"Benim Parolamı Bilirsin: Ya Başarı Ya Ölüm" posteri

"Ben pek içki içmem." Gönül söylüyor bunları. Her şeyimiz "Var da demem, yok da demem" şeklinde. Aziz Nesin bu duruma 'Alacakaranlık' dermiş (Birtakım Azizlikler-1997-ADAM Yayınları) (Oyunlaştıran Genco Erkal) (sf. 19); "Ne aydınlık ne karanlık... Varsa da yok... Yoksa da var... Var gibi de yok, yok gibi de var... Yasalar; Hem var hem yok... Kimine var, kimine yok. Kimi zaman var, kimi zaman yok... İnsan hakları; Hani varımsı da yokumtrak... Demokrasi; Demokrasimsi... Varımtrak da yokumsu... Batılımsı da doğulumtrak... İlerimsi de biraz gerimtrak. Olmaz ol alacakaranlık!" 

Renkli sinemaskop 'Love Me or Leave Me'nin (1955) (Yönetmen Charles Vidor) siyah beyaz Yeşilçam uyarlaması. 1969 sonbaharında çevrilen 'Öldüren Aşk' 18 Mart 1970 günü (Kadıköy) Özen Sineması'nda gösterime girmiş. 57 dakikası korunabilen filmin 11 buçuk dakikası şarkı.

Hollywood yapımında 20-30'lu yılların ünlü 'revü şarkıcısı' Ruth Etting'in yaşamı anlatılıyor. Ufak bir Şikago barında çalışırken sarkıntılık yapan bir müşteriyi tekmelediği için işsiz kalmış. O günlerde Martin Snyder'in yardımını görür. Marty çamaşırhanesi olan bir gangster. Bir ayağı aksadığı için lakabı 'Moe the Gimp'. Ruth'a, önce, bir gece kulübünde dansözlük ayarlar. Sonra, yine tatlı sert girişimleriyle, radyoda şarkı söylemek, Broadway'in Ziegfield revüsü ve Yapımcı Paul Hunter ('Öldüren Aşk'ta 'en büyük film prodüktörlerimizden' Saim Bey) ile Hollywood var. Fikret'in yaptığı gibi sanatçıya bütün çiçekleri kendisi gönderiyor. Bunca mesleki başarıya karşın ilişkileri başarısız. Baskısı ile genç kızın 'hürriyetini ve iradesini' yok etmiş. Sevgisine kıskançlık eklenmiş. [Yaşar Nabi'ye göre ise ('Sevi Çıkmazı') (1935/79-Varlık Yayınları-Sf. 20) "Kıskançlık sevgiden önce başlar."] 'Zoraki izdivaçları' yaşamı çekilmez hale getirir Ruth için. Bir de piyanist Johnny Alderman ile arasında duygusal bir yakınlık olunca Marty'yi tutabilene aşk olsun. Genç kadını tokatlar, sevgilisini de kurşunlar. Tokat sahnesi ilginç. James Cagney ve yönetmen 'gerçek bir tokat' olması konusunda anlaşmışlar. İnandırıcı olması için de Doris Day'e söylememişler. Şaşkınlık içinde kalan sanatçıyı, Charles Vidor (tokatlanan yanağından) öperek sakinleştirmeye çalışmış. (Neyse ki bizde 'gerçek tokatlama' yok. Ancak Fikret, hırsını alamayıp, genç kızın başına bir daha vurur.) Bir rastlantı ile orada bulunan Life dergisinin fotoğrafçısı bu sahneyi kare kare resimlemiş. Filmde müzik düzenlemeleri Percy Faith'a ait. 15 şarkının sadece iki tanesi yeni; "I'll Never Stop Loving You" (1955) (Nicholas Brodzsky / Sammy Cahn) ve 'Never Look Back' (1955) (Chilton Price). Geri kalanı öykünün geçtiği yıllardan. Birkaçı; 'Love Me or Leave Me' (1928) (Walter Donaldson / Gus Kahn), 'Ten Cents a Dance' (1930) (Richard Rodgers / Lorenz Hart), 'At Sundown' (1926) (Walter Donaldson); 'Shaking the Blues Away' (1927) (Irving Berlin).

Gönül Saran da, kimsesiz kalınca İstanbul'a gelmiş. Nereli olduğu söylenmiyor. Vapurla geldiğine göre bir kıyı kentinden. Yolculuk sırasında arkadaş olduğu Necla'nın yardımını görür. Gece kulübünde karşılaştığı Fikret'e fazla direnemiyor. Daha 'siz' dönemini aşamadan yatakta bulur kendisini. Delikanlının baskın kişiliğinden bunalmış ama 'gene de uzaklaşamıyor'. (Fikret'e göre bu zaten 'faydasız bir mücadele'.) Bir tablo gibi güzelmiş. Oysa iç dünyası bambaşka. "Güzel olmak hiç mutlu etmedi ki beni. İnsanlar sadece güzelliğimi fark ediyorlar. Benim de sevilmek isteyeceğimi kimse fark etmedi bugüne kadar." Özel yaşamında mutsuz olsa da Ruth mesleğinde çok başarılı. Oysa Gönül birkaç kez göbek dansözlüğüne hatta kenar mahalle meyhanelerine ve çöplüklere kadar düşer. Nedeni bizde ve oralardaki sistemlerin sağlamlığı arasındaki fark mıdır acaba?

Fikret mücevher kaçakçılığı yapan bir gangster. Daha bilemediğimiz bir yığın karanlık işi var. Para için herkesi kullanıyor. Gönül'ü bile. Tüm tantanasına karşılık henüz bir arabası yok. Her yere '34 DP 160' plakalı Chevrolet taksi ile gidiyor. Genç kızı kaç defa terk ettiğini unuttuk. Üstelik dönüşlerinde hiç sorun yaşamıyor. "Merhaba! Son şarkıyı çok güzel söyledin", "Seni tekrar gördüğüme memnun oldum" veya "Dur bakayım! Seni seyredeyim biraz" gibi sözlerden sonra yataktaydılar. Marty ise, değil gitmek, Ruth'un yanından bile ayrılmaz.

Necla da Gönül gibi kimsesiz. Evi 'Krallar Ölmez'de (1967) Murat Akman'ındı. Muzaffer Yenen'in gazinosunda şarkıcılık yapıyormuş. Ama sahnede görmedik kendisini. Evleneceği Bekir de gangsterdi. Ancak sonradan dürüst bir hayatı seçer.  Kumkapı'da Yeşil Balık adlı lokantaları var. Bir ara Fikret "Çok büyük bir iş peşindeyim (zaten beyimizin sıradan bir iş peşinde olduğunu yok ki). Eğer para kazanmak istiyorsan bara kadar gel konuşalım" diye aklını çelmek isteyince Necla hemen atılır; "Hayır Bekir! Sakın masadan ayrılma. Onun nasıl bir iş olduğunu tahmin ediyorum."

Avukat Orhan'ın da Gönül için yapmadığı fedakârlık kalmıyor. Gece yolda bulduğunda evine kadar götürür; Hapisten kurtarır; Bir pavyonda iş bulur; Gönül adında bir gazino kurması için gerekli parayı verir. Çok da romantik. Dostluk değil aşk bekliyor. 'Günün birinde o güzel dudaklardan sevildiğini duymak istermiş'. Evli olduğunu öğrenmek seyirciyi sarsar.

Jenerikte Hasan, Gönül'ü yatağa atmış öpüyordu. Ancak filmde bu sahne yok. Belki korunamayan kısımdadır.

Faruk Çimen (asıl soyadı 'Akçimen') 68 Ses Sinema Artisti Yarışması finalistlerinden. Adapazarı doğumlu. 1974'ten sonra ailesi ile birlikte Fransa'ya yerleşmiş. Doğukan Film-Video Şirketi'nin sahibi ve 5 çocuk babası. 1989'da Lille kentinde (belirlenemeyen neden ve kişilerce) üç kurşunla öldürüldüğünde 45 yaşındaymış.

Mine Mutlu'nun bazı giysilerini başka filmlerden anımsıyoruz; Jenerikteki paltosunu 'Kaldırım Çiçeği'nde (1969) Orhan-Sadri Alışık'a "Maşallah tam tüccarmışsınız" derken ve kuşlara yem atarken; 'Safâlar Getirdiniz' şarkısındaki elbiseyi 'Izdırap Şarkısı'nda (1969) "Yürüyorum Murat! Sargıları sabahleyin açtılar" derken; Fikret'le yatakta olduğu sahnedeki siyah geceliği 'Kaderimsin'de (1969) Halil'e "Nereye gideceğiz" derken; Hasan'a gittikleri sahnedeki paltoyu 'Izdırap Şarkısı'nda (1969) "İstediğiniz oldu baba" derken ve gösterişli eldiveni "Benden daha başka ne bekleyebilirsin Murat" derken; Nezarethaneden kurtulduğu sahnedeki gömleği 'Izdırap Şarkısı'nda (1969) "Herkesin akşam evinde toplandığı saatte sen işe gidiyorsun" derken; Yaralı Fikret'i görmek için Neclalara koştuğu sahnedeki pardösüyü 'Kaldırım Çiçeği'nde (1969) Orhan-Sadri Alışık'a "Bizi beraber gören biri olursa tadınız kaçar" derken ve 'Izdırap Şarkısı'nda (1969) "Zayıfım ben. Kendisini yaşadığına inandırmaya çalışan bir ölüyüm ben" derken giyiyordu.

O dönem, yıldızların isimleri BB veya CC diye kısaltılırdı. 'Öldüren Aşk' için MM (Mine Mutlu), PP (Pervin Par), VV (Vahit Volkan) ve SS (Yapım Sorumlusu-Semih Sarıoğlu) filmi diyebiliriz.

Filmdeki melodiler.

Fausto Papett'nin '8a Raccolta' uzunçalarındaki (1968) 'Over and Over (The World We Knew)' (1967) (Bert Kaempfert) Jenerik dâhil 7 sahnede; "I'll Never Fall in Love Again (It Looks Like)" (1962/67) (Lonnie Donegan / Jimmy Currie) Fikret'le tanıştıkları gece kulübünde.

'Monster-The Incredible Jimmy Smith' albümündeki (1965) 'Theme From The Man with the Golden Arm' (1955) (Elmer Bernstein) Hasan'ın adamlarıyla ilk kavgada; 'Theme From The Munsters' (1964//66) (Jack Marshall) Hasan'ın adamlarıyla ikinci kavgada.

'The Cat-Incredible Jimmy Smith' 33'lüğündeki (1964) "Delon's Blues" (Jimmy Smith) Gönül çantayı dolaba saklarken.

'The Good The Bad And The Ugly'deki (1966) 'The Desert' (Ennio Morricone) Polis çantayı sormaya geldiğinde ve Neclaların yeni lokantasına gittiklerinde.

'Ne Me Quitte Pas' (1959) (Jacques Brel) Gönül nezarethaneden kurtulurken. Ertan Anapa bu şarkıyı Dün Bugün Yarın Orkestrası eşliğinde ve Ali Kocatepe'nin Türkçe sözleriyle plak yapmıştı; 'Beni Terketme' (1975).

'Un Homme Et Une Femme'daki (1966) 'Plus Fort Que Nous' (Francis Lai) Soyunma odasında önce Orhan sonra da Necla ve Bekir ile görüşürken.

Booker T & The MG'S'in "Doin' Our Thing" albümündeki (1968) 'The Beat Goes On' (1967) (Sonny Bono) Fikret bir 'sarışınla' gazinoya geldiğinde; "Doin' Our Thing" (Steve Cropper / Donald 'Duck' Dunn / Booker T. Jones / Al Jackson, Jr.) Hasan'ın Sıraselviler No. 22'deki yerine gittiklerinde.

'Ode To Billie Joe' (1967) (Bobbie Gentry) Soyunma odasında içki içerken.

Gönül, Belkıs Özener'in sesiyle 7 şarkı söylüyor; 'Safâlar Getirdiniz Safâ Geldiniz Dostlar' (Avni Anıl / Reşat Özpirinççi); 'Sarmaşık Gülleri' (Teoman Alpay); (İki kez) 'Yitirmişim Ben Gülümü' (Yusuf Nalkesen); 'Avuçlarımda Hâlâ Sıcaklığın Var' (Yusuf Nalkesen); 'Yalan, Yalan Bütün Sözlerin Yalan'; 'Maksadım Birazcık Yine Naz Yapmaktı' (Yusuf Nalkesen); 'Agora Meyhanesi' (İsmet Nedim / Dr. Onur Şenli).

Sondaki meyhanede Şükran Ay'ın sesinden 'Ufacık Tefecik Yaramaz Sevgilim'i (1968) (Cavit Deringöl) dinliyoruz.

Fikret'i Sadettin Erbil; Gönül Saran'ı Samiye Hün; Necla'yı Nedret Güvenç; Suzan'ı Tijen Par; Orhan'ı Esen Günay; Hasan'ı ve Gönül'e çantayı soran görevliyi Zafer Önen seslendirmiş.

Baştaki gemi; Hasan-Aydın Tezel ve adamları Osman-Dündar Aydınlı, Vahit Volkan, Faruk Çimen; Avukat Orhan'ın (Önder Somer'e ait) '34 KL 799' plakalı Anadol'u; Neclaların Kumkapı'daki Yeşil Balık Lokantası; Emniyet Müdürü Ali Demir; Komiser Asım Nipton; Kulüp Patronu Muzaffer Yenen; Gönül'ün 'kâbus gibi bir hafta geçirdiği' nezarethane çok güzeldi.

 'El Cid'deki (1961) "Death of El Cid" (Miklós Rózsa) (0.44'ten itibaren). Bekir yüzünden hafif, Fikret de göğsünden ağır yaralı olarak gelmişler. Kahramanımızın etkili kişiliğine tanık olduğumuz sahne.

Necla; "(Fikret'in yarasına bakarak) Çok derin bir yara bu. Bir doktora haber vermemiz lazım."

Fikret; "Hayır, hayır! Sakın doktor filan çağırmayın. İstemiyorum. Polis yakama yapışır sonra."

Bekir; "(Aynen tekrarlıyor) Haklı! Polis yakamıza yapışır sonra."

Son Yorumlar

Yandex.Metrica