"Hasanım, Yolun Açık Olsun!" posteri

Yakup Sancı:  

Sevgili dostlar, bu haftaki söyleşimizi Hasan Yıldız ile yapıyoruz. Hasan Yıldız aynı zamanda sitemizin de üyelerinden. Zaman zaman sessizce siteye girer haberleri, yorumları, röportajları okur. Sonra döneminde çekilen filmlerin sayfaları arasında özlemle gezinir. Bu değerli insanı yakından tanımanızı istiyorum. ‘’Yeşilçam oyuncuları soğuk insanlardır’’ Diyenler Lütfen gördüğünüz her hangi bir Yeşilçam oyuncusuna merhaba deyin. Karşılık olarak alacağınız merhabanın sıcaklığına, içtenliğine inanamayacaksınız. İşte bir emekçi, işte sıcak bir insan… 1947 yılında Adıyaman Gerger'de doğdu. Ailesinin Adana'ya göç etmesiyle Hasan YILDIZ 16 yaşındayken Adana Şehir Tiyatrosunda sahne almaya başladı. Adana Şehir Tiyatrosu kapandıktan sonra da Adana Sanat Tiyatrosu’nda sahne almaya başlayan Hasan YILDIZ 1963 yılında 16 yaşında iken babasına "ben oyuncu olmak, filmlerde oynamak istiyorum" dedi. Babasinin ona kızmasını bekliyordu. Rüyasında oğlu Hasan'ı bir filmde oynarken görmüş olan babası oğlunun bu isteği karşısında cok şaşkındı. Çünkü rüya gerçek olmuş, oğlu gelip filmlerde oynamak istediğini söylemişti. Baba Oğluna baktı, baktı, baktı. Hasan Korkuyordu "hadi baba kızacaksan kız" diyordu içinden. Babası Hasan'ı şaşırttı ve dedi ki: "Oğlum, Hasanım. Yolun açık olsun." Delikanlı Hasan Bu söze çok şaşırmış ve çok mutlu olmuştu. Babasının elini öptü. Delikanlı Hasan’ın şehrine bir film gelmişti. Koştu film setine .Rejisör: Ferit CEYLAN, Baş rol: Samim MERİÇ ve Yılmaz GÜNEY ,Film:"İkisi de Cesurdu". Delikanlı Hasan da cesurdu. Çekinmedi bana da bir rol verin demekten. Küçük de olsa bir rol kapmıştı.  

Hasan Yıldız: Çok mutlu olmuştum gerçekten. Hayatımda unutamadığım en güzel günlerden biridir sinemaya adım attığım o gün ve o film.  

1966 Yılında İstanbul’a gelir. Çeşitli filmlerde figüranlık yapmaya başlar.  

Hasan Yıldız: Tabii bu filmlerde figüranlığın ötesine geçemiyordum. 1968 yılına kadar küçük rollerle sinemaya devam ediyordum.1969'da "Ekspres Ekstra" gazetesinin düzenlemiş olduğu artist yarışmasına katıldım ve o yarışmada finalist oldum. 1971 yılında Yavuz YALINKILIÇ yönetmenliğindeki "Profesyoneller" filmiyle karakter oyunculuğuna başlayarak figüranlığın ötesine gidebilmiştim. 

1971 yılında bir adım ötesine gittiği oyunculuk hayatında çok sayıda filmde oynar. Ne var ki sinemamızda seks furyası dönemi başlamıştı. Hasan Yıldız çok sevdiği sinemaya bir süre ara verir. 

Hasan Yıldız: 1976-1979 Yıllarında seks furyası başladığında bir süre ara vererek serbest ticaret yaptım. Sinemadan uzak kaldım bir süre ama furyanın içinde olmadım. Olup bitenleri uzaktan izledim. 

1980'lerde sinemanın tekrar canlanmasıyla asıl işine döner. Oyunculuk hayatınızda ben bu rolde oynamam dediğiniz oldu mu? diye sorduğumuzda bakınız ne diyor.

Hasan Yıldız: Bir oyuncu her rolü oynamalı. Ben hiç rol seçmedim. İyiyi de, kötüyü de zevkle oynadım. Hiç bir zaman rolümü küçümsemedim. Üzerime yapışan her hangi bir etiket de yok bu nedenle. Şimdi ayakta kalabilmemin, iş yapıyor olmamın nedeni bu olsa gerek diye düşünüyorum. 

Yakup Sancı: Siz ayakta kalma nedeninizi açıkladınız peki yıllardır iş yapmayan, yapamayan diğer arkadaşlarınızın durumu nedir. 1976 Yılı Yeşilçam oyuncularının, emekçilerinin sonu mu oldu? Aradan yıllar geçmesine, onca sinema, dizi çekiliyor olmasına ramen neden Yeşilçam oyuncularına pek iş çıkmıyor? Ücretleri mi yüksek olduğu için tercih edilmezler? 

Hasan Yıldız: Bunun çeşitli nedenleri var. Öncelikle şunu belirtmemek isterim. Hiç yüksek ücret istemiyoruz. Bazen komik rakamlar bile olabiliyor. Şimdi nedenlerine gelelim. Eskiye dönecek olursak, bizim zamanımızda bir film çekilecekse önceden iş davetiyeleri gelirdi evimize ya da oturduğumuz artistler kahvesine. Yani bizim iş aramak gibi bir derdimiz yoktu. Bu işleri yapanlar belliydi iş seni buluyordu. Şimdi böyle değil.  Sen işi kovalamazsan iş gelip seni bulmuyor. İş yapmayan ya da yapamayan arkadaşlarımız evlerinde oturup, eskiden olduğu gibi işin gelip kendilerini bulmasını beklediler. Tabii yaşımızda ilerledi koşturamıyor birçok arkadaşım. En gençlerinden biri benim, benim de yaşım 62. Zaten bir çoğu öldü yaşayanların çoğu hasta. Arada bir baba rolü, dede rolüne giden arkadaşlarım oluyor ama yeterli değil. 

Yakup Sancı: Sinemadan para kazanabildiniz mi? 

Hasan Yıldız: Kazanmanın ölçüsü değişiyor insanlara göre. Hanlar, hamamlar, boğazda yalılar kazanmadık.  Ama hayatı idame ettirmek için gerekli parayı kazandık tabi ki. Herkes para kazandı. Başka bir işimiz yoktu sonuçta. Yaptığımız tek iş sinemaydı. Geçimimizi de sinemadan kazandığımız parayla yaptık, çocuklarımızı da sinemadan kazandığımız parayla okuttuk. Bunun aksini inkar eden nankörlük etmiş olur.

Yakup Sancı: Ustam, Bazen duyarız Yeşilçam oyuncuları zor durumda yiyecek ekmeğe muhtaçlar gibi bir sürü haber çıkıyor basında. Gerçekten böyle durumda olan var mı?  

Hasan Yıldız: Yeşilçam dönemi kapanınca bir çok arkadaşım açıkta kaldı evet.  Zor dönemler yaşadılar yaşadık. Ama onurumuzla yaşadık bu sıkıntılı dönemi. Kimseyi gasp etmedik. Kimsenin dükkanı’nı soymadık ve el açmadık. Bu haberleri asılsız ve onur kırıcı buluyorum. Çünkü konuştuğunuz gibi yazmıyorlar. Evet arkadaşlarım zor bir dönem yaşadılar. Bazıları aile düzeni kuramamışlardı. Akşam evlerinde bekleyen karıları, çocukları olmadığı gibi sorumlulukları da yoktu. Dolaysıyla özgürce yaşıyorlardı. Dönemin kapanmasıyla ortada kaldılar ama hiçbir zaman ayağa düşmediler. Sokağa çıktıklarında kendilerine acındırmadılar. Tertemiz kıyafetleri ile merhaba diyen hayranlarını selamladılar. Onurları ile yaşadılar ölenler onurları ile öldüler.

Yakup Sancı: Aranızda konuşuyorsunuzdur. Kameraya bir özlem var değil mi? 

Hasan Yıldız: Olmaz olur mu? Kolay değil. Hayatınızı o oyuncak ile oynamakla geçirmişsiniz. Yıllar olmuş hiç yüzünü görmüyorsunuz. Bu özlem bir oyuncuda hiçbir zaman bitmez. Bir dönem baş rol oynayan çoğu arkadaşım şimdi küçücük bir role bile hasret. İş yapmıyor, yapamıyor Kolay değil. Yılda hiç olmazsa bir iki iş yapmalılar. Tamam yaşları ilerledi dediğim gibi baba rolü, dede rolü de olsa oynamalılar. Sinema okulundan gelen ya da başka nedenlerle sinemaya giren oyuncular iş yapıyorlar. Yapımcılar, yönetmenler biraz duyarlı olmalı. İstemekle alakalı. Uzayda yaşamıyoruz istendiğinde bulabilirler. Örneğin Siz benimle konuşmak istediniz buldunuz ve konuşuyoruz.

Yakup Sancı: Sıkıntılı dönemler yaşadınız. Keşke sinemaya girmeseydim, başka bir iş yapsaydım dediğiniz, pişman olduğunuz oldu mu?

Hasan Yıldız: Hiç pişman olmadım. İnanır mısınız dünyaya gelsem tekrar yine oyuncu olurdum, yine bu işi yapardım. Çünkü bu iş bir tutku, bir sevdadır. Kanınıza bir karışmaya görsün bırakmanız imkansız. 

Yakup Sancı: Sinema sektörünün vefasız olduğu söylenir. Sizce sektör vefasız mı? 

Hasan Yıldız: En büyük vefasızlık sigortalarımızın yatırılmamasıdır. Bugün bir çok arkadaşımız emekli olabilir maaşlarını alabilirlerdi. Sürekli Yeşilçam oyuncuları şöyle zor durumda böyle zor durumda deyip duracaklarına neden bu vefasızlığın üstüne gitmezler? Neden sorumluları sorgulamazlar? Bakın ben emekli oldum. Ancak geriye dönük borçlarım olduğu maaş alamıyorum. 

Yakup Sancı: Şimdiki filmler ile sizin döneminizde çekilen filmler arasında ne gibi farklar var? 

Hasan Yıldız: Çok büyük farklar var. Günümüz teknolojisi o zamanlar yoktu. Kapalı kutu negatif çekiliyordu. Bütün hataları, bütün iyileri Rejisör Küçücük vizörden görürdü. Yönetmen filmi kafasında çeker, oyuncu dersine iyi çalışır hata yapmazdı. Çünkü negatif pahalıydı hata yapma lüksümüz yoktu. Buna ramen çok kaliteli filmler çekilirdi. Şimdi olmadı bir daha, olmadı bir daha. Şimdi oyuncu da hata yapsa sorun değil. Tekrar çekiliyor. Yönetmenler 4-5 asistanla çalışıyor.  

Yakup Sancı: Sizin zamanınızda jönlerin size yaklaşımı nasıldı? 

Hasan Yıldız: Yarısı mesafeli yarısı sıcak kanlıydı. Bize yakın olanlardan aklıma gelenler Yılmaz Güney,Serdar Gökhan, Aytaç Arman, Yılmaz Köksal, Edis Hun, Ayhan Işık, Ahmet Mekin, Göksel Arsoy, Tamer Yiğit, Tanju Korel, Aytekin Akaya, Behcet Nacar Diyebilirim.

Yakup Sancı: Yönetmenler?

Hasan Yıldız: Çok fazla yönetmenle çalıştık. Hepsi bizi severdi bizde onları seviyorduk. Hepsini sayamayacağım ama aklıma gelenler. Yavuz Yalınkılıç, Ömer Kavur, Yılmaz Güney, Natuk Baytan, Naci Çelik, Osman F. Seden. 

Yakup Sancı: Söyleşi yapmaktan son derece keyif aldığım bir misafir perver. Oynadığı filmlerin sayısını net olarak kendisinin bile hatırlamadığı bir sanatçı. Hayatı boyunca sinemada olmus ve hiç pişman olmamış bir emekçi. Son derece mütevazi, insanları kırmak kendini kırmaktır diyen bir beyefendi. Hasan Yıldız’a TEŞEKKÜRLER...

 

Son Yorumlar (7)

yildiray_cinar55 avatar yildiray_cinar55 03 Mart 2010 04:53:03

sevgili HASAN YILDIZ baba yi anlatmak bence dogru bir sey degildir cunki HASAN YILDIZ anlatilmaz yasanir. böyle mutevazi samimi durust iyi sicak iyi niyetli bir insan görmedim desem yeridir. böyle bir insan var mi daha dünyada. ben sevgili büyük aktö r HASAN YILDIZ abime ALLAH tan uzun ömürler DILIYORUM: saygi ve sevgilerimle

sungurbey avatar sungurbey 17 Ağustos 2009 19:39:08

Yakup bey çok teşekkür ederim bu kadar gönlü zengin mütevazi duygusal adam gibi adam dediğimiz ve sanatı bu kadar çok seven bir Beyoğlu beyefendisini bizlere tanıttığınız için inşşallah yeni projelerle ekranlarda bundan sonra çok daha sık görmek dile ğiyle.

zevkopat avatar zevkopat 23 Temmuz 2009 20:48:07

Eski oyuncularımızı ekranda gördüğümüzde onlardan haber alındığında ne kadar mutlu oluyorum bilemezsiniz..  Röportaj için çok teşekkürler...

Yandex.Metrica