çalışılıyor.

Varoluşçu felsefenin düşüncedeki ve yaşamdaki karşılığının yanı sıra, sanatın ve sanatçının çağına tanıklık ettiği aynada romandan şiire, öyküden tiyatroya kadar farklı sanat dallarında insanın kendini arayışının türlü görünümleri; özgürlük ve sorumluluk, rastlantı ve zorunluluk, yazgı ve yazgı sevgisi, kötü niyet, yabancılaşma vb., varoluşçu izlekler çerçevesinde ele alınıyor.

Bunalımla yoğrulan, parçalanmış bir yaşamın görsel estetiği ve varoluşçuluğun çağdaş sinema sanatının gelişimi üzerindeki etkisi ise beyaz perdenin karanlık yüzü olarak da adlandırılabilecek kara filmlerin (film noir) kasvetli, suç dolu dünyasından, Yeni Dalga Sinemasının başyapıtlarına, Auteur Sinemasının görkemli örneklerine ve daha yakın zamandaki Hollywood filmlerindeki varoluşçuluğa dek uzanan geniş bir yelpazede değerlendiriliyor.

Orson Welles'in Şangaylı Kadın'ı, Ingmar Bergman'ın Yedinci Mühür, Sessizlik, Utanç ve Fanny ve Alexander'ı, Alain Resnais'nin Hiroşima Sevgilim'i, Jean-Luc Godard'ın Serseri Aşıklar'ı, Robert Zemeckis'in Forrest Gump'ı, Andrey Tarkovski'nin Kurban ve Ayna'sı, Michelangelo Antonioni'nin Gece'si, Sam Mendes'in Amerikan Güzeli kitapta varoluşçu felsefe bağlamında, yaşamı ve insanı anlamayı odak alan bakış açısını hiç yitirmeden çözümlenen ve değerlendirilmeye çalışılan filmlerden bazıları...

YAZAR hakkında...

Hakan Savaş, 1968 yılında Eskişehir'de doğdu. Anadolu Üniversitesi, İletişim Bilimleri Fakültesi, Sinema-TV bölümünden mezun oldu. 1992-98 yılları arasında A. Ü. Eğitim Televizyonunda senarist olarak çalıştı. Şiir-sinema ilişkisini konu alan tezi ile yüksek lisansını, sinema ve varoluşçuluk adlı tezi ile de doktorasını tamamladı. A. Ü. İletişim Bilimleri Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan Savaş, Çağdaş Edebiyat ve sinema, Film ve Felsefe, Metin Çözümleme ve Senaryo Yazımı derslerini veriyor. Kaynak : Sinematurk

Son Yorumlar

Yandex.Metrica