Türk Sinema Filmleri Ansiklopedisi", bugüne kadar facebook da, blog sayfamda ve bazı internet sitelerinde ve Google arama motorunda bu cümleye rastlamışsınızdır. Sinema, film, ansiklopedi gibi kavramlara rastlamak mümkün. Uzun yıllar üzerinde çalışmakta olduğum. Türk Sinema Filmleri Ansiklopedisi isimli çalışmamı bitirdim. Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün de desteğiyle yapmış olduğum bu çalışma; sinemamızın başlangıcı olarak kabul edilen1914 senesinden günümüze kadar süregelen, sinema filmlerimizi ele almakta. Burada Kısa filmler, TV filmleri, Belgesel Filmler, ve Video Filmleri yer almayıp, sadece sinemalarda beyaz perdede gösterime giren Uzun Metrajlı konulu Türk Filmleri bütünüyle yer almakta.

Bu bütünlük içinde neler var?... Filmin adı ve afişi, oyuncu kadrosu, yönetmen ve senarist başta olmak üzere kamera arkası çalışanlarının görev ve isimleri, filmin konusu, filmden bazı sahne fotoğrafları, film hakkında sinema yazarlarının tenkitleri. Ve tabi yönetmenlerin ve film isimlerinin indeksi...

Başlangıçta çalışmama yön veren kaynak dar imkanlarda da olsa Sayın Agah Özgüç'ün 4 ciltlik "Türk Filmleri sözlüğü" isimli kitabı olmuştur. Bunların yanı sıra yüzlerce kitap, dergi, ve mecmualarla kaynağımı genişleterek araştırmamı bitirdim.

Bu değerli çalışmamın görücüye çıkma zamanı gelmişti artık. Üstelik Türk Sinemasının yüzüncü yılını (2014) kutlamamıza iki sene kala bir zaman içinde. Burada isimlerini vermekten kaçındığım çeşitli sinema derneklerine, festival organizatörlerine, film yapımcılarına, bazı önde gelen bankaların kültür yayınları genel müdürlüğüne, ve nihayet sinema ile ilgili yayınların basımını üstlenen bazı yayınevi editörlerine bu çalışmam hakkında bilgi verip yayınlanma olasılığının ne derecede mümkün olabileceğini sordum ve bir iki kuruluşun dışında hiçbirinden bir cevap alamadım. Cevap veren o bir-iki kuruluş da, bugün için programlarında böyle bir çalışmanın olmadığı! yönünde idi.

Sonuç olarak: bugün hala kesin bir rakama ulaşamayan film sayısı benim tespitlerime göre 6949dur. 6949 adedi bulan filmlerin arşivimde bulunan CD, DVD lerden başka Internet ortamından indirilenlerle beraber filmlerimin sayısı beş bini bulmuştur. "Türk Sinema Filmleri Ansiklopedisi" isimli titiz çalışmam toplam 5150 sayfadan ve (A4) 10 ciltten oluşan 6949 filmi içermektedir.

Bugüne kadar sinema ile ilgilenen, yapımcı, yazar, sinema dernekleri festival düzenleyiciler, gazete yazı işleri müdürleri veya sanat sayfalarını yöneten müdürler, editörler ve daha nice niceleri, sözüm ona sanatı, sinemayı seven akil insanlarımız, Sanat deyince mangalda kül bırakmayan ama festivallerin açılışlarında kokteyllere ve yemeklere, film galalarına koşa koşa gelen sanatseverlerimiz neredesiniz?

Bu çalışmam hakkında sayın Burçak Evren'in yazısı aşağıdadır:

"Türk sinema tarihinin geçmişine ilişkin belgeler sanıldığı denli zengin değil-dir. Hem nicelik hem de nitelik açısından oldukça az ve yetersiz olan bu belgeleri arayıp bulmak, sonrasında da gün ışığına çıkarmak, uzun ve yorucu çalışmalara gereksinim duyduğu kadar, bilgi, sabır, ilgi ve sevgi isteyen bir uğraşı da kaçınılmaz yapar. Bu öğelerden birinin eksikliği ne yazık ki bu konuda yapılan çalışmaları kalıcı yapmadığı gibi geçerli olmasını da engeller.

Yedinci sanat sinemanın ülkemizde uzun yıllar boyunca bir sanat-kültür olgusu olmaktan çok, bir çırpıda izlenip tüketilen ucuz bir eğlence olarak algılanması, bu konuda belgeleme, biriktirme, değerlendirme ve bunların sonucunda yarınlara aktarma gibi bir uğraşı da geçersiz kılmıştır. Kütüphane raflarında sinemaya ilişkin yayınların istenilen ve arzu edilen sayıda olmaması hem bu yüzden, hem de bu konuda yapılan inceleme-araştırmaların azlığından kaynaklanmaktadır.

Sinema literatürümüzün geçmişine bir göz gezdirildiğinde iki belirgin olayı saptarız. Bunlardan ilki yabancılaşma, diğeri ise çok geç kalınmasıdır. Yabancılaşma; yerli kaynaklardan çok bizden olmayana önem verilme-sinde ve öne çıkarılmasında göze çarpar. Uzun bir süre sinema dergilerinde bırakın sinemamıza ilişkin bir konuya rastlamak, güncel olan bir yerli olguyu görmek bile pek mümkün olmaz. Tümüyle yabancı sinema üzerine odaklanmak, yerli olanın görmezlikten gelinmesini neredeyse bir gelenek haline getirmiştir. Ne yazık ki, yerliden çok yabancı olanı işlemek günümüzün süreli yayınlarında da bir gelenek olarak sürdürülmeye devam etmektedir.

Süreli yayınların –yani dergilerin- dışında kalan alanlarda da bu alışkanlık büyük bir bilgisizlik ve ilgisizlik sonucu sürdürülmüş,kitap, ansiklopedi, rehber, sözlük, yıllık, albüm vs dallarda da aynı kısırlığın oluşmasına neden olmuştur. Türk sinemasına ilişkin ciddi düzeyde dergi ve kitapların yayınlanması, bunların yanı sıra araştırma-inceleme, derleme yapılması,hem çok geç tarihlerde olmuş, hem de nicelik açısından hiçbir

Hiç kuşku yok ki, bir sanatın tanınıp, sevilmesinde ve sonrasında yaygınlaşmasında o alandaki literatürün önemi, hiç kimse tarafından yadsınmayacak denli büyüktür. Sinemamızda ise durum tersine işlemiş, bir hayli fazla film üretildiği halde, buna koşut olarak literatüre pek fazla gereksinim duyulmamıştır. Bu da sinemanın okunmaya gereksinim duyulmadan yalnızca izlenerek sevilecek bir eğlence aracı olma yanılgısını beraberinde getirmiş-tir.

Türk sinemasının geçmişi bugün bile keşfedilmeyi beklemektedir. Çünkü yarınları iyi bilinmeyen, araştırılmayan bir sanat dalı günümüzde ne denli aşama yaparsa yapsın, kendine özgü kimliğini tam olarak yansıtamaz. Pazılın ya da belleğin bir yerlerinde daima bir şeyler eksik kalır. Kimliğini her şeyi ile belirgin bir şekilde ortaya koymakta zorluk çeker. Giderek kopar gider ondan...

Her yeni bir şey - bir film- bilinçli ya da bilinçsiz, ondan önce yapılmış olanlardan bir şeyleri ödünç alır. Ya da onlardan esinlenir. Ya da onların yaptığı hatalardan ders alıp, daha iyisine ve mükemmeline ulaşmayı dener. Sinema bu etkileşmenin en yoğun bir biçimde yaşandığı bir alandır. Eğer sinema izlendiği kadar yazılıp okunursa bu geçmişle günümüz ve dolayısıyla gelecekle köprü de o denli sağlam kurulmuş olur. Çünkü kimi filmler hiç eskimez, yaşlanmaz, anılarda ve tarihinde değişmeyecek ve değiştirilme-yecek olan hak ettiği yerde kalır. Bu filmlere tanıklık edecek tek olgu ise; döneminde onlar hakkında yazılıp çizilenlerdir.

Sinema, bilgi, birikim, sevgi de ister demiştik. Bilgisiz bir sevgi ile, sevgisiz bir birikim de eksik, yetersiz sayılır. Mutlak bunların bir arada olması gerekir.

Türk Sinema Filmleri Ansiklopedisi bir sinema sevdalısının büyük bir özveriyle ortaya koyduğu değişik bir çalışma. Değişik; çünkü benzerleriyle hiç örtüşmüyor. Onlardan hem eksiği hem de fazlası var. Eksiği; sinema tarihimizin tüm filmlerini kapsamamasında, fazlalığı ise filmleri yalnızca jenerik-künye ve konularıyla değil, döneminde yapılmış haber, tanıtım ve eleştiriyle sunmasından geliyor. Yalçın Özgül bu değişik çalışmasıyla adeta Türk sinema tarihinin tüm kaynaklarından hoş bir kokteyl yapmış. İçimi –yani okunması-kolay ve keyif veren bir kokteyl.

Bir amatör sinema sevdalısının büyük bir sabır ve özveriyle oluşturduğu bu çalışmanın sinema literatürümüzde gereksinmesi duyulan büyük bir boşluğu doldurduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz."

Burçak EVREN,

Saygı ve sevgilerimle....

Yalçın Özgül

 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica