"Oyunculuk hiçbir zaman bırakılmaz" posteri

Tam Adı Lütfi Oktay Gürsel olan Oktay Gürsel, 1942 yılında Gaziantep'te 5 çocuklu bir ailenin 3'üncü çocuğu olarak dünyaya gelir. Adana Mestanzade Hacı Mahmut Ağa Vakfı'nın evladiyesi olarak ailece hayatlarını sürdürürler.

Gaziantep ve Maraş Lisesinde tahsilini yaparken Lisenin spor ve tiyatro başkanlığını üstlenir. Sporda çekiç atma dalında büyük gelişmeler kaydeder, hurdacılardan aldığı demir ve zincirleri birleştirerek çekiç atma antremanları yaparken bir taraftan da tiyatro çalışmalarını yürütür. İlk sahneye koyduğu oyun "Duvarların Ötesi" olur. Daha sonra "Caz - Hayat Rüzgarları - Turistin Başına Gelenler", "Çılgınlar Pansiyonu" ve "Yedi Deli Var" adlı oyunlarda başrolü oynar, büyük beğeni toplar.  Abisinin yazdığı mahalli oyunları halk evlerinde sahneye koyar ve kendisini çok arzu ettiği sinemaya hazırlar.

1961 yılında hurdacılardan aldığı demir ve zincirlerle yaptığı antremanlar işe yaramıştır. Galatasaray Kulübüne lisanslı olarak transferi gerçekleşir aynı yıl gençler çekiç atma Türkiye Şampiyonu olur ve milli takıma seçilir. Oktay Gürsel daha sonra çeşitli yarışmalarda otuza yakın kupa ve 15 madalya kazanır.

1964 yılında o yılların ünlü aktörü Hüseyin Peyda'nın yönlendirmesi ile sinemaya ilk adımını atar. "Cilalı İbo" ve"Kırk Haramiler" filminde rol alır. Artık Oktay Gürsel Yeşilçamlı olmuştur.

Askerlik döneminden sonra 1966 yılında tekrar Yeşilçam'a dönen Oktay Gürsel bir müddet Zeki Alpan'ın yanında makyör asistanı olarak çalışırken gezici tiyatrolarda hem makyör asistanlığı yapar hem de oyunlarda rol alır. Bu arada Oktay Gürsel Muharrem Gürses'in boyu fiziği ve sporcu kimliği ile dikkatini çeker ve Muharrem Gürses, "Bizansı Titreten Yiğit" filminde oynaması için rol teklif eder. Atilla Arcan ile başrolü paylaşır. Daha sonra Kosterika Ahmet vasıtası ile tanıdığı Yönetmen Nuri Akıncı'nın filminde Tanju Korel ile "Çakırcalı Mehmet Efe Kamalı Zeybek'e Karşı, ve Kamalı Zeybek'in Oğlu" filmlerinde başrolleri paylaşır.

Bu filmlerle Oktay Gürsel Yeşilçam da kendini kanıtlamıştır. Yine Nuri Akıncı'nın çektiği Fatma Karanfil'in ilk filmi olan "Zeynom" filminde başrol oynar. 1967 yılında Yeşilçam'ın ilk fantastik filmi olan "Kilink" serilerinde oynayan Oktay Gürsel arkadaşları tarafından"Kilink Oktay" diye çağırılır olur.

İlhan Engin'in yönetmenliğinde "Dev Adam filmiyle sanat hayatını sürdüren Oktay Gürsel, Türkan Şoray, Ekrem Bora ve Oktay Gürsel'in başrollerini paylaştıkları "Aşk Eski Bir Yalan" filmiyle sinemada kalıcı olduğunu ispatlar. Mısır ile ortak yapım olan "Kadın Paylaşılmaz" filminde başrolü İzzet Günay,  Mısırlı aktrist Necla Fethi, Turgut Özatay ile paylaşan Oktay Gürsel seks filmlerin başlaması ile Türkiye de sinema hayatını sonlandırır.

Belli bir yaşın altında olanlar "Oktay Gürsel kim acaba?" diyebilir. İşte Oktay Gürsel...

Oktay Gürsel: Almanya'ya gittim. Sanattan kopmadım tabii. 1984 yılında Bavaria Film adına yapılan Cem Karaca'nın müziklerini yaptığı "Komşumuz Balta Ailesi" adlı 12 bölümlük televizyon dizisinde rol aldım. 1988 yılında "Çılgın Bir Ölü" daha sonraları ise"İzmir Deniz Kıyısındadır" "Son Kullanılan Şans" ve "Bir Kuyumcu Cinayeti 1998" "Kapanmamış Dosyalar Deutz Taxi 2000" filminde rol aldım. Son olarak da oğlum Mertay Gürsel ile beraber "Gençlik Pazarı" adlı film de oynadık. Daha sonra Almanya ya gelen Yeşilçam sinema yapımcıları beni buldular "Asrın Kadını, Acı Ekmek, Bir Umut Uğruna ve Töre" gibi birçok filmde oynadım.

Yakup Sancı: Sinemada ciddi bir kariyeriniz var ama isminizi unutturdunuz. Bunun nedeni Türkiye'de yaşamıyor olmanız mı yoksa başka nedenleri de var mı?

Oktay Gürsel: Evet uzun yıllar Almanya da yaşadım. Ama sık sık Türkiye'ye de geldim ve vaktimin çoğunu Marmaris de geçirdim. Halen Marmaris de yaşamaktayım. Dolayısıyla gözden uzak oldum.

Yakup Sancı: Almanya'ya gidiş nedeniniz neydi?

Oktay Gürsel: Eşimle birlikte yeni bir hayata başlamak istediğimden dolayı Almanya ya gittim. O yıllarda film sektörü farklı arayışlar içerisine girmişti. Daha doğrusu bir belirsizlik vardı. Bu durum da bana ve bazı arkadaşlarıma olumsuz yansıyordu. Bu tedirginlik ve belirsizlik benim Almaya ya gitmemin en büyük sebeplerinden biri oldu.

Yakup Sancı: Seks furyası başlayınca pek çok kişi sinemadan uzaklaştı. Bu furyanın içinde "namuslu çalışmak" mümkün değil miydi?

Oktay Gürsel: Evet mümkündü fakat Yeşilçam'dan kazandığım paranın evimi geçindiremeyeceğini anladığım için eşimle birlikte karar verip yurt dışına gittim.

Yakup Sancı: Setlerde yoğun olarak çalıştığınız o yıllara dönecek olursak, en çok neyin özlemini çekiyorsunuz?

Oktay Gürsel: O zaman çok farklı bir ortam ve arkadaşlık vardı. En çok özlediğim de oradaki dostluklardır. Belki çok zor şartlarda çalışıyorduk ama Yeşilçam sevgisi ağır basıyordu. 1966 askerli sonrası tekrar sinemaya döndüğümde akrabam olan karakter oyuncusu Sayın Yavuz Karakaş ağabeyimin çok desteğini gördüm. Hatta merhum Yönetmen Sayın Muharrem Gürses ve birçoklarıyla da Yavuz ağabeyim tanıştırmıştı. Ara sıra Öğleden sonraları buluşur Yavuz ağabeyimle ve sevgili Atilla Arcan'la Beyoğlu'nu turlardık. Ne güzel unutulmaz anılardı onlar.

Yakup Sancı: "Klink" filmlerini çekerken dublör kullandınız mı?

Oktay Gürsel: Oyunculuğum süresince unutulmaz acı ve tatlı birçok olaylar yaşadım. "Kilink Sarışın Tehlike" Filmini çekerken; sette bir anlık dalgınlıktan dolayı rol icabı boynuna ilmik geçirmiş olduğumuz Aysel Tanju sandalyenin bir anda kaymasıyla az kalsın boğuluyordu. Hızlı bir şekilde müdahale etmesem bekli de geç olacaktı.  Sorunuzun cevabına gelince, "Kilink" filmlerinde dublör kullanmadığım için ufak tefek birçok kaza atlattım.

Yakup Sancı: Güzel bir rol teklifi aldığınızda yine kamera karşısına geçer misiniz yoksa oyunculuğu tamamen bıraktınız mı?

Oktay Gürsel: Oyunculuk hiçbir zaman bırakılmaz. Ta ki hayata nokta koyuncaya kadar... Bazı ustalarım hala başarıyla oyunculuğa devam ediyorlar ve ben de çok gururlanıyorum. Oyunculuk tutkumu alevlendirecek kaliteli ve ciddi tekliflere her zaman açığım.

Yakup Sancı: Oğlunuzla birlikte bir filmde oynadığınızı söylediniz. Oğlunuzun oyuncu olmasını istiyor musunuz?

Oktay Gürsel: Oğlumun bir çok konuda örneğin spor, tiyatro, sosyal ilişkiler vb. altyapısının sağlam olması için değişik ülkelerde kaliteli ve iyi eğitimler almasını sağladım. 1999-2000 yılları Mr. Turkey yarışmasına getirdim. Ancak 1999'da yaşanan talihsiz deprem nedeniyle yarışma iptal edildi ve o yıldan bu yana da düzenlenmiyor. Yarışmanın tekrar düzenlenmesi için birkaç yıl beklememiz rica edildi ve biz de bekledik. Yarışma düzenlenmeyince 2001 yılında karşısına çıkan fırsatı değerlendirerek Marmaris'te işletmeciliğe soyundu ve hala devam ediyor. Oyuncu olmasını ve benden bayrağı devralmasını çok arzuluyordum. Ancak hayat onu farklı yerlere getirdi. Şu anda zaten eğitimini de almış olduğu mesleğini başarıyla sürdürüyor. Yine de uygun bir teklif olursa oynamasını isterim. Ama o ne der bilmiyorum.

Yakup Sancı: Oktay Gürsel şimdi ne iş yapıyor?

Oktay Gürsel:  40 Yıl Almanya da kaldım. Ailem ile birlikte kesin dönüş yaparak Türkiye de özlem duyduğum Marmaris'e yerleştim. Oğlum Mertay Gürsel ile birlikte restoran işletmeciliği yapmaktayım. Turizm sektörü ile ilgili yeni projeler üzerinde çalışıyorum.

Oktay Gürsel'e Teşekkürler.
Her hakkı saklıdır. Yazarının ve www.sinematürk.com'un izni olmaksızın alıntı yapılamaz, kullanılamaz.
Yakup Sancı İletişim: editor@sinematurk.com

Kaynak : Yakup Sancı

Son Yorumlar (3)

kariz_ma_35 avatar kariz_ma_35 12 Nisan 2012 09:01:04

Hiç tanımadığımız ismini bile duymadığımız bir aktörü bu röportaj sayesinde tanımış olduk. Teşekkürler..

turgut1955 avatar turgut1955 07 Nisan 2012 09:35:04

Oktay gürsel çok iyi insan  çok iyi  oyuncu çalışmak  nasip  olmadı bizim zamanımda  para yoktu dostluk vardı arkadaşlık vardı ayrıcada çok onurluyduk..oktay gürsel çok  filmlerde oynadı oktay gürselin fazla göz fazla  olmamasın   sebebi  yağcı yalak a değildi çok onurluydu. onurlu insanlar fazla ön plana çıkmazlar..kendisiyle çalışamadım  kendisini  yeşilçamdan  çok iyi tanıyorum dostluğum olmasada..burdan  oktay gürsele  yeni hayatında  başarılar..

erdoğanavcı avatar erdoğanavcı 06 Nisan 2012 21:26:04

     Sinemada böyle gizli kalmış bir sanatçıyı tanımak beni çok mutlu etti. Sporcu , sanatçı kimliği milli takıma kadar  yükselişi ve YEŞİLÇAM da zirvedeyken bırakıp gitmesi , yurt dışında sinemadan kopmaması bu mesleğe ne kadar sevdalandığını göster iyor. Kendisine şimdiki hayatında başarılar ve sağlıklar diliyorum.. 

Yandex.Metrica