Cennet, geçmişten beri hangi dinden olursa olsun bir çok insanın hayatının amacıdır. Hatta öyle ki, yaşarken yapılacakları bile kısıtlayan, insanın bazen duygularına ket vurmasını sağlayan bir amaçtır. Cenneti ve kutsallığını anlatan her sanat eseri, aslında ona ulaşma çabasının bir sonucudur. İşte bu çabayı yüreğinde hisseden nakkaş Eflatun'un, Osmanlı devletinin gerileme döneminde çıkan taht mücadelelerinin merkezinde, ölen oğluna ve karısına ulaşma çabası Cenneti Beklerkeni oluşturmuş. Film, Osmanlı Devleti zamanındaki havayı, dönem koşullarını oldukça iyi yansıtmış, bu sayede inandırıcılığını daha da pekiştirmiş.

İstanbul'da saray için minyatürler yapan Eflatun'un, görev için o dönemde çalkantılı olan Anadolu'ya gönderilmesi ve yolda başından geçen olaylar akıcı bir sinema diliyle beyazperdeye aktarılmış. Türk-Macar ortak yapımı olan filmin senaryosunda ve yönetmenliğinde, hatta müziklerinde Derviş Zaim imzası var. Serhat Tutumluer'in etkileyici, Melisa Sözen'in muhteşem performansı filmi izlenmeye değer kılan diğer faktörlerden.

Cenneti Beklerken görsel anlamda ilk dakikasında son dakikasına kadar izleyiciyi etkilemeyi başarıyor. Kurgusuyla Türk sinemasına yeni teknikler kazandırılmış ve korkmadan, çekinmeden yeni üsluplar denenmiş. Işığı, rengi, sesi, müziği, tüm profesyonel ölçüleri yerinde olan filmin kendine özgü büyüsü başarıyla yaratılmış. Filmde göze en çok batan, belki de tek göze batan nokta, senaryo. Günümüz konuşma tarzı, Osmanlı döneminin konuşma biçimine tam olarak oturtulamamış. Bazı kelimeler söylenirken insan kendini filmin dışında kelimeyi kafasında tartarken buluyor. Cenneti Beklerken yine de anlatmak istediğini izleyiciye anlatıyor.

Sinemanın canlanmaya başladığı günümüzde, Cenneti Beklerken bizi uzak geçmişimizle yüzleştirmek gibi sorumluluklardan birini yerine getiriyor. Osmanlı'nın farklı dönemleriyle ilgili bir çok film yapılmalısı gerekiyor. Çünkü günümüzdeki bazı sorunlar o dönemlerde yaşananlardan, yönetiliş biçiminden kaynaklanıyor. Kökleri çok eskiye dayanmayan Amerika bile bizden daha fazla geçmişini kurcalıyor. Bizler Cenneti Beklerken sayesinde geçmişimize bakarken, yıllarca Osmanlı buyruğu altında yaşamış Macarların filme destek vermesi, sinema adına oldukça güzel ve olumlu bir hareket.

Bütün bunlara rağmen Cenneti Beklerken salt bir geçmiş dönem filmi değil. İçinde günümüzden de bir şeyler bulunabilecek seyri çok hoş bir Türk filmi. Günümüzdeki sanata bakış açısının kökenini oldukça iyi gösteren, Derviş Zaim'in senaryosu ve yönetmenliğiyle vücut bulan Cenneti Beklerken yılın üst düzey filmlerinden biri olarak görülebilir. Kaynak : Çağdaş Polat

Son Yorumlar

Yandex.Metrica