1 Mayıs deyince aklıma 1 Mayıs marşı gelir:

Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır
Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez
Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde
1 mayıs 1 mayıs işçinin emekçinin bayramı...

Hani şu Fenerbahçe'nin 100. Yılı kapsamında Kıraç tarafından gecmişe ve anlamına saygı gösterilmeden sözleri değiştirilerek piyasaya sürülen marş.

1 Mayıs deyince aklima 1977'de 37 kişinin kanıyla boyanan Taksim meydanı gelir. İnsanların çığlıkları. çocukların ağlamaları. annelerin kendilerini çocuklarına siper etmeleri. silah sesleri. sinema. tiyatro alanında çalışanların. yazarların. çizerlerin kolkola güle oynaya girdikleri alanda  sığınacak köşeler aramaları. tarihimize kanlı 1 Mayis olarak gecen 1 Mayıs gelir aklıma. Bir çok belgesel kısa filmler yapıldı bu konuda. O günü yaşamamış olanların 1 Mayısı daha iyi anliyabilmeleri için bu belgeselleri seyretmelerini öneririm.

1 Mayıs 1886 yılında Chicago'da 8 saatlik iş günü isteyen işçilerin grevi cok sayıdaki işçinin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanmıştı. İşçi temsilcileri de idam edilmişlerdi. 2. Enternasyonal 1889 yılında  aldığı bir kararla 1 Mayısı bütün dünyada "İşçilerin Birlik ve Mücadele Günü" ilan etti.

Türkiye'de bütün engellemelere ragmen 1924 tarihine kadar İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs, Takrir-i Sükun Kanunu'nun 1925 yılında çıkmasından sonra 1935 yılına kadar  gizli kutlandı. İlk kez 1976 yılında 1 Mayıs İşçi Bayramı DISK'in düzenlemesiyle coşkuyla kutlanabildi. Bütün sanat dallarından sanatçıların, özellikle de sinemanın her alanında çalışanlarının elele, kalabalık bir şekilde katıldığı 1977'nin 1 Mayıs'ı ise kanlı bitti. 1978'de yüzbinleri aşan kalabalık İstanbul'da Taksim Meydanı'nı doldurdu. 1979 yılında kutlanmasi yasaklanan ve sokağa çıkma yasağı konan 1 Mayıs'da ülkemizin aydın insanı Behice Boran bu durumu protesto etmek icin sokağa çıktı. 1 Mayıs'ta doğum gününü ya meydanlarda ya da hapihanelerde geçiren Behice Boran hapis cezasina çarptırıldı. Bugüne kadar kutlanan 1 Mayıslara katılan insanlar kendi paylarına düşenleri aldılar, ya öldürüldüler, ya dayak yediler, ya sakat bırakıldılar, ya gözaltına alındılar ya da hapse girdiler.

Dünyanın büyük çoğunluğunda; Amerika, Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde büyük meydanlarda İşçi bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs'ın, Türkiye'de adı  değiştirilip Bahar Bayramı yapıldı. Çekilen filmlerden 1 Mayıs sahneleri yasaklandı. Örnegin; 1978 yılında yönetmenliğini Atıf Yılmaz'ın yaptığı 'Köşeyi Dönen Adam' filminin finalinde Kemal Sunal 1 Mayıs mitingine katılıyordu. Bu final sahnesi 1 Mayıs gerekçe gösterilerek filmin gösterime girdigi sinemalarda, televizyonlarda ve piyasada satılan CD'lerde sansüre ugradı, yer almadı. 1 Mayis barış, dostluk, dayanışma, birlik günüdür ve öyle de kalacaktir filmlerde 1 Mayis sahneleri sansürlense de.

1 Mayıs 1910 yılında doğan Behice Boran Türkiye'nin ilk kadın parti başkanıdır. 1965 yılında meclise giren, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü doçentiyken siyasal düşünceleri yüzünden üniversiteden atılan, oğlu Dursun'u cezaevinde dünyaya getiren Behice Boran ile ilgili "Son Nefesine Kadar" adlı bir belgesel çekildi. 2006 yılında Üçüncü Sinemacıların çektiği bu belgesel filmde zorlu bir yaşamı olan Behice Boran her yönüyle tanıtılmaya çalışılıyor.

1 Mayis ayrica Altan Erbulak'ın ölüm yıldönümüdür. 1988 yılında aramızdan ayrılan Altan Erbulak, ilk defa 1955 yılında tiyatroda oyunculuğa başlar. Daha sonraları Yeşilçam'da değişik filmlerde rol alır. Aynı zamanlarda Televizyona programlar yapar.

1 Mayıs 1981 yılında aramızdan ayrılanlardan biri de oyuncu, yönetmen, senarist, yapımcı, Arşavir Alyanak'dır. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun olduktan sonra 1920'li yıllarda Gedikpaşa'da tiyatro sahnesine çıkarak sanat hayatına başlayan Alyanak Arşavir, 1948 yılında sinemada oyuncu olarak  yer aldı. 1951 yılında yapımcılık ve yönetmenliğe başlayan Alyanak sonralari filmlerinin senaryolarını da kendi yazdı. "Yakut Film" adında kendi film şirketini de kurdu, ancak 1970'li yıllarda erotik film furyasının başladığı dönemde film çevirmeyi bırakdı.

20. Yüzyılın önde gelen bestecilerinden biri olan Ermeni besteci Aram İlyiç Haçaturyan da 1 Mayıs 1978 yılında aramızdan ayrılanlardan. 1929 yılında Moskova Konservatuvarı'na girdi. 1951’de Moskova Gnessin Devlet Müzik ve Eğitim Enstitüsüsü’nde profesör olarak görev aldı. Yaptığı besteler değişik alanlarda ve çoğunlukla film  müziği olarak kullanıldı.

Bu yıl 1-10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, İzmir ve Ankara'da eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek 5. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali çalısmaları sürüyor. Festivalin amaci Türkiye ve dünyadan emekçilerin yaşamlarını ve deneyimlerini izleyicilerle buluşturmak ve ülkemizde işçi filmi üretimini özendirmektir. Festival süresince hem Türkiye’den hem dünyanın dört yanından hem yeni hem de klasikleşmiş eserlerin bulunduğu 50’den fazla film gösterilecek.

Iyi seyirler dilerim.

 

 

 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica