1947 yılında İstanbul'un Üsküdar ilçesinin Kuzguncuk semtinde dünyaya gelmiştir. Bulgaristan göçmeni bir ailenin en büyük çocuğudur. Annesi Melek Hanım çocuklarının geleceğini düşünen son derece otoriter bir kadın, babası Sedat bey ise narenciye işleriyle uğraşan bir tüccardır. Üç kız kardeşin içinde en büyüğü olması Hülya Koçyiğit için bir avantaj olmuştur. Özellikle annesi onun üzerine titremiş ve onda bir sanatçı ruhu olduğunu hissetmiştir. Bu yüzden Hülya`nın geleceği için her türlü imkanlarını kullanmışlardır.

Sanat hayatına 8 yaşında Ankara'da yatılı bale eğitimi alarak başladı. İstanbul'da kalan ailesiyle uzakta olması onu çok üzüyordu. İki senelik bu özlem İstanbul konservatuarına geçiş yapmasıyla son buluyor, bir yandan okuyup bir yandan da konservatuar eğitimi alıyordu. Bu süre içinde iki kız kardeşiyle birlikte İstanbul Şehir Tiyatrosu`nun çocuk bölümünde sahne almaya başladı. Koçyiğit`in kabiliyetini keşfeden Muhsin Ertuğrul, onun drama eğitimi almasını sağladı. Nilüfer Koçyiğit ise yönetmen Metin Erksan'la birlikte film çekimlerindeydi.

Bu sırada Hülya, Ses dergisinin düzenlemiş olduğu sinema yetenek sınavına katılmış ve bir çok yapımcıyla film konusunda anlaşmıştı. Metin Erksan Susuz Yaz adlı film için genç bir kız arıyordu. Usta yönetmeni kızı Nilüfer'in film çekimlerinde tanıyan Melek hanım, onu kızı Hülya ile tanıştırdı. Böylece 1963 yılında henüz 16 yaşındayken uzun bir sinema serüveni başlamış oldu. Erol Taş ve Ulvi Doğan`la başrol oynadığı Susuz Yaz, Berlin Film Festivali`nin en önemli ödülü Altın Ayı'ya layık görüldü. Aynı zamanda bu ödül Türk sinema tarihinin en önemli ödülüydü.

Koçyiğit'in babası bu film sonrasında kaldırıldığı hastanede 39 yaşında yaşamını yitirdi. Babasının ölmesiyle derin bir üzüntü yaşayan Koçyiğit, hayatın sorumluluğunu üstüne almaya kararlıydı ve kaldığı yerden devam etti. Susuz Yaz adlı film sonrası basının yoğun ilgisiyle karşılaşmış, kendisi için “Yeni Bir Yıldız Doğuyor” ifadesi kullanılmıştı. Türk sinemasının taçsız kralı Ayhan Işık'ı örnek alan Koçyiğit, onunla birlikte başrol oynayıp sinema kariyerini yükseltip sağlamlaştırmıştı. Vurun Kahpeye, Katilin Kızı, Yıldızların Altında, Yalancı, Hıçkırık ve Dudaktan Kalbe adlı filmlerle izleyicinin sevgisini kazandı.

Sürekli film çekimlerine gitmesiyle oluşan yorgunluk ve sürmenaj tehlikesine karşı kardeşleriyle birlikte yaptığı tatil onun hayatında yeni bir dönem açmasını sağladı. O sırada kamp yapan Fenerbahçe futbol kulübünün milli oyuncusu Selim Soydan'la bir vesile ile tanışıp 1968 yılının Ağustos ayında evlendiler. Anlayışlı bir koca ile evlenmesi onu sinema hayatında fazlasıyla geliştirdi. Bir yıl sonra Gülşah adında kız çocukları dünyaya geldi. Ama bu durum Koçyiğit`in sinema hayatını engellemedi. Kerime Nadir, Muazzez Tahsin Berkant, Esat Mahmut Karakurt, Peride Celal ve Halide Edib Adıvar'ın eserlerinin sinemaya aktarılmasında önemli bir rol üstlendi.

Aşk filmlerinin yönetmeni Orhan Aksoy`la daha fazla çalışan Koçyiğit, daha farklı rollerde de oynamayı istiyordu. Bu açıdan Ömer Lütfü Akad`ı yönetmen olarak beğeniyordu. Ünlü yönetmenin Gelin, Düğün, Diyet üçlemesinde oynaması konu itibariyle onun açısından önemli bir gelişme olmuştur. 70`li yıllarda başlayan erotik film dönemi bir çok sanatçıyı etkilediği gibi Hülya Koçyiğit'i de etkilemiştir. 1976-1987 arası assolist olarak sahneye çıkıp bir yandan da şarkı söylemiştir. İşte Hayat, İstasyon, kızı Gülşah'la oynadığı Gülşah ve Gülşah Küçük Anne filmleriyle devam etmiştir. Daha sonra ağırlıklı olarak Şerif Gören'in yönetimindeki filmlerde oynayan Koçyiğit, Almanya Acı Vatan, Firar, Derman, Kurbağalar, Evlidir Ne Yapsa Yeridir gibi önemli filmlerde başrolü üstlenmiştir. Sinema dışında annesi Melek hanımın yıllarca felçli olması da onu fazlasıyla etkilemiştir. Çok destek gördüğü annesini 2006 yılında kaybetmiştir.

Hülya Koçyiğit Antalya Altın Portakal Film Festivalinde en fazla ödül almış aktristdir. 1991 yılında devlet sanatçısı seçilen Koçyiğit, Kültür Bakanlığı tarafından yurt dışında düzenlenen Türk Film haftalarında ülkemizi temsil eden sinema sanatçılarındandır. Macaristan, Polonya, Çin, Hollanda, Almanya, Suriye, İtalya, Japonya ve Hindistan'da düzenlenen Türk Filmleri haftalarında en çok ülkemizi sinema dalında temsil etme onuru Hülya Koçyiğit'e verilmiştir. 1991-1992 yılında kurucusu olduğu SODER ( Sinema Oyuncuları Derneği)'de 4 yıl başkanlık yapmıştır ve derneğin yönetim kurulunda göreve devam etmektedir.

Yurt İçinde Aldığı Ödüller
6. Antalya Altın Portakal Film Festivali- 1969 (Cemile filmi ile)
10. Antalya Altın Portakal Film Festivali- 1973 (Tanrı Misafiri filmi ile)
12. Antalya Altın Portakal Film Festivali- 1975 (Diyet filmi ile)
20. Antalya Altın Portakal Film Festivali- 1983 (Derman filmi ile)
27. Antalya Altın Portakal Film Festivali- 1990 (Karılar Koğuşu filmi ile)
4. Adana Altın Koza Film Şenliği- 1972 (Zehra filmi ile)
1964 Yılın Kadın Oyuncusu (Turizm Bakanlığı)
1964 Yılın Kadını (Türk Kadınlar Birliği)  Antalya Altın Portakal Yaşam Boyu Başarı Ödülü
Adana Altın Koza Yaşam Boyu Başarı Ödülü
Çasot Yaşam Boyu Başarı Ödülü
İstanbul Film Festivali Onur Ödülü
Ankara Film Festivali Onur Ödülü
Siyad Onur Ödülü

Uluslararası Festivallerden Aldığı Ödüller
1987 Nantes Film Festivali (Fransa) En Başarılı Kadın Oyuncu - "Kurbağalar" Filmi İle
1988 Amiens Film Festivali (FRANSA) En İyi Kadın Oyuncu - "Bez Bebek" Filmi İle

Oynadığı Filmlerin Katıldığı Festivaller
Susuz Yaz: Berlin Film Festivali, Meksika Film Festivali
Gelin: Tahran Film Festivali
Derman: Çekoslovakya Karlovy Film Festivali, Venedik Film Festivali, Londra Film Festivali, Nantes Film Festivali, Şam Film

Son Yorumlar

Yandex.Metrica