150 milyon dolar gibi büyük bir bütçeyle çekilen Ben Efsaneyim tadı damağınızda kalacak bir film olarak sinema tarihindeki yerini alıyor. Pek çok farklı türü içinde barındıran bir yapım. Korku, gerilim, dram, bilim-kurgu, aksiyon… Akıllardaki soruyu hemen yanıtlayalım; bu filmde aşk yok! Fakat psikolojik ve post apokaliptik öğeler ilk dakikalardan itibaren izleyici fazlasıyla etkileyeme başlıyor.
 
Filmi izlerken yerinizde durmanız pek mümkün değil. İyi düşünülmüş bir senaryo Will Smith’in usta oyunculuğu ile birleştiğinde ortaya çok güzel bir eser çıkmış. Richard Matheson’ın 1954 tarihli aynı isimli romanından uyarlanan filmin senaryosundan vizyona girişine kadar 10 yıllık bir hazırlık süresinin geçtiğini belirtmekte fayda var. Film sinema otoritelerince pek çok açıdan dört dörtlük olarak değerlendiriliyor. Daha şimdiden “Görsel Efekt” kategorisinde Oscar’a aday gösterildi. Gişe hasılatı ise dudak uçurtacak cinsten. ABD’de gösterime girdiği ilk 3 günde 76,5 milyon dolar hasılat getirdi ve 72,6 milyon dolar hasılata sahip “Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü” filmini de geride bırakarak yeni bir rekora imza attı!
Henüz izlemeyen okuyucularımıza fikir vermek amacıyla filmi kısaca özetleyelim. Kansere çare olarak bilim adamları tarafından geliştirilen virüs amacına ulaşır ve denendiği 10.009 kanserli hastayı iyileştirmeyi başarır. Ancak kısa süre sonra hastalarda kuduz belirtileri görülmeye başlanır. Ardından mutasyona uğrayan virüs kontrolden çıkar ve insanlar vampir-zombi karışımı yaratıklara dönüşürler. Dünya genelinde virüse karşı çok az insan bağışıklığa sahip olduğundan milyarlarca insan birkaç ay içerisinde ölür veya yaratıklaşır. Askeri doktor Robert Neville (Will Smith) de bağışıklığa sahiptir ve salgının başladığı New York’ta tek başına virüse karşı serum üretmeye çalışmaktadır. Ancak yaratıklar tarafından takip edildiğinden habersizdir…
 
Film temelde basit bir soruyu esas alıyor: “New York gibi büyük bir şehirde yalnız kalsanız ne yapardınız?” Usta oyuncu Will Smith bu soruya spor arabasıyla caddelerde manevralar yaparak, uçak gemisinde golf oynayarak ya da marketlerde dilediğince alışveriş yaparak cevap veriyor. Şehrin çeşitli yerlerine koyduğu mankenlerin yanı sıra köpeği de onun bu yalnızlığını paylaşmaya çalışıyor. Ancak doktor insanlığı kurtarmak misyonuna da sürekli bağlı kalıyor ve bu yönde gece-gündüz testler yapıyor. 
İzleyiciye Robert Neville’nin yalnızlığını aktaran psikolojik öğeler ilk yarıda kendini gösteriyor. İkinci yarı ise her şeyin nihayete erdiği bol aksiyonlu bir sekans olarak karşımıza çıkıyor. Kurtuluş Günü, Umudunu Kaybetme, Ali, Ben,Robot, Siyah Giyen Adamlar filmleriyle müziğin yanı sıra sinemada da ne kadar usta olduğunu gösteren Will Smith “Ben Efsaneyim” ile kariyerinin zirvesinde bir performans gösteriyor. Neredeyse tüm film boyunca her karede yer almak pek az oyuncuğunu kaldırabileceği bir yük.
 Hızlı, güçlü, ürkütücü vampir-zombi karışımı yaratık filmlerinin hayranları, psikolojik ve dram türü sevenleri, aksiyon ve görsel efekt tutkunları… Kısacası hoş vakit geçirmek isteyen herkesi sinemaya çeken bir film “Ben Efsaneyim”.

 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica