"Biri Benimle Evlenmek İstiyor Sedat!" posteri

"Ne tuhaf! Sanki bana, çok sevdiğiniz birini hatırlatıyormuşum gibi bakıyorsunuz." 'Babasına' söylüyor bunları. Aslında kendi bakışları da öyle. Senaryoda olduğu gibi "Gözler asla yalan söylemez".

Temmuz ayında çekilen film 26 Ekim 1969, Pazar günü (Kadıköy) Özen'deki suareden sonra 27 Ekim 1969, Pazartesi (Beyoğlu) Lale, (Üsküdar) Lale, (Topkapı) Sur, (Mecidiyeköy) Özlem, İnci, Bulvar, Cep, Suatpar, Yeni, Zevk, Can ve Yavuz sinemalarında gösterime girmiş. Jenerikte Aram Gülyüz'ün eşi 'bale öğretmeni Gönül Gülyüz ile başarılı talebe ve velilerine teşekkür edilmiş'. 94 buçuk dakikalık filmin 21 dakikası şarkı, dans ve dövüş. 'Kalabalık bir kadrosu var '. Vasfi Uçaroğlu Orkestrası, Kamuran Akkor, Başar Tamer. Dört ay sonra 28 Kasım 1969'da yaşama veda edecek olan Turgut Dalar da orada. Düzenlemesini yaptığı 'Reyhan' ortalığı birbirine katıyordu o dönem. Orkestra ve ülkemiz için büyük kayıp.

Sedat, 'İmralı Cezaevi'nde 266 numaralı mahkûm'. Nevin gibi bir karısı olduğu için şanslı bir erkek. Bunu hem hapishane müdürü hem de Orhan söylüyor. Bir zamanlar çok büyük bir müzisyenmiş. 'Biraz yaşlıca. Şakakları kırlaşmış. Gene de çok yakışıklı'. Piyano ve klarnet çalıyor. Besteler yapıyor. Ancak sadece bir tanesini dinleyebileceğiz; 'Zalimin Zulmü Varsa' (1969) (Suat Sayın). 13 yıl önce 'eski bir kan davası yüzünden iki kişiyi birden öldürerek' 30 yıl ceza almış. Cinayet O'na hiç yakışmamış. Keşke bir kişi olsaydı bari. Bu kan davası senaryoda birkaç cümle. Nevin "Size hadiseyi anlatacak değilim. Haklı veya haksız bu da önemli değil artık. Bütün şahitler aleyhine konuştu" diyor Orhan'a. Kaldığı hapishanenin pencereleri demir parmaklıklı ve manzara olarak boydan boya tuğladan örülmüş bir duvara bakıyor. Mahkûmlara müzik dersi vererek 4 keman, klarnet, darbuka, ut, cümbüş, kanun ve teften oluşan orkestra kurmuş. Nasıl olduysa, sadece kendine af çıkar. Şimdilerde belki gayet doğal ama o zaman için alışılmadık bir şey. Tahliye olurken hapishane müdürüne  "Bana karşı gösterdiğiniz insanlığı, dostluğu hiçbir zaman unutmayacağım" dediğinde "Sen hak ettin bu dostluğu Sedat. Dürüstlüğünle, efendiliğinle sen yarattın bu arkadaşlığı" karşılığını alır. Mahkûmiyeti sırasında karısından boşanmış. 'Tabiat kanunlarının belki Nevin'i yeneceğinden, nikâhı altında yaşarken yanlış bir adım atıp şerefini lekeleyeceğinden korkmuş'. Çocukları Ayşe ve Murat kendisini öldü biliyor. Piyano dışında O'na ait hiçbir şey yok. 'Bir resim bile'. Müzisyenliğinin yanı sıra iyi bir oto tamircisi. Nazım Usta'nın yanında kan ter içinde çalışıyordu.

Nevin kocasından ayrıldıktan sonra 'beraber oldukları yerlerden kaçıp' Bebek'e yerleşmiş. Evleri, Villa Hanzade. Burası 'Ağlayan Bir Ömür'de  (1968) Şerminlerindi. Çocuklar büyüdükçe ihtiyaçları, dertleri çoğaldığı için Orhan'ın evlilik önerisini ciddiye almaya başlar. Ayşe karşı çıkarken Murat onaylıyor. "Annemin kazancıyla ikimizin de tahsiline devam etmesine imkân yok. Dua et de bu iş olsun."

Sema Özcan'ın giysilerini başka filmlerden anımsıyoruz. Hapishane ziyaretindeki kırmızı elbise 'Ağlayan Bir Ömür'de (1968) alışveriş sırasında üzerindeydi. Yaş günündeki kostümü 'Hayatımın Erkeği'nde babası Kenan-Mümtaz Ener ile ('Sealed With A Kiss' eşliğinde) ve 'Aşk Bu Değil'de (1969) Orhan-Turgut Özatay ile ("Let's Face The Music And Dance" eşliğinde) dans ederken giyiyordu.

Orhan, milyoner bir fabrikatör. 'Kültürlü ve iyi bir insan'. 13 sahnede 'çıyan/sarı çıyan' deniyor kendisi için. Ayşe'ye göre 'kaba bir adam'. Üstelik 'müzikten hiç anlamıyormuş'. Abisinin görüşü bambaşka; "Müzikten anlayıp da ne olacak yani? Gıcır gıcır bir motoru, son model bir arabası var yetmez mi?" Hediyesiz geldiği yok. Nevin'e 'kocaman kocaman kırmızı güller'. Ayşe'ye yeni bir piyano ve elbise. Murat'a deniz motoru, ['Sevemez Kimse Seni'de (1968) Ferit'in kullandığı] '34 FS 536' plakalı 57 model Cabriolet Bel-Air Chevrolet ve özel terzisine diktirdiği birkaç takım elbise. Ama en önemlisi Sedat'a 'verdiği'; Sessizce yaşamlarından çekilerek Nevin'i bırakır kahramanımıza. ['Mazimdeki Kadın'dan (1969) anımsadığımız ve Sema Özcan'a ait] 66 model '34 KL 920' plakalı 'Buick'e binip gidiyor. Aslında annesi Nezihe Güler daha işin başında "Boşu boşuna uğraşıyorsun oğlum. Dünyayı bağışlasan bu çocukları memnun edemezsin. Hepsi antika" diye uyarmıştı.

Ev işlerine yardım eden Minnoş-Güzin Özipek'in bağırıp çağırmadığı bir sahne bile yok. 'Kibarlık zorla olmuyor'. Orhan Bey'in şapkasını veya bastonunu alıp portmantoya asamazmış. "Kendi asamaz mı? Kopası eline ne olmuş sanki." Misafir geldiğini de yukarı çıkıp Nevin'e haber veremezmiş; "Aşağıdan bağırsam duymaz mısın?" Piyanoyu akort eden Sedat'ı bile azarlamıştı; "Bari doğru dürüst yap da öbür seferkiler gibi iki günde bir ('bir'e gerek yoktu) bozulmasın. Para gökten yağmıyor. Adam kazıklamaya bayılır bunlar." Torunu Ömer de orada. Bütün dedikoduları O'ndan öğreniyoruz. Ayaklı gazete gibi. Ninesinin 'piç kurusu' diye azarlaması 5 kez ses kesilerek sansürlenmiş. 60'larda ahlakımızı bozmayan şey şimdi bozuyor demek. 'Hınzır yumurcak' sansürlenmemiş çok şükür.

Balıkçı Osman'ın, adlarını karıştırdığı, sekiz çocuğu var ama sayılarının da farkında değil. Hamile karısını göstererek "Sekizinci yolda" diyor. Sedat işsiz ve beş parasız. Böylesine 'muhtac-ı himmet' iken 'yakında fakir çocuklar yararına bir konser verecekmiş'. Ayşe annesi ile konuşurken 'Ma Vie', babası ile beraberken 'Angeli Negri' melodileri var.

Dursune Şirin'in oğlu İbrahim Şirin 4 kez karşımıza çıkıyor. Baştaki bisiklet sahnesinde, arabada, sokakta 'Zalimin Zulmü Varsa' söylenirken, sondaki kavgada. Kandemir Konduk'un ilk piyesi 'Yüzsüz Zühtü'de (1971) (Çevre Tiyatrosu) Hasta Doktor ve Boncuk Kemal rolü ile sahneye çıkmış. 80'lerde Türk Sanat Müziği sanatçısı olarak göreceğiz kendisini.            

Filmdeki melodiler:

Paul Mauriat Orkestrası'nın 'Chitty Chitty Bang Bang' albümündeki (1969) 'Those Were The Days' (1968) (Gene Raskin). Jenerikte 33 saniye dinlediğimiz ve orijinali Rus folk şarkısı 'Dorogoi Dlinnoyu' olan bu melodinin birçok uyarlaması yapılmıştı. Zümrüt-'Bir Zamanlar' (1969) (Aykut Sporel) (Orhan Borar Orkestrası); Ömür Göksel-'Sen Kadehlerdesin' (1968) (Ömür Göksel) (Ferdy Klein Orkestrası); Ay Feri-'Yalan Dünya' (1968) (Edvart Saatçi) (Yalçın Ateş 6); Semiramis Pekkan-'Bu Ne Biçim Hayat' (1968) (Fecri Ebcioğlu) (Yalçın Ateş 6); Gönül Turgut-'Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak' (1969) (Ülkü Aker) (Yalçın Ateş 6); Erol Büyükburç-'Bu Ne Yalan Dünya' (1968) (Turhan Oğuzbaş); Kendi yazdığı sözlerle Fecri Ebcioğlu (1968).

Franck Pourcel Orkestrası'nın "Un'Orchestra Nella Sera Vol. 4" uzunçalarındaki (1965) 'Ma Vie' (1964) (Alain Barriére) Ayşe'nin annesi ile konuştuğu iki sahnede; "Skating Waltz (The Skater's Waltz) (Les Patineurs)" (1882) (Emile Waldteufel-Plakta N. Glanzberg) Sedat, elde bavul, otele gelirken; 'Una Lacrima Sul Viso' (1964) (Lunero / Mogol) oğluyla karşılaştığında; 'La Playa' (1964) (Georges Joseph Van Wetter / Pierre Barouh) Nevin'e "Uzun zamandır yabancıyız birbirimize" ve Ayşe'ye "Hiçbir şey kararımdan döndüremez beni" derken; "Que C'est Triste Venise (Venecia Sin Ti)" (1964) (Françoise Dorin) sonda ailenin kavuştuğu sahnede.

Erwin Halletz Orkestrası'ndan 'Die Fünfte Kolonne'; Oto tamirhanesinde çalışırken.

Giorgio Carnini'den 'Angeli Negri' (1946/48) (Manuel Alvarez Maciste / Andres Eloy Blanco); Ayşe ile konuştuğu üç sahnede. Bu melodiyi 1968'de Fausto Leali'nin yorumu ile çok sevmiştik.

'Vivre Pour Vivre' (1967) (Francis Lai); Murat, kardeşini Balıkçı Osman'a götürürken.

Albinoni'nin Sol minör Adagio'su; Sedat "Hemen o adamla evlen" derken ve Nevin, Orhan'a kocasının ölmediğini anlatırken.

Paul Mauriat'nın 'Blooming Hits' 33'lüğündeki (1967) 'Penny Lane' (1967) (Lennon/McCartney); Leyla, Murat'ı öperken.

"My Way (Comme d'Habitude)" (1967/69) (Clude François / Paul Anka); Ömer "Sana duyduklarımı anlatmazsam kudururum, kurtlanırım valla" dediği sahnede. Bu melodiyi Ömür Göksel kendi yazdığı sözler ve Fred Silver Orkestrası eşliğinde söyleyecektir; 'Sen Varsın' (1974).

'A Taste Of Honey' (1960)  (Bobby Scott / Ric Marlow); Leyla ve Murat el ele yürürken.

'Hatari!'deki (1962) 'The Sounds Of Hatari' (Henry Mancini;) Eski Hangar'da dövüşürlerken.

'The Night Of The Generals'daki (1967) (Maurice Jarre) 'On The Bridge' ve 'Lieutenant General Tanz'; Ayşe, İlyas Kaptan'la konuşurken ve kayalıklara doğru giderken.

Filmde Kamuran Akkor ve Başar Tamer'den 8 buçuk dakikalık iki şarkı dinliyoruz; 'Beyaz Kelebek' ve 'Ayşe'.

Murat, banyoda, Berkant'ın Vasfi Uçaroğlu Orkestrası ile söylediği 'Bilmem Ki Bilemem Ki' (1969) (Türkçe sözler Sezen Cumhur Önal) şarkısını mırıldanıyor. Orijinali Esther & Abi Ofarim'in '2 in 3' albümündeki (1967) 'Jovano Jovanke' olan bu Makedonya halk türküsünü Ajda Pekkan da Yalçın Ateş 6'lısı eşliğinde ve Fecri Ebcioğlu'nun sözleri ile plak yapmıştı; 'Ne Tadı Var Bu Dünyanın' (1969).

Ayşe'den Kamuran Akkor'un sesi ile 4 eser dinliyoruz; 'Çayır Çimen Geze Geze', 'Kalenin Bedenleri', 'Sevgili Babam', 'Zalimin Zulmü Varsa'. Zeynep Değirmencioğlu, o günlerde, Vasfi Uçaroğlu Orkestrası ile sahneye çıkma teklifi almış.

Sedat'ı Toron Karacaoğlu; Nevin'i Nevin Akkaya; Ayşe'yi Nursan Alçam; Murat'ı Fuat İşhan; Ömer'i Birsen Kaplangı; Kezban'ı Gülen Kıpçak; Osman-Vasfi Uçaroğlu'nu Timuçin Caymaz; Minnoş'u Suna Pekuysal; Hapishane Müdürü-AydınTezel'i Sadettin Erbil; Veli-Sami Hazinses'i Zafer Önen; Nazım Usta-Mehmet Büyükgüngör'ü Osman Alyanak seslendirmiş.

Vasfi Uçaroğlu Orkestrası, Turgut Dalar (piyano), Berç Kanak (basgitar), Erol Sıdal (trompet), Ali Üstüner (Saksofon), Faruk Akel (Saksofon), Varujan Aksırap (gitar), Vasfi Uçaroğlu (bateri); Kezban-Kamuran Akkor; Hapishane Müdürü-Aydın Tezel; Necdet Tosun; Yapı ve Kredi Bankası odacısı Veli-Sami Hazinses; Nazım Usta-Mehmet Büyükgüngör; Tamirhane müşterisi-Muzaffer Yenen; Şapkalı mahalleli-Vahit Volkan; Leyla-Siyah saçlı Figen Han; Osman'ın yaş günü hediyesi 'Memleket Türküleri' (1964-Hakan Yayınevi) (Neriman Tüfekçi-Nida Tüfekçi) çok güzeldi.

Franck Pourcel Orkestrası'ndan (1965) 'Ma Vie' (1964) (Alain Barriére). Orhan Bey'le olabilecek evliliğin gerekçelerini açıklıyor.

Nevin; "Baban öleli çok oldu Ayşe. Bunca yıl O'na bağlı kaldım. (Bundan sonra da) kalmak isterdim. Ama izah edemeyeceğim birçok sebep var evlenmem için. Yalnız şunu iyi bil. Günün birinde evlenirsem asla bir aşk izdivacı olmayacak bu. Ben hayatta yalnız babanı sevdim. Ve ölünceye kadar da yalnız O'nu seveceğim."

'Günün birinde evlenirsem asla bir aşk izdivacı olmayacak bu' kısmı Yeşilçam filmlerinde çok rastladığımız "Vücuduma sahip olabilirsin ama ruhuma asla" söylemini; 'Ben hayatta yalnız babanı sevdim' kısmı da Can Yücel'i anımsattı.

Konuşmasının sonunda "Bırak istikbal hakkındaki kararları kendim vereyim" diyor. Bu evlilik kararının çocukların 'istikbalini' de etkileyeceğini düşünmüyor bile. Orhan'a da "Hayatımıza yabancı bir erkeğin karışmasını istemeyebilirler. Ne olursa olsun Onların huzursuz, bedbaht olmalarına tahammül edemem" demişti.

Son Yorumlar

Yandex.Metrica