Cinedergi 39 yayında posteri

Sanal dünyanın en kapsamlı sinema dergisi Cinedergi 39. sayısıyla yayında! Cinedergi bu sayısında yine bu ay öne çıkan konulara el atıyor, dosya ve röportajlarıyla öne çıkıyor!

İşte bu ayın öne çıkan başlıkları… Özge Özder, Asiye Dinçsoy, Nilüfer Açıkalın, Mahur Özmen ve Ali Özuyar bu ayın röportajları. Tarihinden içinden geçerek günümüze gelen aşklar,

Süperkahramanların kaderleri ve sinemanın ihtiyar delikanlıları bu ayın dosya konuları…

Özge Özder sinemada daha fazla rol almak isteyen bir oyuncu. O isteğini de şöyle dile getiriyor: ‘Oynadığım rollerden bazıları senaryo zaaflarından ötürü zamanla erozyona uğrasa da birbirinden farklı ve severek oynadığım rollerdi bunlar. Sinemada ise beklentim çok daha yüksek. Daha radikal roller, daha cesur işler bekliyorum. Bir sözü olmayan, popüler kültüre ve gişeye odaklı işlerle görüşmüyorum bile. Yoksa geliyor o tip filmler. Hatta insanlar bu rollerle popülerde oluyorlar. Ben onun yerine küçük bir rolde ilk filmini yapan bir yönetmene destek vermeyi ya da sözü olan bir işte gönüllü çalışmayı tercih ettim şimdiye kadar.’

Muhalif filmlerin oyuncusu Asiye Dinçsoy tarzını ortaya koyarken; ‘Evet bildiğiniz üzere  benim sinema ile ilişkilenmem muhalif ve minimal filmlerle başladı ve devam etti…Elbette öyle başlaması da tesadüf değil sanırım kişinin yaşamdaki duruşun belli rastlaşmaları beraberinde getiriyor .Fakat, tercihim salt minimal ya da muhalif filmler olsun yönünde değil… Oyunculuk eğitimi almış hiç kimsenin de salt bir tarzı seçeceğine inanmıyorum. Ya da en azından benim için öyle. Tercihim aslında bahsettiği hikayeyi sağlam temellere oturtan ve bunu olanca samimiyeti ile anlatan iyi niyetli yönetmenlerin filmleri diyebilirim’ diyor…

Nilüfer Açıkalın, Hayde Bre’nin üstüne bir de kitap çıkardı…İkisi arasındaki bağı şöyle tanımlıyor: ’ Her ikiside birbirini besliyor bence. Eğer oyuncu olmasaydım yazar olamazdım yazar olmasaydım oyuncu olamazdım gibi düşünüyorum. Bu düşünce hem beni rahatlatıyor hem de doğru bir düşünce olduğuna inanıyorum. Tek başına bir şey olmadığını biliyorum. Hiçbir sanat dalı birbirinden ayrı davranmaz.’

Adalet Oyunu’nun yönetmenleri Ali Özuyar ve Mahur Özmen eleştirdikleri şeyden bahsediyorlar: ‘80 yıllık yüksek yargının ve ordunun bize biçtiği bir rol var diyorsunuz. Bunu inkar edemeyiz. Doğrusunu biz biliyoruz dediler. Demokrasiyle bu şekilde bir yerlere gidilemezdi gidilemiyordu da zaten. Arkasında devletin ve ordunun bile biliyorsunuz hakim olamadığı gizli güçler giriyor. Halkın seçtği iktidarlar tarafından yönetilmiyordu. Türkiye halkın seçtiği iktidarlar direkman ordu ve yüksek yargı tarafından önlerine konulan

bir takım ideolojik güçler tarafından yönetiliyordu. Kısaca sizler ve bizler olayı.’

Aşkı anlatan çok film var ama sanki en güzeli tarihin içinden çıkıp gelenleri… İçinde çekildikleri döneme dair bir sürü şey barındıran filmler, tarihe mal olmak için yarışır gibidirler. Bir fark vardır onları diğerlerinden ayıran. Kimisi roman aşıkları, kimisi kavuşamayan aşıklar… Bazısı yön değiştiren aşklar… Kostümlü aşıklar, tarihin içinden geçerek geliyorlar…Bu ayın dosya konularından birisi de tarihi aşklar!

Kendi yaşamınız ve hayalleriniz bir kez daha gözünüzün önünden geçer, en azından yüzünüzde umut taşıyan bir tebessüm oluşur. Yaşamanın ve yaşlanmanın bu kadar korkutucu olduğu zamanlarda, hayatın her daim sürprizlerle dolu ve değerli olduğunu hatırlatan bu güzide filmlerden bir derleme yaptık. Yaşlanan insanlar, ihtiyar delikanlılar ama yaşlanmayan filmler bu ayın başka bir dosya k

X-Men: Birinci Sınıf filmi vizyona girdi. X-Men’de soykırıma uğrayan kahramanlara baktık ve aslında birçok süper kahramanın aynı yollardan geçtiğini gördük...   Süper kahramanların kaderiyle ilgili farklı dosya bu ayın üçüncü konusu…

Sinema KÜLTürü köşesi her geçen ay göz doldurmaya devam ediyor, Murat Tolga Şen karanlık köşesinden yeni filmleri önümüze getiriyor. Bu ay Badi’nin kardeşi Homoti var karşımızda…

Oyuncu Gael Garcia Bernal ve Hilary Swank bu sayının portre konukları… Görsele dayanan ‘işte o an’, Sinemanın özünü yakalayan Filmin Özü, Türk sinemasının nabzını tutan Sindrella, oyuncuları rolleriyle yorumlayan Rolleriyle Yaşayanlar, DVD’ye adanmış ayrıntılı bir DVD köşesi,  kült filmlere bakan Sinema KÜLTürü, belgesel sinemaya uzanan Zamanın Ruhu, kısa filme eğilen Uzun Filmin Kısası”…

Eleştiri, vizyon, pek yakında, albümler, kitaplar, festivaller… Hepsi ücretsiz sinema dergisi Cinedergi’nin yeni sayısında.

Son Yorumlar

Yandex.Metrica