'Karakuş masalı gibi film çekilmez' posteri

Cumhuriyet / Ankara- Tarihçi-yazar Turgut Özakman, filmde gösterildiğinin aksine Said Nursi’nin 9 Kasım 1922 günü Ankara’da, TBMM’deki ikinci oturumu dinleyici locasından izlediğini ancak kürsüye gelip konuşma yapmadığının altını çizdi.

Özakman, “Oturum sırasında sadece divan başkanı bir din adamının dinleyiciler arasında olduğunu belirtmiştir o kadar. Bunun dışında Said Nursi’nin Atatürk’le konuştuğu hakkında hiçbir not, bilgi, anı söz konusu değildir. Ama yakın tarihimizle ilgili ‘sahte tarihler’ yazılmaktadır. Bunlar birbirlerinin kitaplarına göndermeler yaparak bilimsel dekor oluşturuyorlar. Gerçek olarak Said Nursi ile Atatürk karşılaşmamıştır” dedi. Tarihi filmlerde yönetmen ve senaristin bazı ayrıntılarda serbest davranabileceğini ancak bu serbestliğin genel çerçeve içinde olması gerektiğini belirten Özakman, ayrıntıların “karakuş masalı gibi olamayacağını” kaydetti. Özakman, “Uydurmalar da tarihe aykırıdır. Bu durum sanatla da bağdaşmaz. Sanatçı çağının yeminli tanığıdır. En doğruyu belki o yazar. Onun için sanatçılarımızın da tarihimize saygılı olmaları gerek” diye konuştu. Özakman ayrıca “Mustafa Kemal karşıtlığını okşamaya çalışan bir akım var. Bu gelir geçer. Tarihe aykırı, yalan üstüne bir akımı uzun süre sürdürmek mümkün değildir” görüşünü dile getirdi.

TÜMÖD Genel Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Işıklı da, filmde Said Nursi ile Atatürk’ün karşılaşması sahnesinin “gerçeğe aykırı” olduğunun altını çizdi. Işıklı, şöyle konuştu:

“Bu filmin yapımcısı, ‘Bu filmin yüzde 90’ı kurgu, yüzde 10’u gerçek’ diyor. Böyle bir ölçümlemeyi nasıl yapıyor? Zamana bakılarak böyle bir değerlendirme yapılıyorsa, bu yüzde 10’luk zaman olur ki, bu yüzde 10 tüm yüzde yüzlük kısımı mahvedebilir. Böyle kurguya dayanan bir filmin kaynak olması, gerçekçi olması beklenemez. Velev ki böyle bir sahne doğru olsun. Atatürk, bugünkülere özgü üslupla ‘Çek git’ dememişse, bu durum bile Atatürk’ün büyüklüğünü gösterir. Bu çevrelerin de Atatürk’e yakıştırdığı ‘tahammülsüz’ gibi sıfatların da ne kadar yersiz olduğunu anlatır. Nursi, Atatürk hakkında başlangıçta çok takdirkâr ifadeler kullanmıştır. Ama Atatürk’ün kabul edemediği bazı düşüncelerle daha sonraları ortaya çıkmıştır. ‘Haram, evlenmeyi reddediyorum’ diyecek kadar ileri gitmiştir. Halbuki kadın hakları Atatürk’ün en önem verdiği konulardan biriydi. Hatta daha sonraları Atatürk hakkında ‘deccal’ bile demiştir.”

Kaynak : Cumhuriyet

Son Yorumlar

Yandex.Metrica