Aşk bazen çaresizliğe tek çaredir posteri Barış Bıçakçı’nın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan Bizim Büyük Çaresizliğimiz sinema adına yüzümüzü güldüren bir yapım. Hep söylerim, roman uyarlamaları çok risklidir diye. Çünkü satır aralarındaki kocaman duygular sinemanın perdesinde bazen küçülür. Seyfi Teoman’ın ikinci filmi olan Bizim Büyük Çaresizliğimiz’de ise bu duygular büyümüş, büyümüş kalbimize oturmuş. Açıkçası filme giderken çok da umutlu değildim. Çünkü Teoman’ın ilk filmi Tatil Kitabı beni tatmin etmemişti. Fakat bu film beni şaşkınlığa uğrattı. Sinemamızda üretimler çoğunlukla basma kalıptır. Özellikle söz konusu aşk, arkadaşlık gibi insani duygular olursa. Sanki bu yönetmenler, yazarlar hiç aşık olmamışlar, her şeyi didaktik yaşayan insanlar.

BAŞKA BİR BOYUT

Fakat Bizim Büyük Çaresizliğimiz inanılmaz bir gerçeklik taşıyor içinde. Bu gerçeklik filmdeki karakterlerin duygularında yoğunlaşıyor. Söz konusu insan olunca maddeden uzaklaşıyoruz. Başka bir dünyaya, boyuta geçiyoruz. Zaten sinemadaki en büyük zorluk da bu. Fakat yönetmen Teoman hem romanı beyazperdeye çok iyi uyarlamış hem de oyuncularından en yüksek verimi almış. İlker Aksum ve Fatih Al inanılmaz performanslara sahipler. Liseden beri arkadaş olan ve sonunda aynı evi paylaşan iki orta yaşa merdiven dayamış insanı canlandırıyorlar. Burada erkekler arasındaki arkadaşlık muhteşem diyaloglarla seyirciye hissettiriliyor. Hatta Aksum’un canlandırdığı Ender karakterinin Çetin’le arkadaşlığını Nihal’e anlattığı diyalog ikisinin eşcinsel olabileceği hissi uyandırıyor izleyicide. Fakat filmin gidişatında bu adamların kendilerine ve arkadaşlıklarına olan güvenleri yüzünden hislerini bu kadar açıkça tasvir edebildiklerini anlıyoruz. Fatih Al diğer arkadaş Çetin rolünde bence filmin en iyi performansını sergiliyor. Ender ve Çetin’in liseden Fikret diye bir arkadaşları daha vardır. Fikret, Almanya’ya göç etmiş ve orada yaşar. Yaz tatilinde geldiği Türkiye’de bir trafik kazası geçirir ve anne babasını kaybeder. Kız kardeşi Nihal ise üniversitede okumaktadır ve iki yılı daha vardır. Fikret, kız kardeşini  yalnız bırakmayı istemez, arkadaşları Ender ve Çetin’den Nihal’in onlarla kalmasını rica eder. Ender ve Çetin istemeye istemeye bu ricayı kabul ederler. Ailesini kaybeden Nihal daha şoku atlatamadan bu iki insanın evinde kalmaya başlar. Günler geçtikçe Ender ve Çetin’in arkadaşlığı Nihal’i etkiler. Nihal’in yaşam dolu, gencecik tavırları ve hayata bakışı iki adamın yüreğinin kıpırdanmasına sebep olur. Filmin en güzel tarafı da burasıdır aslında. Normalde üçlü ilişkilerde aldatma ve finalde düşmanlık üzerine kurulu hikayelere alışığızdır. Halbuki Bizim Büyük Çaresizliğimiz iki arkadaş arasında ne yaşanırsa yaşansın dürüst olmanın her sınavı geçmeye yaradığını gösterir. Aralarındaki arkadaşlık, zayıf düştüklerinde sağlam durmalarını sağlar. İnsanı olduğu gibi kabullenmenin beraber yaşamanın sırrı olduğu filmin hikayesinin alt metninde gizliden gizliye veriliyor. Nihal’i canlandıran Güneş Sayın 24 yaşında çok genç bir yetenek. İlk uzun metraj denemesinde büyük bir başarı sağlıyor. Doğal bir oyunculuk ve sinemanın seveceği bir yüz. Bundan sonraki çalışmalarını merakla bekliyoruz. Kaynak : Star

Son Yorumlar

Yandex.Metrica