Çınar Ağacı posteri

BKM film son yıllarda izlediğim çok özel bir filme imzasını atmış. Handan İpekçi’nin yazıp yönettiği ‘Çınar Ağacı’nın galasına doğruyu söylemek gerekirse çok ön yargılı gittim. Çünkü, filmin fragmanına bakınca ‘Babam ve Oğlum’u kopyalamışlar dedim kendi kendime. Ancak Gala’da izlediğim tam 125 dakika süreyle gözümü bir saniye bile ayıramadığım filmi görünce kendime çok kızdım. Bu kadar ön yargılı olmamdan ötürü utandım.

Handan İpekçi adını ben ilk kez Babam Asker’de filminde duymuştum. Sonrasında izlediğim ve halen hafızalarımda yer edinen ‘büyük adam, küçük aşk’ isimli filmiyle övgüye değer, takdire şayan bulduğum bir isimdi. Saklı yüzler filmiyle şaşırtmaya devam eden İpekçi’nin son bombası ‘Çınar Ağacı’ herkesi kalbinden feth edeceğe benziyor.

Çınar Ağacı’nın kısa, basit gibi görünen ama müthiş bir zevkle izleyeceğiniz bir hikayesi var aslında. Emekli bir öğretmen’in birbirlerinden kopuk bir yaşamı sürdüren çocuklarını bir arada tutma çabasını izlerken, 6 yaşında bir çocuğun ana annesine duyduğu hayranlık ötesi sevgiyi ve bu sevginin ayakta tuttuğu sevgi yoksunu bir yaşlı kadının buruk mutluluklarını göreceksiniz... Gerçekten etkileyici bir film doğrusu. Son yıllarda on üzerinden on verdiğim ender filmlerden biriydi Çınar ağacı...

Türk sinemasının geldiği noktadan duyduğum mutluluğu her zaman ifade etmeye çalışıyorum, ama Çınar Ağacı gerçekten ayrı bir yerde tutulacak çok sıcak, çok samimi, çok gerçekçi başka bir film. Popülist davranılmış gibi görünen kadrosu ise, filmin içindeki karakteristik özelliklere göre cuk oturmuş aslında... Yani popülist değil, idealist davranılmış kast seçimlerinde. Rolün gerektirdiği hangi oyuncu varsa, o dahil edilmiş kadroya... Sonuçsa, muazzam bir eser çıkartmış ortaya...

Milyon dolarlık vurdulu kırdılı gişe filmlerinin yanında, bu kadar sade ve yalın ama bir o kadar özel bir filmin gişe de ne yapacağını çok merak ediyorum ama, gerçekten milyonları peşinden sürüklemesini diliyorum. Ticari değil, hissi kaygılar nedeniyle bunu arzu ediyorum. Herkesin içerisinde anne sevgisini, aile sevgisini, insan sevgisini bir kez daha ortaya çıkaran ve bize ‘kim olduğumuzu’ sorgulatan bir eser olarak yorumladığım Çınar Ağacı isimli bu özel filmde, kendinizi bir kez daha sorgulayacak ve kaybetmeye yüz tuttuğumuz değerleri tekrar kazanma adına herkesi alevlendireceğinden emin olun...

Filmin galasında herkes film sonunda salondan gözyaşlarıyla çıkmadan önce ağlayarak ayakta alkışladı. Doğrusu ben çok zor tuttum göz yaşlarımı filmde. Tutmak istedim belki de. Ama gerçekten sinemayı, hem de Türk sinemasını seven herkes bu filme muhakkak gitmeli. Hem de çoluk çocuk, eş dost, akraba kim varsa etrafında hepsiyle birlikte gidip seyretmeli. Kaybolan değerlerimizi bize hatırlatması adına çok özel bir film… Eline sağlık Handan İpekçi… Teşekkürler BKM…

Bir de not düşmek istiyorum sevgili Celile Toyon’a... Müthiş bir oyunculuk performansı ile bence bu sene Altın Portakal’ın tereddütsüz bir numaralı adayı. O kadar doğal ve gerçekçi bir performans sergilemiş ki filmde, herkes ‘Keşke böyle bir ana annem’ olsa diyecek... Belki de çoğumuzun ana annesi bu kadar şirindir ha ne dersiniz? Hiç dikkat ettiniz mi?

Kaynak : Ulaş Çobancı

Son Yorumlar (1)

Zerrin Ünal 21 Mart 2011 16:23:03

Anladığım kadarıyla Ulaş Bey'i filmin sadece etkileyiciliği sarmış sarmalamış. Peki öyküsü nedir? Neyi anlatır? Nasıl bir insanlık durumu sergiler? Bu konuda da bir fikri yok mu acaba Ulaş Bey'in?

Yandex.Metrica