Bosnalı ''Çocuklar''ı Cannes Film Festivali'ne posteri Cannes Film Festivali'nde 2008 yılında ''Kar'' (Snijeg) filmiyle Semaine de la Critique Bölümü'nün ''büyük ödülü''nü (Grand Prix) alan ve daha sonra bu filmi ABD'li ünlü yönetmen Angelina Jolie'ye ilham olan Bosnalı genç yönetmen Aida Begiç, 16-27 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek Cannes Film Festivali'nde ''dünya prömiyeri'' yapılacak ''Çocuklar'' filmiyle ilgili AA'ya açıklama yaptı.

Bir filmin gösterime gireceği en iyi yerin ''Cannes Film Festivali'' olduğunu vurgulayan Begiç, bu nedenle kendi adına ve Bosna-Hersek adına çok mutlu olduğunu söyledi.

Begiç, bir önceki filmi olan ''Kar''da Boşnakların hayallerini ele aldığını ve yeni filmi için araştırma yaparken ''Boşnakların hayallerine ne olduğunu?'' kendi kendine sorduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

''Hayallerimizi, hatıralarımıza değiştirdiğimizin düşüncesine vardım. Sanki cesaretimizi kaybetmiş ve bir şekilde hayal kurmayı bırakmışız gibi. 'Kar' filmindeki olaylar savaş sonrası, 1996 yılında, hala bu ülkede güzel şeyler olabileceğine inandığımız zamanlarda geçiyor. Fakat 16 yıl sonra, sonsuz bir şimdiki zamanı yaşıyoruz sanki. Sanki geleceğe artık inanmıyoruz, 2-3-10 sene sonra ne yapacağımızın bile hayallerini kurmuyoruz. Bu tür düşünceler 'Çocuklar' filmi için ana fikir oldu.''

Filmin başrol oyuncusu Rahima'nın, 1992 yılında savaş başladığında 5 yaşında, erkek kardeşi Nedim'in ise savaşta doğduğunu dile getiren Begiç, ''Böyle korkunç şartlar altında dünyaya gelen insanları çok merak ediyordum. Bu konuyu ve kimsesiz çocukları araştırarak yeni filmimin konusunu buldum'' dedi.

Aida Begiç, ''Çocuklar'' filminin çekimlerinin Saraybosna'nın Otes bölgesinde yapıldığını ifade ederek, bu bölgenin hikayesinin de trajik olduğunu kaydetti.

Otes'in savaş öncesi yapıldığını ve savaş sırasında ilk cephe hattında olduğu için tamamen yıkıldığını anlatan Begiç, ''Otes'te şimdi büyük bir çelişki var. Savaş zamanında harabeye dönmüş ve hala kurşun izleri taşıyan binaların yanı sıra, yepyeni, inanılmaz güzellikte villaları da burada görebilirsiniz'' diye konuştu.

-''Sanat soruları ön plana çıkarmak için vardır''-

Begiç, sanatın, birisinin yargılanması ya da sonuçlara varılması için var olmadığını, aksi takdirde böyle bir sanatın propaganda olacağını belirterek, profesyonel anlamda sanatın gerçeklerden oluşması gerektiğini dile getirdi.

''Günlük hayatımızda savaş var olduğu takdirde, sanat da var olacaktır'' diyen Begiç, ''Sanat soruları ön plana çıkarmak için vardır. Eğer bu filmi izleyen insanlar, çocuklarımıza, yeni nesillere nasıl bir dünya bıraktığımız hakkında kendilerine soru soruyorlarsa, bu benim için işimi başarıyla tamamlamışımdır demek'' diye konuştu.

-Ünlü yönetmen Kaplanoğlu ile ortak yapım-

Begiç, TRT'nin de desteklediği filmin uluslararası ortak yapımcılarından birinin de Semih Kaplanoğlu olduğunu vurgulayarak, ''Semih Kaplanoğlu saygı duyduğum bir yönetmen. Kendisiyle İstanbul'da tanıştım ve ilk toplantımızdan sonra beraber çalışmaya karar verdik. İşbirliğimiz çok ilginçti. Yapımcı olan bir yönetmenle çalışmak çok farklı'' dedi.

Aida Begiç, başörtüsü takmasıyla ilgili de ''başörtüsünün bir kadının kişisel tercihi olduğunu'' belirterek, şöyle konuştu:

''Bu işte (yönetmenlik) kadın olarak başarılı olmak zaten çok zor. Bir kadın için otoriter ya da yönetmen gibi davranmak, bir erkeğe göre çok daha zor. Özellikle başörtülü olduğunuz zaman, çünkü o zaman herkesin kafasında, pozitif ya da negatif olsun, hakkınızda belli bir düşünce oluşuyor. İnsanlar cahilliklerinden dolayı sizi yargılıyorlar. Bizim sorunumuz da genelde onlara karşı iç dünyamızı açmamak, onların sorunu ise bizim dünyamızı tanımak istememeleri.''

Başrollerini Marija Pikiç ve Ismir Gagula'nın paylaştığı ''Djeca'', Bosna'daki savaşta yetim kalan 5 yaşındaki Rahima ile savaş yıllarında doğan kardeşi Nedim'in hayat hikayesini ve mücadelesini anlatıyor. Kaynak : Star

Son Yorumlar

Yandex.Metrica