2002 yılında ilki beyazperdeye uyarlanarak büyük bir hâsılat elde eden Örümcek Adam serisi, üçüncü ve yapımcılara göre "şimdilik" son filmi geçtiğimiz haftalarda gösterime girdi. Serinin ilk filminin ardından üç film olarak belirlenen seri, tüm dünyanın yüksek ilgisi nedeniyle, büyük bir olasılıkla daha da ileri taşınacak.

Serinin ilk iki filmine göre daha çok düşmanı olan Örümcek, görsel anlamda zengin sahneleriyle filme gidenlere parasının hakkını vermeye çalışıyor. Ancak bir aksiyon filmi olmaktan çok romantik-komedi havasında geçen filmin genel çoğunluğu, insanı eğlendiriyor. Sadece bu yüzden eşinizle, çocuğunuzla veya kız arkadaşınızla gidebileceğiniz eğlenceli film olarak değerlendirilebilir.

Filmin yapımcı ve yönetmen kadrosu ilk iki filmle aynı. Ancak yönetmen Sam Raimi dediğine göre serinin dördüncü filminin yapılması durumunda aynı koltukta oturmayacakmış. Vizyona girmeden Tokyo gibi dünyanın en büyük şehirlerinde reklam galaları düzenleyen örümceğin ağlarının da bu kadar sık örülmüşken, serinin devam etmemesi mucize olurdu zaten. Filmde gördüğümüz Amerikan imgelerinin de seri devam ettikçe artacağı söylenebilir. Süper kahramanın süper ülkesi imajını ne kadar çok yayarlarsa o kadar çok gözümüz korkar ya ondan. İşte tıpkı 300 Spartalı'daki gibi gerginliği belden aşağı vurmak, psikolojik savaş taktikleri kokusunu diğer yapımlarda da hissettiriyor. Bu yüzden özellikle kahramanlık filmleri özenli ve dikkatli seyredilmeli. Sanırım yapanlar farkında değildir; filmdeki vinç sahnesinde aşağıda çığlık atan insanlar bana 11 Eylül'ü ve aciz kalınmışlığı hatırlattı. Tıpkı "United 93" teki gibi...

Örümcek Adam'ın bu filmdeki macerasında, ilk iki filmdeki cin karakterinin yanı sıra, kum adamdan tutun da garip yaratığa kadar ne ararsanız var. Ancak filmin bana göre en büyük özelliği yaptığı son hamle olmuş. Örümcek Adam'ın filmdeki esas ve gerçek düşmanı kendisi olarak kurgulanmış. Yani gerçek süper kahramanların konuştuğu Hollywood dilinin arasında ufak da olsa hayatın bir gerçeğini yakalamak mümkün. Kendini beğenmişlik, kibir gibi içsel duygularla mücadele etmek zorunda kalan Örümcek, bu yönüyle tüm süper kahramanlardan şimdiden bir adım öne çıktı. Ancak film, üç saate yakın süresi, sonlarına doğru baygınlık getiren temposu ve sırf "olayları bağlama" endişesiyle yayvanlaşıyor. Bu bakımdan da Süperman Dönüyoru anımsatıyor.

Filmi izlerken yanınızda mutlaka patlamış mısır olmasını ve en azından bir arkadaşınızla gitmenizi tavsiye ediyorum. Ancak şunu da eklemeliyim ki filmi kaçıranlar, yetişemeyenler, zaman bulamayanlar filmi izleyemezlerse hayatlarından çok da önemli bir şey eksilmeyecektir. Zaten izlerken de temelde kahramanlaştırmayı, yüceleştirmeyi kaide alan Hollywood ve dolayısıyla Amerika'nın yapığı yanılsamaların farkında olarak izlemekte yarar var. Eğlenceli vakit geçirmek istiyorsanız, zamanınız ve paranız bolsa izleyebileceğiniz vizyon filmi olarak öne çıkıyor.    

Kaynak : Çağdaş Polat

Son Yorumlar

Yandex.Metrica