Sihir, büyü, tılsım, cadılar, hatta fal? İnsanlığın ilk çağlarından beri ilgi çeken, yaşamımızda değiştirmek isteyip de bir türlü değiştiremediğimiz durumlarda devreye girmesini istediğimiz gizemli sözcükler. Hangimiz sıkıntılı bir anımızda bir hokus pokus ile dertlerimizden kurtulmayı istemedik ki? Neyse ki sinema sayesinde bu tılsımları bizim yerimize kullanan kahramanları görebiliyoruz da bir nebze olsun rahatlıyoruz. Bu türe iyi bir örnek teşkil edebilecek 1960'lı senelerin unutulmaz dizisi Tatlı Cadı (Bewitched)Oscarlı oyuncu Nicole Kidman'ın oynadığı sinema versiyonu ile bu kez beyazperdede boy gösterdi. En olmadık durumlardan burnunu oynatarak kurtulan Samantha'nın maceraları, tek kanallı siyah-beyaz TRT yıllarında halkımızın da büyük ilgisini çekmiş, hatta Filiz Akın'ın başrolde olduğu yerli bir versiyonu bile yapılmıştı.

Elbette farkında olduğunuz üzere konu sıkıntısı çeken Amerikan sineması son yıllarda eski TV dizilerine can simidi gibi sarıldı. Önceki yıllarda yapılan Tatlı Sert (Avengers), Kaçak (The Fugitive), üç film olarak çekilen Görevimiz Tehlike (Mission Impossible) aklımıza gelen ilk örnekler. Hatta son zamanlarda efsane dizi Dallas'ın sinema versiyonun da çekileceğine dair haberler sıklaştı. Bu filmler, sinema sanatına yeni bir tür ya da tarz getirmese de belki eski dizileri izlemiş olanları geçmişe götürmek, eski anıları anımsatmak hatırına izlenebiliyor daha çok...

Film, konusu itibarıyle orijinalinden farklı bir senaryoya sahip. Bir zamanların büyük ilgi toplayan dizisi Tatlı Cadı, sinema için tekrar çekilecektir. Darrin rolü için başarılı bir aktör olan Jack Wyatt seçilir. Samantha rolü için ise amatör bir isim aranmaktadır. Sonunda bir şans eseri Jack, rol için Isabel Bigelow'u bulur. Ancak Tatlı Cadı rolü için seçilen Isabel artık, sahip olduğu mistik güçlerinden çok sıkılmış, sıradan bir insana dönüşmek isteyen ve babası ile sorunları bulunan gerçek bir "cadı"dır. Film çekimlerine başlandığında ise aksilikler bir tarafa Jack ile Isabel arasında ufak tartışmalarla birlikte gözlemlenen bir aşk kaçınılmaz olacaktır elbette...

Tom Cruise ile olan ayrılığının arkasından kariyerinde çok ciddi bir sıçrama gerçekleştiren Nicole Kidman, Dogville, Saatler, Soğuk Dağ gibi önemli filmlerin arkasından daha hafif ve romantik komedi sayılan bir filmle farklı bir tür deniyor. Hatta Oscarlı sanatçının bu film için Dogville'in devamı olan Lars Von Trier'in Manderlay'ında yer alamadığı da konuşulmuştu. Tabii Kidman'ın filmografisi için Tatlı Cadı'nın mı Manderlay'ın mı daha önemli olduğu tartışılmaz elbette. Bu proje bize göre Nicole Kidman'ın o muhteşem oyunculuğunu sergileme fırsatını yeterince sunmuyor. Kimbilir belki de ciddi filmlerden ve ağır projelerden sıkılan Kidman, bu filmle biraz eğlenmek istedi. Ama gerek tek başına oynadığı sahnelerde ve gerekse Will Ferrell ile rol kestiği kısımlarda da birşeyler yolunda gitmiyor sanki. İkili arasında bir uyumsuzluk olduğu her halinden belli. Bugüne dek ciddi bir filmde izlemediğimiz Ferrell'in neden bu projede yer aldığını da doğrusu çözemedik. Ferrell'in canlandırdığı başarısız, beceriksiz ve huysuz aktör rolü de açıkçası hiç inandırıcı gelmiyor izleyiciye. Bu yapımın bir artısı ise, iki usta isim Michael Caine ve Shirley MacLaine'i kısa rollerde de olsa izlemek tabii ki. Ayrıca unutulmaz şarkıcı Frank Sinatra?nın Witchcraft isimli şarkısını duymak son derece keyifli... Sonuçta Tatlı Cadı iyi niyetle yapılmasına ve kadrosundaki üç güçlü oyuncuya rağmen seyirciyi tatmin etmekten uzak kalıyor. En iyisi bu filmi de bir ?hokus pokus? ile yok etmek galiba.

Kaynak : Ahmet Gülen

Son Yorumlar

Yandex.Metrica