Tarihi dizide tarihi hatalar var! posteri Osmanlı Devleti'nin 380 yıl idare merkezi ve resmi ikametgahı olarak kullandığı Topkapı Sarayı'nda 56 yıl araştırma yapan tarihçi Prof. Dr. Nurhan Atasoy, tarihi dizilerin yanlışlarla dolu olduğunu belirterek, ''Osmanlı dönemine ilişkin filmler ve diziler kurgu olduğu için her şeyin yüzde 100 doğru olması beklenmez ama bir devri anlatıyorsa o devrin ana çizgilerini doğru ifade etmesinde fayda vardır'' dedi.

Atasoy, yaptığı açıklamada, kendisinin de çalışma alanı olan Osmanlı dönemine ilginin artmasından memnuniyet duyduğunu söyledi.

Osmanlı tarihine yönelik konuların toplumda merak uyandırması ve tartışma açması bakımından, o tarihi anlatan film ve dizilerin yanlışlarına rağmen yararlı olduğunu dile getiren Atasoy, ''İlginin artması çok güzel bir şey. Kültürümüzü tanımak açısından çok faydalı. Bir şeye ilgi duyuyorsanız, biraz da okumaya ilgi göstermeniz lazım. Okullarda bunu yapamıyorsak, hiç değilse bu şekilde yapalım'' diye konuştu.

''Osmanlı dönemine ilişkin filmler ve diziler kurgu olduğu için her şeyin yüzde 100 doğru olması beklenmez ama bir devri anlatıyorsa o devrin ana çizgilerini doğru ifade etmesinde fayda vardır'' diyen Atasoy, batıda yapılan tarihi filmleri de seyrettiğini, onların içinde de aşk, entrika olduğunu ve bunların kurgulandığını anlattı.

Atasoy, ''Bizim filmlerimizde de bunlar yapılabilir. Batıda, kıyafetler, yaşam kültürüyle ilgili ortamlar çok doğru kullanılıyor, çok güzel yapılıyor. İnsan hakikaten belgesel gibi bunlardan faydalanabiliyor. Bizde de böyle olabilir'' dedi.

''Tarihi yanlışlar yapılıyor''


Osmanlı dönemine ait dizi ve filmlerde, o tarihlerde kullanılmış gibi gösterilen bir çok eşyanın kullanılmadığını, tarihi yanlışlar yapıldığını belirten Atasoy, şöyle konuştu:

''Kıyafetlerde rahatsız edici yanlışlar var. Örneğin, o dönemin kıyafetlerinde takma kol, dikişli kol kullanılıyor. Takma kol, dikişli kol, 19. yüzyılda gelmiştir. O döneme ait kıyafetlerde bunlar yoktur. Dizi ve filmlerde masa kullanılıyor. Çok yanlış. Sadece saray yaşamı için değil, Türk kültürü için de çok yanlış. Anadolu evlerine bile baksanız, eski evlerde masa yoktur. Padişah masada oturmazdı. Masa çok sonra Osmanlı hayatına girmiştir. Osmanlı Sarayı'nda hayata dair bilinmeyen bir şey yok. Kıyafetler, görsel malzemeler her şey var. Günümüze gelmiş kıyafetler var. Bunlardan yararlanılması gerekir. Tıpa tıp aynı olmayabilir ama bu kadar aykırı olmasa daha iyi olurdu.''

Eşyaların yanı sıra sosyal ilişkilerde de pek çok yanlış yapıldığını ifade eden Atasoy, ''İlişkiler açısından da yanlışlar var. Bana hep 'Kadınlar bu kadar dekolte giyerler miydi?' diye soruluyor. Haremde kadınlar dekolte giyerlerdi ama paldır küldür erkeklerle bir araya gelemezlerdi. Şehzadeler birazcık yetiştikleri zaman bile haremde tutulmuyorlardı. Haremdeki tek erkek padişahtı. Ancak bu filmlerde gelen giden erkeğin haddi hesabı yok.''

Döneme dair yazılan popüler kitapları da değerlendirirken ve ''Çok fasarya şeyler çıktı'' diyen Atasoy, bu kitaplarda çok fazla hayal ürünü unsur yer aldığını kaydetti.

Atasoy, ciddi incelemeler sonucu yazılan kitapların da bulunduğunu, bu dönemi öğrenmek isteyen ve merak edenlerin bu kaynaklardan yararlanması gerektiğini ifade etti. Kaynak : Sabah

Son Yorumlar

Yandex.Metrica