"İlk filmim Yasak Aşk filmini yaptığım zaman, ben daha çok İngilizce'den okuduğum teorik kitapların etkisiyle, batılı formasyona sahip bir yapıdaydım. Fakat filmi çekmeye başlayınca, başka gerçeklerle yüzyüze geldim. Benim teorik olarak kitaplardan okuduklarımla, seyrettiğim başka ülkelerin klasik filmlerini oluşturan ortamlarla Türkiyedeki sinema ortamının çok farklı yapıda olduğunu işin içine girince gördüm.." Bu sözler, sinemamızda  özel bir yeri olan, yönetmen Halit Refiğ'e ait.

Bir dönem sinema çevresi ve batı düşünce çevresi diye saflaşmaya kadar giden sinema adamlarımızın kavgasına 1959 yapımı Memduh Ün'ün Üç Arkadaş filmi neden sayılabilir. O yıllarda şaşırtıcı bir film olarak çıkmıştı, mucize bir filmdi. Amerikan filminden yola çıkıp (Şehir Işıkları), derli toplu ve iyi anlatılmış bir filmdi. Fakat keskin batıcı kanat filmi küçümser, yok sayar. Bir yeşilçam melodramı nasıl olur da "sanat" sayılır gibi bir yaklaşımları olur. Çünkü  "sinemacılarımızdan  hiç birşey  olmaz" düşüncelerine sahiptiler. Tam o sıralarda ilginç bir şey oldu, Susuz Yaz Berlinde büyük ödülü aldı. Bu ödül kavgayı iyice büyütürken, devletinde sinemayla biraz daha yakından ilgilenmesini sağladı.

Bir çok yerli film Anadoluda Rekorlar kırmaya başlayınca yabancı film ithalatçıları da rahatsız oldu. Yılda 10 15 film yapılırken yüzlerce film yapılmaya başlandı. İşletmeciler güzel paralar kazanıyorlardı. Sinema işletmecilerinin avanslarıyla  Anadoluda tutacak filmler sipariş ediliyordu. Yani  Yabancı ülkelerde olduğu gibi ne devlet sineması nede sermaye sineması vardı, seyircinin sermayesiyle oluşan dünyada örneği olmayan bir sinemaydı bizimki. Halk sineması...

 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica