"Kız sen sahiden artistsin herhalde" posteri

1944 yılında Türk anne ile Mısırlı babanın çocuğu olarak Mısır'da doğar. Annesi ile babası henüz iki yaşındayken ayrılırlar. Anne çocuğunu da yanına alarak Türkiye'ye döner. İlkokulu Göztepe de okur. Kadıköy Moda Kız Sanat Enstitüsünü bitirir. Sinemayla tanışması Ses Mecmuasının 1961 yılında açmış olduğu yarışmaya katılmasıyla olur. Yarışmada erkek adaylardan Tamer Yiğit birinci olurken, kadın adaylar içinde de kendisi birinci olur.

Güzel gözlerinden her zaman sıkça söz ettiren, Beyleri peşinden koşturan dönemin Starı Devlet Devrim, bir gün karşısına çıkan yakışıklı bir Bey"e aşık olur. Bey"in "Ya sinema, ya ben" deyisi karşısında çaresizdir ama bir tercih de yapmak zorundadır. Tercihini sevdiğinden yana kullanır ve sinemadan uzaklaşır. Devlet Devrim, kısa süren sinema yaşamında 130 filmde rol alarak sinemamızın incilerinden biri olur.

Devlet Devrim: Yarışmada birinci oldum ama ikinci üçüncü olan arkadaşlar sürekli film teklifleri alıyor çalışıyorlardı. Ben birinci olmama rağmen bir yıl teklif alamadım. Üzülüyordum bu duruma. Be-ya filme gittim. Ben birinci oldum neden beni filmlerde oynatmıyorsunuz dedim. Ayhan Işık da oradaydı. Be-ya Filmin sahibi Nusret İkbal, Ayhan Işığı gösterdi. "Bak kızım adamın yanında çocuğu gibi kalıyorsun" dedi. O zaman beni niye seçtiniz dedim. Yarışmada birinci olmama rağmen filmlerde oynayamıyor olmama çok içerliyordum...

Bir gün Kervan Filmin sahibi Ümit Utku çağırdı. "Bir filme başlıyoruz, sen oynayacaksın bu filmde. Çok güzel bir rol" dedi. Orhan Günşiray, Nebahat Çehre'nin oynadığı filmle sinemaya başladım.

Yakup Sancı: Oynadığınız roller sizi mutlu ediyor muydu?

Devlet Devrim: Ben hiç vamp kadın oynamadım. Benim oynadığım roller zengin kız, şımarık kız, komşu kızı oldu genelde. Filmlerde hangi jönü sevdiysem onu elimden aldılar. Ya nişanlı olurduk, ya evli olurduk. Ama hiç mesut olamazdık. Bir vamp kadın, ya da kenar mahallenin fakir kızı çıkar ve sevdiğimi elimden alırdı. Ben kimsenin elinden bir erkeği alamadım.

Duygusal, dram, dönem gibi çok çeşitli filmlerde oynadım. Dört yapraklı yoncalar gibi ismimin, şöhretimin olmasına rağmen istediğim yere bir türlü gelemedim.

Yakup Sancı: Sinemadan ayrılma nedeninize bir yerde "pes etmek" diyebilir miyiz?

Devlet Devrim: Pes ettim. İstediğim yere gelememiş olmak benim için üzüntü vericiydi. Buna kaçış da diyebiliriz. Evlenebileceğim bir insan da karşıma çıkınca sinemayı çok fazla düşünemedim. Birazda kader, yazı- yazgı... Oysa hiç artist olacağım diye bir idealim yoktu. Birdenbire sinemanın içinde buldum kendimi. Sinemanın içinde olunca hedefiniz de oluyor. Benim hedefim vardı ama o hedefe ulaşamadım.

Yakup Sancı: Eşiniz "Ya sinema ya ben" diyerek neden böyle bir tercih yaptırmak zorunda bıraktı?

Devlet Devrim: Eşim sinemada olmamı istemedi. Hem ev hem sinema hayatı zor gelirdi sanırım. Bir de ben sinemada istediğim yere gelememiştim. Patronlar çok sevdi, seyirci çok sevdi ama kariyer olarak istediğim yere gelememiştim.

Benim filmlerde oynadığımı eşim kayınpederime söylemişti ama kayınpederim pek ciddiye almadı sanırım. İskenderun'a gitmiştim. Kayınpederimle caddede yürüyoruz, arkamızda bir ordu insan bizi takip ediyordu. Kayınpederim, "bunlar niye bizi takip ediyor?" dedi. Bilmem ki dedim. "Kız sen sahiden artistsin herhalde" dedi. Sinemadan ayrılarak evlendim, bir oğlum var. 40 senedir evliyim.

Yakup Sancı: Sinema ile evlilik bir arada yürümüyor mu?

Devlet Devrim: Kadın olsun erkek olsun sinemacı işe gittiğinde çok geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalıyor. Bu evde bekleyen eş için rahatsızlık verici bir durum. Evdeki eş de sevdiğini yanında ister. Yemeğini beraber yemek ister. Her eş, eşini ne kadar çok severse sevsin ne kadar güvenirse güvensin içinde bir "acaba" yaşar. Bu durumda huzursuzluk çıkıyor, bir süre sonra da eşler ayrılıyor. Evlenip kısa bir süre sonra ayrılma nedenlerinden biridir bu durum. 

Yakup Sancı: Kişi eşini kıskanmalı mı?

Devlet Devrim: Elbette kıskanmalı ama onu rahatsız edecek düzeyde değil. Bunun bir ölçüsü olmalı. Her insanın dürtüleri var önemli olan bu dürtüleri baskı altına alabilmek.

Yakup Sancı: Devlet Devrim'in nasıl bir yaşam içinde?

Devlet Devrim: Sanatçı arkadaşlarım var. Komşularım var. Sevdiğim çok insan var. Onlarla buluşuruz konuşuruz. Çok zor hastalıklar geçirdim ama yaşamayı çok seviyorum. Bu nedenle hepsini yendim. Hiç bir şeye kötü bakmam. Hayata sıkıca bağlıyım. İyi niyetim nedeniyle bazı tatsızlıklar yaşamış olmama rağmen, hayata iyi niyetli bakmayı seviyorum. Mutluyum.

Yakup Sancı: Bir dönem gazinolarda sahne de aldınız değil mi?

Devlet Devrim: Evet bu dönem de furyanın başladığı ve benim evlendiğim yıllara denk düşer. Furya başlayınca sinema insanları ya evlerine kapandı ya da kendini sahnede buldu. Kalanlar ise manevi olarak furyanın içinde boğuldu. Ben sahneye kaçtım. İki yıl sürdü sahne hayatım. Evlilik nedeniyle sahneyi de bıraktım.

Yakup Sancı: Sinemayı bıraktığınıza pişman oldunuz mu?

Devlet Devrim: Hiç olmadım. Eşim çok aktif bir insandır. Bana o pişmanlığı yaşatmadı. Her gece programa gider gibi gezmelere giderdik. Halen de öyleyiz. Sanatçı arkadaşlarımdan hiç kopmadım. Onlarla sürekli görüştüm. Eşim sadece sinema ve sahne hayatımı istemedi. Onun dışında herhangi bir özgürlük kısıtlaması içinde olmadı. Eşimin ailesi de beni çok sevdi. Aile yaşantısını sevdim. Bu nedenle hiç pişmanlık yaşamadım.

Yakup Sancı: "Sinemayı bıraktım" demeniz güzel bir proje geldiğinde "çalışmam" anlamına da geliyor mu?

Devlet Devrim: Bazen güzel projeler geliyor, içim kıpırdıyor ama eşim "Biz o kapıyı kapattık" diyor. Maddi ya da manevi olarak beni tatmin edecek bir proje olursa oynarım. Bir şey beni cezbetmeli. Çalışmak için çalışmam.

Benim sinemada olduğum dönemler güzel filmler yapıldı. Kalabalık kadrolu filmlerdi bu filmler. Başrol oyuncularının dışında karakter oyuncuları, figüran oyuncuları insanlar tarafından tanınan yüzlerdi. Şimdiki filmlere baktığımızda onca film çekiliyor ama çok fazla kişi tanınmıyor. Filmlerde 3-5 kişi anca tanıdık sima. Bizim dönemimizde dediğim gibi bakkalı, manavı oynayan en küçük rol sahibi oyuncu bile sokakta tanınan kişiydi. Sevilen, saygı gören kişiydi. Bu Yeşilçam sinemasıydı. Bu insanlar Yeşilçam insanlarıydı. Sinemayı bırakalı 40 yıl olmuş ama beni hatırlayabiliyorsunuz. Yeşilçam sineması bu işte... Günümüz sineması ile aralarındaki fark bu...

Yakup Sancı: Bir set anınızı anlatır mısınız?

Devlet Devrim: Filiz Akın'la "Sözde Kızlar" diye bir filmde oynuyoruz. Film içinde köyden gelip batakhaneye düşüyoruz. Polis tarafından basılıyoruz bizi zührevi hastalıklar hastanesine götürüyorlar. Hastanede bu sahneyi çekeceğiz. Tabi hastanede sahici hastalar da var. Onlarda basılmışlar muayene için gelmişler. Biz Filiz'le şakalaşıyoruz aramızda. Onlar bize bakıyorlar. Kızlardan birisi "Şekerim yeni mi düştünüz?" dedi. Filiz de neşe dolu bir insandır. Şaka yapmayı sever "Ay evet şekerim yeni düştük. Ne yapalım şoförün tuzağına geldik" dedi. Sonra tabii gerçeği söyledi. Filiz de ben de tanınmış insanlardık ama bizi tanımadılar. Zavallılar çalışmaktan film izleyemiyorlar demek ki. Nerden tanısınlar. Allah düşürmesin oralara.

Yakup Sancı: Sinemadan ayrılışınızın üstünden 40 yıl da geçse "Bir Devlet Devrim vardı" der, arar buluruz. Sizlerle her zaman olduğu gibi geçmişten geleceğe uzanan köprüde buluşalım. Sevgiyle kalın...

Devlet Devrim'e Teşekkürler.

Her hakkı saklıdır. Yazarının ve www.sinematürk.com 'un izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz.
 
Yakup Sancı İletişim: editor@sinematurk.com

 


 

Kaynak : Yakup Sancı

Son Yorumlar (4)

kariz_ma_35 avatar kariz_ma_35 19 Mayıs 2011 20:33:05

Güzel röportaj işte yeşilçamın büyüsü bu. Aradan 40 yıl geçsede unutulmuyorlar tanınıyorlar. Teşekkürler..

delikadir39 avatar delikadir39 15 Mayıs 2011 20:10:05

Sinemamızda 60lı yıllarda iz bırakan bir oyuncuydu.Gülüşü ve kendisi hala çok güzel.Devlet Devrim'i iyi gördüğüm için sevindim.Devlet Devrim'e rahat bir ömür dilerim.

turgut1955 avatar turgut1955 15 Mayıs 2011 13:54:05

Türksinemasin   ve  yeşilçamın.   en güzelli   ayrıca en güzel   kadın oyuncusu ..ne  yazıkkı  kendisiyle  tanışmak  ve çalışmak  nasip olmadı...kendisine   uzun ömürler  ve başarılar. dilerim..

Yandex.Metrica