Yazlık sinemalarla çocuk yaşlarda Adana'da tanıştım. Mahallemizde Desoto Kemal'in sinemasında görmüştüm ilk filmleri ve sinema o yıllarda tek hayalim olmuştu...

Adana'dan çok sanatçı çıkar ve ben o yıllarda tüm sanatçıların Adanalı olduklarını sanırdım. Çünkü benim tanıdığım sanatçıların çoğu Adanalıydı ve babam onları ya mahalleden ya da okuldan tanırdı. Neden şehrimizden bu kadar çok sanatçı çıktığını ben hep merak ederdim. Cevabını öğrenmem uzun sürmedi... Adana'nın yazı çok uzundu ve kavurucu sıcakları vardı. Bu kavurucu yaz aylarında Adana'nın varlıklı insanları Tekir, Bürücek, Pozantı, Aladağ gibi yaylalarda dağ evlerine ya da Karataş, Yumurtalık gibi Akdeniz sahilindeki yazlıklarına giderlerdi. Orta halli veya yoksul Adana halkının tek eğlencesi o uzun yaz aksamlarında yazlık sinemalardı...

Bugün her caddesinde onlarca kahvehane ve birahanelerin olduğu o caddelerde eskiden yazlık sinemalar vardı. Benim doğduğum büyüdüğüm mahallemde desotonun sinemasi vardi. Arka sokağımızda "yazlik mine sinemasi", az ileride "Alemdar", "Olgun", "İpek" sinemalari vardı. Haftada bir bu sinemalardaki filmler değişir ve yeni filmler gelirdi.

Genç kızlarımız Belgin Doruk olurdu, Erkekler Ayhan Işık. Onlar gibi giyinir onlar gibi makyaj yaparlardı... Adana'da bu kadar çok yazlık sinema olması Yeşilçam için çok iyi bir film pazarıydı. Adana seyircisinin nabzını iyi dinlerdi film yapımcıları. Eğer bir film gişe yapmamışsa bir daha o Aktörlerin, Aktristlerin filmlerini istemezdi sinema sahipleri...

O yıllarda Altın Koza Film Festivali yapılırdı ve tüm sinema sanatçıları Adana'dakı sinemalara Gala'ya gelirdi, bizlerde onları yakından görürdük. Halk artık salon filmlerinden hoşlanmaz olmuştu, kendisine hitabedecek filmler ve oyuncular arıyordu. Bunu Adanalı sinemacılar Yeşilçam film şirketlerine iletmiş olacak ki artık Adanalı karayağız delikanlılar film çekmeye basladı ve Yılmaz Güney, Yılmaz Duru, Demir Karahan, Aytaç arman gibi sanatçılar doğurdu Çukurovamız.

Sinema, hayatımızın bir parçası olmuştu artık. Oyunlarımız da degişti, sessiz sinema oynamaya başlamıştık o yıllarda veya sinema filmlerinden bölümler oynardık. Ben başrol oynamak için çok kavgalar ederdim... O yıllardakı çocukluk oyunlarından daha sonraları yenı ağabeylerimiz çıktı sinema oyuncusu olarak. Menderes Samancılar, Cengiz Seziciler gibi çok değerli sinema sanatçıları kazandı Yeşilçam...

Sinema ve tiyatro altın çağını yaşıyordu bu sıralarda. Filmler için senaryo yazarları, edebiyatçılar, müzik ustaları çıktı Adana'dan. Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Şükran Ay, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, ve bugün Haluk Levent, Murat Kekilli, Atilla Taş, Yaşar, Fatih C. Turanbayburt gibi sanata gönül vermis yüzlerce insan...

Kısacası Adana bir sanatçı beşiği olmuştu. Koynunda yetiştirdiği sanatçılar Türkiye'ye maloldu artık ve hala da üretmeye devam ediyor yeni sanatçılarını...

Kaynak : Yusuf Kenan Üçer

Son Yorumlar

Yandex.Metrica