İstanbul Modern'de 10 yeni Alman filmi posteri  Goethe-Institut Istanbul işbirliğiyle gerçekleşen ve 19 Haziran’a dek sürecek seçkide, 2010 ve 2011 yıllarında çeşitli uluslararası festivallerde gösterilmiş ve ödül kazanmış Alman filmleri yer alıyor.

“Ölüm Bizi Ayırana Dek” başlıklı program, bu yıl “beraber yaşama” temasına odaklanıyor. Türkçe altyazılı gösterilecek 10 film, çekirdek aileden toplumun bütününe, şehirden kasabaya, arkadaşlık ilişkilerinden gruplaşmalara uzanan bir çeşitlilikte birlikte yaşamanın farklı yüzlerini ele alıyor.

'KARANLIKTAKİ RENKLER'
Açılış filmi genç yönetmen Sophie Heldman’ın, geçen yıl San Sebastian Film Festivali’nde yarışan, Almanya, Avusturya ve İsviçre’de izleyiciden büyük ilgi gören, 70 yaşındaki bir çiftin ölümle yüzleşmesini konu alan “Karanlıktaki Renkler”. Yönetmen Sophie Heldman ve oyunculardan Carina Wiese’in de bugün İstanbullu sinemaseverlerle buluşması bekleniyor.

Günümüz Alman sinemasının en önemli yönetmenleri arasında yer alan Christian Petzold, Dominik Graf ve Christoph Hochhausler’in ortak projesi “Dreileben”, aynı olay etrafında gelişen üç farklı öyküyü konu alan üç uzun metraj filmden oluşuyor. İlk gösterimi 2011 Berlin Film Festivali’nde Forum bölümünde gerçekleşen “Dreileben”, genellikle Berliner Schule akımına dahil edilen yönetmenlerin, bu eğilimin estetik değerleri üzerine e-mail yoluyla yaptıkları bir tartışmadan doğan bir proje.

LOLA ÖDÜLLÜ 'POLL'
İlk gösterimi bu yıl Berlin Film Festivali’nde Panorama bölümünde gerçekleşen Jan Schomburg’un “Üzerimizdeki Gökyüzü” adlı filmi Europa Cinemas ödülüne layık görülmüştü. “Poll”, nisan ayında dağıtılan Lola Alman Film Ödülleri’nde Richy Müller’in En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü dışında, sanat yönetimi, kostüm tasarımı ve görüntü yönetimiyle de ödül kazanmıştı.

1914 yılında, I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde başlayan film, annesinin ölümünden sonra Berlin’den doktor babasının yanına Estonya’ya gelen Oda’nın öyküsünü anlatıyor. Florian Micoud Cossen’in ilk filmi “İçimdeki Şarkı”, Montréal Film Festivali’nde FIPRESCI, Kiliseler Birliği ve seyirci ödüllerini kazanmıştı. Film, genç bir Alman kadının aktarmalı uçuşunu kaçırdıktan sonra Buenos Aires’te mahsur kalması ve tesadüf sonucu kendi hayatıyla ilgili bazı gerçekleri keşfetmesini konu alıyor.

Jan Krüger’in “Kayıp Aranıyor”u ise, oğlundan uzun süredir haber alamayan bir annenin arayış sürecini anlatıyor. Dietrich Brüggemann’ın yönettiği “Kaç Kaçabilirsen”, sahici karakterleri ve anlattığı alışılmadık aşk öyküsüyle sürpriz bir gençlik filmi. Yönetmen Alexander Biedermann ise “Hacker” başlıklı belgeselinde farklı kuşaklardan hacker’larla yapılan röportajlarla klişelerin dışındaki gerçekleri göstermeye çalışıyor. Belgeselin müzikleri elektronik müziğin efsane isimlerinden Klaus Schulze’ye ait.
Kaynak : Habertürk

Son Yorumlar

Yandex.Metrica