“Gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman filmi”

70-80 senedir Avrupa'da ve Amerika'da süper kahramanlar çiziliyor, boyanıyor. Yaklaşık 40 senedir de bunlar akan resim sinemada can buluyor. Çizgi romanın ve sinemanın ana arterlerini Amerikalılar tuttukları için genelde Amerikanvari kahramanlar izledik. Ülkesini -ki süper kahramanlar ne hikmetse genelde Amerikalıdır- kendisinden önde tutanlar, kötüyle savaşanlar, insanları kurtaranlar... Bu değişmezler bir süre sonra öylesine bir şablon haline geldi ki içinden çıkılamayan kısır döngü halini aldı. Bazıları yeniden çekildi, ama içerikleri aynıydı, Batman de bunlardan biriydi. Ancak... Memento'daki dahi zekâsıyla tanıdığımız Christopher Nolan, Batman'ı öyle bir hale getirdi ki buna sanırım Batman bile şaşırmıştır.

Hikâyenin akışı pek çok stüdyonun yapmayı istediği ancak seyirci reaksiyonunu tahmin edemediği için yapamadığı kötü kahraman yaratma şablonuna biraz uyuyor. Batman'in kendi içinde yaşadığı çelişki kadar, Joker'in anarşi yüklü, tebrik edilecek kıvrak zekâsı, bakış açısı Kara Şövalye filmini oldukça beslemiş. Kötünün iyiyi alt etmeye çalışması ilk defa bir kahraman filminde insanları öldürmekten ziyade "iyi kötü yapma" çabasına bürünmüş. Yapımı işte burada diğer türdeşlerinde mutlak çizgiyle ayırabiliyorsunuz. Ayrıca daha önce iki farklı filmde gördüğümüz İki Yüzlü Adam'ı ve Joker'i aynı filmde görüyoruz. Bütün sanat yapıtlarında iyinin saf iyi, kötünün mutlak kötü olduğunu yıllardır neredeyse ezberlemişken, birinin iyinin de sonradan kötü olabileceğini söylemesi ferahlatıcı diye düşünüyorum. Diğer olaysa filmin sıradanlaşan kahramanlıkları, kahramandan da öte konuma getirmesi. Batman'in halkın tepkisi pahasına, halkın iyiliğini düşünmesi biz seyircilerin ilk defa gördüğü durumlardan.

Bu filmde gördük ki Heath Ledger'in ölümü gerçekten çok büyük kayıpmış. Efsanevi Jack Nicholson'ın Joker'ini unutturacak şekilde, hatta daha iyisini oynamış. Küçüklüğü sorun içinde geçmiş, sıradan bir katilden fazlası olan Joker'in, anarşist eylemlerini, amacı kandan çok insanları kendisiyle hesaplaştıran hareketlerini son derece başarılı canlandırmış. Geniş oynamaya müsait rolünü son raddesine kadar kullanım Batman'lerin en iyi performanslarından birini ortaya koymuş. Christian Bale, Michael Caine, Morgan Freeman yine bildiğimiz standart oyunculuklarıyla gerekeni vermişler.

Memento'da filmi izletip katilden hala bi haber dolaşmamızı sağlayan, Prestij'de gözümüzün içine baka baka bizi kandıran, Batman'i baştan yaratan adam Christopher Nolan'ın yeni bir zekâ saçmasına 2008 yazında Kara Şövalye ile tanık olduk. Ve kahramanlığı uçmaktan, hızlı olmaktan öte erdemlilik olduğunu bastıra bastıra söyleyen yeni Batman'e kendimizi teslim ettik. Böylece son dönemde sıkça rastlanılan ucube süper kahramanlardan kurtulmuş olduk. Her karesini zevkle ve anlayarak izlediğiniz taktirde içinden, kendinizle ve çevrenizle ilgili önemli çıkarımlar yapabilirsiniz. Kesinlikle gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman filmi ve senenin en iyi filmlerinden.

Son Yorumlar

Yandex.Metrica