Pırıltıları henüz sönmemiş yıldızlar dökülüyor ve hüzün özlemi kimbilir \'daha\' kaç geçiyordu? Kabuk bağladığını sandığım bir elem içimi üşütmüştü. Pencereleri sonuna kadar açtım. Gecenin ıslak karanlığı hızla içeriye doluverdi... Sessizlik.

Cahide " Biliyor musun, " diye mırıldandı: " Cumhuriyet Tarihimiz\'in ilk superstar\'ı dedin ya, hoşuma gitti bu tanım. Tiyatroda Yıldız, Lale, Nedret, Gülistan, Nevil, Macide, Suna, Ayla, Muazzez, Ayfer, Gülriz, Nisa, Ayten, Nevra, Arsen, Zuhal, Ayda hep benim açtığım yoldan ilerlediler. Ayakta alkışlandılar.Ödüller kazandılar... Afife, Bedia ile aralarında köprü oldum ben. Yıldız ile aynı sahneyi paylaşmak isterdim... Gülriz ile de. Sinema farklı mıydı sanki? Sezer, Muhterem, Neriman, Leyla, Belgin, Türkan, Hülya, Fatma, Filiz... Hemen sonrasında Müjde, Zuhal, Sumru hatta Başak, Özgü benden çoğaldılar.
 
"Türkan\'a kırılmıştım bir vakitler. Şimdi komik geliyor, yıllar geçmiş üzerinden.Atilla Dorsay\'la yaptrığı bir söyleşide \'...Türkiye\'de bu ölçüde sevilen ilk kadın oyuncusunuz. Sizden önce belki Cahide Sonku\'dan söz edilebilir. Sahi, Cahide Sonku\'yu tanır mısınız?\' sorusuna \'Hayır, hiç filmini görmedim \' şeklinde bir yanıt vermişti. Dedim ya, gönül koymuştum. Demek hiç filmimi izlememiş." El Kızı\'nı da mı ? Orhan Kemal\'in romanından uyarlanan filmde onun kayınvalidesini oynamıştım. Karşılıklı sahnelerimiz ne çoktu... O filmi unutmuş olmalı, ya da aklından çıkmış, bir iz bırakmamış, şimdi ne önemi var ?"
 
Alkol ve ağlamaktan şişmiş gözlerinde birkaç damla yaş kalmış olsaydı onu da savuracaktı aslında. Ama kurumuştu göz pınarları.
 
Hüzün, örseleniş, geçmişte kalan şaşa her yeri kaplıyor, her yana siniyordu. Ağlamamak için yutkunuyordu Cahide.
 
Yutkunuyordum.
 
Derin bir sessizlik vardı evde. Acı bir duman gibi sızıyordu ruhlarımıza.
 
Yalnızdık !.Geberiyorduk yalnızlıktan.Cinnet çizgisini göğüsleyeli niceydi zaten.
 
"Her insanın durup dururken kendiyle yüzleştiği bir an vardır. O an bir gün mutlaka gelir Cemal bey. Kaçsak da. Habersiz, sinsice yapışır yakamıza."
 
Üzerinden bunca şeyin, bunca senenin, hicran, matem ve yıkılışın geçtiği o evlilikleri sormalıydım Cahide\'ye. Bir hastalık gibi, her geçen gün biraz daha sarıyor, kuşatıyordu  Cahide beni.
 
"Şişli Camii\'ne gelmişlerdi... Öyle çok değil, bir kaç kişi. Türkan\'ı hatırlıyorum hayal meyal. Selim İleri\'yi. Tülay da olmalıydı. Lale\'ye benim hayatımı oynaması için tekliflerini sıralıyordu o yapımcı. Lale kararsız gibiydi. Kabul et, beni en iyi sen canlandırabilirsin diyecektim.. vazgeçtim. Sevda\'nın adı da geçmişti bir ara..Kısmet Hale, Nurseli ve Nükhet\'in miş meğer..."
 
Yüzünde belli belirsiz bir dalgalanma oluştu. İnleyen bir sesle için için ağlamaya başladı.

 

Kaynak : Cemal Türker

Son Yorumlar

Yandex.Metrica