Holland’ın Krzysztof Zanussi, Andrzej Wajda gibi usta yönetmenlerin yanında başlayan sinema hayatında verdiği hemen her ürün, sinema klasikleri arasında yerini aldı. "Europa, Europa", "Olivier, Olivier", "Angry Harvest” ve "The Secret Garden" filmleriyle Oscar adaylıkları olan ve pek çok festivalden ödüller alan bu usta yönetmen, mayıs ayında Ankara’da Uçan Süpürge’nin konuğu olacak. 5-15 Mayıs 2005 tarihleri arasında gerçekleşecek olan 8. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, Holland’ın 4 filmine programında yer verecek.

Avrupa Avrupa - Europa Europa, 1990 Washington Post gazetesi “Durağan ve hareketli; şefkat ve ironi yüklü bir film” diye niteliyor Holland’ın “Avrupa Avrupa”sını. En iyi yabancı film dalında Altın Küre Ödülü sahibi de olan “Avrupa Avrupa” genç bir adamın yaşama arzusunun korku verici gerçek öyküsünü anlatıyor. Holland’ın dünya çapında tanınmasını sağlayan film, hem seyirci hem de eleştirmenler tarafından yere göğe sığdırılamayan bir klasik. İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudilerin yaşadığı trajediye dair yapılmış pek çok filmden ayrı bir yerde duran ateşli, ustaca, akıllıca ve evrensel bir film.

Olivier, Olivier, 1992 “Avrupa Avrupa” o kadar iyi bir filmdi ki Holland’ın bir sonraki filminde ne yapacağı merakla bekleniyordu. Ve Holland herkesi şaşırtarak “Avrupa, Avrupa” kadar iyi bir filmle seyircinin karşısına çıktı. “Oliver, Oliver”ı izleyenler Holland sinemasının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha anladı. Holland bu filmde de gerçek bir olaydan yola çıkıyor ve kayıp oğullarını arayan bir ailenin çarpıcı öyküsünü anlatıyordu. 9 yaşında ortadan kaybolan oğulları Olivier’ı 6 sene sonra karşılarında bulan ailenin çocuklarının gerçekliğinden şüpheye düşmeleri filmin kilit noktasıydı; seyirci iki saat boyunca belirsizlikle kıvranıyordu. Holland, bu görünüşte mükemmel, orta sınıf ailenin derinlerine dalıyor ve hastalıklı ilişkilerin büyüleyici ağını geriye çekiyordu. Olivier, Olivier hem oyuncuları hem de müziğiyle sinema tarihinin en etkileyici filmlerinden biri.

Tutkunun Şairleri - Total Eclipse, 1995 Edebiyat dünyasının en tartışmalı ve tutkulu aşklarından birini yaşayan Verlaine ve Rimbaud’nun öyküsünü anlatan “Total Eclipse”, hem sinema hem de edebiyat severlerin “kült” kabul ettiği bir film. Ünlü kişilikleri ve böylesine zor bir öyküyü anlatmayı başarabilmiş olmasıyla övgüler alan Holland, tutkunun nasıl bir şey olabileceğini de çarpıcı bir dille gösteriyor. Filmin en büyük kozlarından biri de sevgilisi Verlain’e "Yaşamımın sonuna kadar seninim" diyen Rimbaud’yu oynayan Leonardo Di Caprio. Eleştirmenler “Titanic”, “Aviator” gibi filmlerin bu ünlü oyuncusunun, en iyi performansını Total Eclipse ile gösterdiği konusunda hemfikir.

Julie’nin Hikayesi - Julie Walking Home, 2002 Holland’ın yine gerçek bir öyküden yola çıkarak yazdığı bu etkileyici film, Julie adlı bir kadının yolculuğunu anlatıyor. Film, hayatında pek çok yara taşıyan Julie’nin çıktığı yolculuğun sonunda evine geri dönüşüyle sonlanıyor. Pek çok şeyi değiştirmiş, yaralarına da ilaç bulmayı başarmış bu kadın portresi sinema tarihinin en zekice çizilmiş kadın kahramanlarından birini gösteriyor. Venedik Film Festivali’nde yarışan “Julie’nin Hikayesi” Agnieszka Holland’ın en dokunaklı filmlerinden.

Son Yorumlar

Yandex.Metrica