Hep geriye sarılan kaset posteri

 

Cumhuriyet / Adana- “Biz barış filmleri yapıyoruz” diyerek ikinci kez çıkıyorlar sahneye Zeynel Doğan ve Orhan Eskiköy.

Üç yıl önce de “İki Dil Bir Bavul”la yine Adana’da Yılmaz Güney Ödülü’ne değer görülen Doğan ve Eskiköy, “Babamın Sesi”yle bu kez En İyi Film ve En İyi Senaryo ödüllerinin sahibi oldu.

Bir oğlun, geçmişte babasının ve kendisinin kaydettiği ses kayıtları üzerinden belleğindeki boşlukları doldurması üzerine kurulu olan filmde, Maraş katliamının sonuçları ve etkilerini yaşayan Alevi - Kürt bir ailenin hikâyesini izliyoruz. Yönetmenlerden Zeynel Doğan’ın hayat hikâyesinden yola çıkan filmde Zeynel Doğan ve annesi Base Doğan ile birlikte Doğan’ın babasının sesi de yer alıyor.

Doğan, “Babamın Sesi”nin Adana’da gereken ilgiyi yakalamasından mutlu. “Biz iyi bir film yaptığımızı düşünüyorduk. Zorlandığımız noktalar, yapmak isteyip yapamadığımız şeyler olsa da. Rotterdam’dan elimiz boş döndük, İstanbul Film Festivali’nde de çok görülmedi açıkçası. Bu değildi, diye düşündük kendi kendimize.”

Bellek bu toplumun en büyük, açık yarası. Özellikle kayıt altına aldıklarımızı neden tutmayız elimizde? Eskiköy’ün cevabı net: “Çünkü bu ülkede her şey unutmak üzerine. Hatırlama üzerine bir eğitimimiz yok. Önce Maraş’ı unutacaksın sonra 12 Eylül’ü, Sivas’ı, Roboski’yi… Bu aile hikâyesi o yüzden çok özel. Çünkü Base belleğe dair her şeyi saklamış. O yüzden bir ‘hatırlama’ filmi de diyebiliriz.”

Film, belleği ses üzerinden anlatırken hem Zeynel Doğan’ın kişisel tarihine hem de Türkiye’nin geçmişine uzanıyor. “Bir dönemin kaydı, ses kasetleridir. Sesin duygusu bazen daha güçlü olabiliyor. Görüntüyle birlikte gelen ses birtakım şeyleri manipüle edebiliyor. Mesela babamın ses kasetlerini dinlediğimde duygusunu birebir alıyorum.”

Eskiköy, sahnedeki konuşmasında Türkiye’deki üç yıl önceki barış ikliminden bahsediyor ve filmlerine de bir gönderme yapıyor sanki, “Şimdi yeniden geri sarmaya başladı kaset. Bir hatırlatma yapmak istiyorum Başbakan’a, üç yıl önce sinemacıları bir araya toplayıp ‘barışa nasıl katkı sağlayacaksınız’ diye sorduğunuzda sinemacıların verebileceği tek cevap ‘film yapmak’tı. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz, lütfen siz de üzerinize düşeni yapın ve verdiğiniz sözleri tutun.”

Tören sonrası soruyoruz kendisine kaset neden hep geri sarıyor diye? “Canımız yanacak diye hatırlamaktan korkuyoruz. Ama günü kurtarırken geleceğimizi atlıyoruz. Hep kaseti geri sarıp baştan dinliyoruz. Daha önce bir başkasının geri sarıp bize dinlettiğini şimdi yeni hükümet yapıyor.”

Kaynak : Cumhuriyet

Son Yorumlar

Yandex.Metrica