Dünya tarihine yön veren, uğrunda binlerce şehit verilen, Mustafa Kemal Atatürk’ü tarih sahnesine çıkaran, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın ulus olmalarını sağlayan, Sovyet Devrimi’ne zemin hazırlayan Çanakkale Savaşı Doğuş Grubu ana sponsorluğunda beyazperdeye taşınıyor. Belgeselde, tarihin en büyük 2. kara çıkarma harekatı olan Çanakkale Savaşı, bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış mektuplar, belgeler ve fotoğraflarla, savaşın 90. yılında tamamen objektif olarak ele alınıyor.

18 Mart’ta Türkiye’de, Nisan ayında da Yeni Zelanda ve Avustralya sinemalarında vizyona girecek olan “Gelibolu”, sadece Türk askerlerinin değil, din, dil, ırk, uyruk gözetmeksizin siperdeki askerlerin yaşadıkları acıları ve duygularını anlatan insan hikayelerinden örülüyor. O hikayeler de filmde, 2 İngiliz, 3 Yeni Zelandalı, 3 Avustralyalı ve 2 Türk toplam 10 ana karakterin mektup ve günlükleriyle anlatılıyor.

6 yılda çalışmaları tamamlanan “Gelibolu” için İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya, Avusturya, Avusturalya, Yeni Zelanda ve Türkiye’deki yetmişin üzerindeki arşivden yararlanıldı ve Çanakkale uzmanı 16 uluslararası tarihçi ile işbirliği yapıldı. İngiltere Kraliyet Savaş Müzesi, Avustralya Savaş Müzesi, Yeni Zelanda Kültür Bakanlığı ve Türk askeri müzelerinin işbirliği ile gerçekleştirilen belgesel, film formatı ile de ön plana çıkıyor. High Definition formatında çekilerek 35mm basılacak film Türkiye’de bu formatta çekilen ilk belgesel olma özelliğini taşıyor.

Filmin yapımcısı pek çok yabancı filme imzasını atmış olan Hamdi Döker, araştırma koordinatörü Dr. Feza Toker, görüntü yönetmeni Volker Tittel, sanat yönetmeni Oliver Munch. Filmin özel efektlerini Karl- Heinz Bochnig, müziklerini ise Demir Demirkan yapıyor.

Belgesel filmin müziklerini yapmanın bir dramayı müziklemekten daha farklı bir yaklaşım gerektirdiğini belirten Demir Demirkan “Gelibolu” belgeselinin müzikleri için şunları söyledi: “Benim ‘Gelibolu’ filmini müziklemek için özellikle seçmiş olmamın sebebi bu tarihi olaya olan özel ilgimin yanı sıra, filmin bir drama değil belgesel olması. Yani burada gerçek insanların gerçek duygularını, yazılmış ve saklanmış, hala var olan mektupları, günlükleri müzikal olarak ifade edip hayata geçirmek söz konusu. Bu filmde müzisyenin görevi, varsayılan bir duyguyu müziklemeyi aşıyor. Yani müzikal kariyerimde yepyeni bir adım.”

Son Yorumlar (1)

yedikule_zindanı avatar yedikule_zindanı 18 Mart 2010 10:15:03

10

Çanakkale ve Gelibolu bir destan olarak akıllarda hep kalacaktır..95 yıl geçti üstünden, neredeyse bir asır..

Yandex.Metrica