"Nasıl Yaşayacağımı Senin Sevgin Öğretti Bana" posteri

"Ben de sensiz pek yalnız, pek mahzundum burada. Hani yolladığıma çoktan pişman olmuştum. Bir daha ayrılmak yok canım." Londra'daki iki yıllık eğitimin ardından İstanbul'a dönen kızına söylüyor bunları. Ancak Meral, birkaç gün sonra, şoförle evlenmeye kalkınca "Dışarıya göndereyim seni. Bir müddet İsviçre'ye git, Paris'e git. Eğlen, oyalan" diyecektir bu kez.

 'Acı Günler'in (1967) tekrar çevrimi. Sene başında çekilen film 18 Ağustos 1969, Pazartesi günü (Beyoğlu) Lale Sineması'nda gösterime girmiş. Serdar Gökhan jenerikte Nusret Ersöz olarak yer alıyor.

Osman Akören'in işyerinde 10 kişi var. [Çalışanlardan biri 'Zehirli Hayat'ın (1967) yoğurtçusu Ahmet Yıldırım]. İşadamı ayrıca silah ve mermi kaçakçılığına da bulaşmış. Yöntemi gizlilik üzerine. Çetenin reisi olduğunu, adamlarından Halil ve Mehmet Ertan biliyor sadece.  Necmi-Sadettin Düzgün sonradan öğrenirken Cemil-Orhan Aykanat ve Hakkı-Niyazi Vanlı hiç öğrenemiyorlar. 'Kaçak mal' dolu sandıkları Belgrat Ormanı'na, Gürgenlioğlu'nun Haliç'teki ardiyesine veya Pendik'e bırakıp ayrılıyorlar. Birileri sonradan gelip alırmış. "Anladım Abiciğim! Patron ne Onların bizi görmesini istiyor, ne de bizim Onları tanımamızı." Mehmet bunları söyleyince Halil'den tokat gibi bir bakış ve yanıt alır; "Anladığını kendine sakla." Anladığını söylemek bile yasak. İlginç bir şekilde Osman Akören'in kanun dışı işleri az da olsa belliyken yasal olarak ne yaptığını ve 'bütün parasını yatırdığı fabrikayı' öğrenemiyoruz. İki kamyonu var; Biri kapısında AL GÜL yazılı ve '52 AD 585' plakalı 'Chevrolet'. Diğeri ise '34 DC 436' plakalı ve biraz eski. 40'lardan. '34 HV 661' plakalı hususi arabası Galaxie-Ford'unu (herhalde Berker İnanoğlu'na ait) 'Aşkım Günahımdır' (1968), 'Sabah Olmasın' (1969), 'Aşk Bu Değil' (1969) ve 'Muhabbet Kuşu'ndan (1969) anımsıyoruz. Mümtaz Ener, film boyunca, biraz yorgun gibi. Bir sahnede "Kız babası olmak kolay değil" diyor. 'Zehirli Hayat'ta (1967) da "Kız babası olmak ne zormuş meğer" demişti. Meral'e 'bir akıl izdivacı' yaptırmak istermiş. Ama Halil'e göre; "O dediğin paraya satılması demektir. Allah gözünü doyursun be." Kahramanımızdan 'son bir iş' yapmasını ister. "Pendik'e götüreceksin. Çimento fabrikasını geçince kıyıda bir iskele vardır. Malı indirir bırakır dönersiniz. Sizden sonra alacaklar" diye talimat veriyor. Oysa bunu polise ihbar ederken adres biraz farklı; "Yarın benin kamyonumla Pendik'e gidecekmiş. Dere boyunu geçince bir taşocağı varmış."

Halil, 'Acı Günler'deki (1967) Turgut gibi Küçükpazarlı. 'Bilekli ve yürekli'. Görüntüye geldiği 39 sahnenin 15'inde sigara, 3'ünde içki içiyor. "Anam ince hastalıktan öldü. Babam daha önce gitmiş ben doğmadan. Boyu çok uzunmuş. Bileğinde, pazısında dövme varmış. Denizkızı şeklinde. Köstekli saatini anam gözü gibi saklardı. Ben kaybettim yakın zaman önce." Mercan Lokantası'nda öğreniyoruz bunları. Gerçi senaryoya bir katkısı yok ama bilgi bilgidir. Emektar 'Mustafendi' işten ayrılınca Osman Bey'in şoförü ve kaçakçılık işlerindeki sağ kolu olmuş. Kıskançlık içindeki Mehmet  göre "Yaptığı da bir iş olsa. Alt tarafı direksiyon döndürüyor". Ancak 'çete iki defa Halil sayesinde kurtulmuş'. Hem de 'kıl payı'. Bir dansöz sevgilisi (hatta kölesi) var. Birkaç santimetre uzaktaki kül tablasına uzanmaya üşenip Neriman'a veriyor sigarasını; "Söndür şunu." Gazinodaki itibarı krallara layık. Masa servisini bizzat Patron yapıyor. Ancak 'son zamanlarda şımarmaya, keçileşmeye' başlamış. Osman Bey'e diklenmesi hep çetedeki garibanların hakkını yedirmemek için. Filmin bu kısmı kara mizah gibi; 'Silah ve mermi kaçakçılığı yapanların alın terini patrona karşı korumak'. Meral'i tanıdıktan sonra Neriman'ı bırakır. 'Bu biçim hayatla her türlü alışverişi kesip bir kenarda başka türlü yaşayacakmış'. "Senden her zaman hoşnut kaldım. Her zaman da anacağım ismini. İyisindir, mertsindir. Güzelsin, gençsin de üstelik. Helal süt emmiş birini sen de bulursun inşallah" diyordu. Neriman'ın iyiliği, mertliği, güzelliği 'üstelik de' gençliği 'helal süt emmiş birini bulmak için yararlı olmamış' ve iş Halil'in duasına kalmış. Delikanlının Meral'le aralarındaki gerilim ve bir öpücükle ortaya çıkan aşk çok çarpıcı. Ancak babasına kızıp genç kızı 'kirletecektir'. Sonra da özür diliyor. 'Murder by Numbers'daki (2002) Justin "We have to pay what we did" ve Cassie "...Whatever you do... You've got to face it. You can't pretend it didn't happen" demişti. Ama Halil yaptıklarıyla yüzleşmediği gibi onca mermi ve silah kaçakçılığı için ceza da almıyor. Götürüldüğü karakolu 'Ölüm Emri'nden (1970) ve '34 AA 741' plakalı cipi 'Hayat Acıları'ndan (1967) anımsıyoruz. Bu filmdeki deri ceketi 'Ölüm Emri'nde (1970) giyiyordu. Karakoldan çıktığında filmin bir sürprizi var. Murat Soydan'a ait '34 KR 569' plakalı motosiklet merdivenin önünde duruyor. Senaryonun bir bölümü çok hoş. Hapishane arkadaşları Cemil ve Hakkı'ya "110 bin lira param var. Kurtulursam ikinize de bölerim" diyor ve "55 bin sana, 55 bin de sana" diye devam ediyor. Seyircinin hesap yaparak yorulmasını istemedi herhalde. Tahliye sonrasında bu konuyla ilgilendiğini görmedik.

Meral'in İngiltere'de ne tahsili yaptığını öğrenemiyoruz. Londra'dan döndüğünde "Hoş geldiniz" diyen Halil'e "Mersi" diye yanıt veriyor. 'Müttefik' İngiltere, teşekkürümüzdeki Fransız egemenliğini kıramamış henüz. Mine Mutlu bu sahnedeki paltosunu 10 Mayıs 1969, Cumartesi günü 'hamisi' ve Kervan Film İşletme Müdürü İbrahim Gözaydın'ın Şişli Camisi'ndeki 'olaylı' cenazesinde giymişti. Halil'in olduğu sahnedeki geceliği 'Öldüren Aşk'ta (1969) Fikret-Ediz Hun'a "Eğer beni sevdiğini söyleseydin daha fazla sevinirdim" derken; Son sahnedeki paltoyu 'Izdırap Şarkısı'nda (1969) "İstediğiniz oldu baba" derken ve 'Öldüren Aşk'ta (1969) Fikret'le Hasan'a gittiklerinde giyiyordu. Evlerindeki iç çekimler Armatör Suat Sadıkoğlu'nun Ortaköy'deki yalısında, dış çekimler 'Kader Böyle İstedi' filminde Nilüferlerin olan köşkte yapılmış. Bu nedenle devamlılık gerektiren son sahnede küçük bir hata var. Halil'in kucağında yaralı olarak dışarı çıkarken küpesi ve ayakkabıları değişmiş. Meral, Orhan'ın aşk mektuplarına 'bir satır olsun' karşılık vermemiş. "Cevap yazmayışım da cevaptı. Anlaman lazımdı" diyor.

Koyu renk saçların çok yakıştığı Mine Soley dans bölümü için 'oryantalin memleketimizdeki üstadı, dans ve varyete hocası, beynelmilel şöhret' Kudret Şandra'dan ders almış. Gazino Patronu "Neriman hemşiremizden de çok memnunuz. Neme lazım. Bu kadar artist çalıştı burada O'nun gibisini görmedim. İşini dakika sektirmez. Laubali olmaz. Ahlakı falan da başka türlü" diye övüyor Halil'e. O dünyanın raconunu öğreniriz genç kızdan; "Biraz daha otursaydık ya. İçip eğlenseydik. Birkaç para kalsaydı dükkâna. Benim itibarım için." Delikanlının yanıtı da kabadayılık dünyasını açık ediyor; "Sen daha yürümesini bilmezken ben o yollardan gözleri kapalı geçiyordum."

Meral için verilen partide asıl adı (ses sanatçısı adaşı gibi) Nusret Ersöz olan Serdar Gökhan ile karşılaşıyoruz. İkinci seçildiği 1970 Ses yarışmasından daha önce sinemadaymış. Kaynaklarda rastlayamadığımız bir film var; 'Bir Nehrin Hikâyesi' (1966) (Senaryo Selma Madenci) (Görüntü Yönetmeni Özdemir Öğüt) (Yönetmen Fikret Uçak). Amerika'da Arkeoloji tahsili yapan bir genç-Kazım Kartal, iki Amerikalı kız arkadaşını (Hülya Ersöz ve Nilifer Uçak) Türkiye'ye davet ediyor. Sonrasında ülkemizin turistik yerlerinde sevişmeli dövüşlü bir macera başlıyor. Türklerin misafirperverlikleri, sıcakkanlı ve cana yakın oluşları(!) Amerikalı kızların o kadar hoşuna gitmiş ki bir ay için geldikleri ülkemizde bir yıl kalmışlar. Diğer rollerde Nusret Ersöz ve Kaptan Serincan var. Hatta başroldeki Macar asıllı Hülya Ersöz, bir müddet önce 'Nusret Ersöz adlı bir öğrenciye âşık olarak Müslüman olmuş'. Acaba Serdar Gökhan'ın sinema başlangıcı 1966'ya kadar gidiyor mu? 'Kaderimsin'de Halil'den dayak yer (dokuz yumruk, bir diz). ['Dünyanın En Güzel Kadını'nda (1968) yine Murat Soydan tarafından dövülmüştü]. 70'lerdeki filmlerinde dövmedik adam bırakmayacaktır. "Sensiz olamam Meral! Olamam" diyordu. Sonrası için senaryoda bir açıklama yok.

Filmdeki melodiler.

Jenerikte Erwin Halletz Orkestrası'ndan dinlediğimiz 'Die Fünfte Kolonne' (1967).

'Goldfinger'daki (1963) (John Barry) 'Dawn Raid on Fort Knox' (2.40'dan itibaren) Halil ve arkadaşları tutuklanırken; 'Death of Goldfinger' Eve gelen Necmi'nin, Osman Bey'le konuşması dâhil 3 sahnede. 'Teasing the Korean' Neriman, karakoldan çıkan Halil'i taksi ile götürürken.

'Thunderball'daki (1964) (John Barry) 'Chateau Flight' (1.17'den itibaren); Belgrat Ormanı'nda sandıklar indirilirken. 'Street Chase' Neriman'ın öldüğü kavga sırasında. Yorgo İlyadis bu sahnede 'Street Chase' ile 'Death of Goldfinger'ı aynı anda kullanmış.

Fausto Papetti'nin '3a Raccolta' albümündeki (1962) 'Et Maintenant' (1961) (Gilbert Bécaud) Neriman ve Halil'in ilk yatak sahnesinde. [Alpay bu şarkıyı kendi yazdığı Türkçe sözlerle plak yapmıştı; 'Seninle Ölmek' (1970)]. 'Strangers on the Shore' (1961) (Acker Bilk) Neriman'la ikinci yatak sahnesinde. '8a Raccolta' uzunçalarındaki (1968) "I'll Never Fall in Love Again (It Looks Like)" (1962/67) (Lonnie Doregan / Jimmy Currie) Üçüncü yatak sahnesinde. Aynı adlı diğer melodi ile (1968) (Burt Bacharah / Hal David) karıştırılmaması için yapımcı sonradan parantezi ilave etmiş. [Alpay, Fecri Ebcioğlu'nun sözleri ile ve Antik 4 Orkestrası eşliğinde söylemişti; 'Asla Bir Daha Sevemem' (1969)].

Franck Pourcel Orkestrası'nın "Un'Orchestra Nella Sera Vol. 4" albümündeki (1965) "Que C'est Triste Venise (Venecia Sin Ti)" (1964) (Françoise Dorin) Osman Bey, kızının dönüş telgrafını okurken. 'La Playa' (1964) (Jo Van Wetter / Pierre Barouh) Halil'in arabada Meral'i öpmesi dâhil 9 sahnede. [Ajda Pekkan, Fecri Ebcioğlu'nun Türkçe sözleri ve Durul Gence 5'lisi eşliğinde plak yapmıştı; 'Dönmem Sana' (1967)]. 'Ma Vie' (1964) (Alain Barriére) Meral evlilik için babası ile konuşurken.

The Ventures'dan "Groovin' (On a Sunday Afternoon)" (1967) (Felix Cavaliere / Eddie Brigati) Beklemekten sıkılan Halil, genç kızı almadan giderken.

'The Night of the Generals'daki (1967) (Maurice Jarre) 'On the Bridge' Osman Bey, Halil'e "Yeni bir iş var. Malı yola çıkarmışlar" derken. 'Drive Around Paris' (0.26'dan itibaren) Şuayip, nezarethanede Halil'i öldürmek istediğinde. 'In the Museum' Hapisten çıkan Halil odasına geldiğinde ve sonda Osman kaçmaya çalışırken.

Meral'in İstanbul'a dönüşü şerefine verilen partide iki melodi var; 'Soul Kraliçesi' Aretha Franklin'in söylediği 'See Saw' (1968) (Steve Cropper / Don Covay) ve Duke Ellington'dan dinlediğimiz (Fox Trot) 'Caravan' (1936) (Juan Tizol / Irving Mills).

Paul Mauriat Orkestrası'nın 'Fascination' 33'lüğündeki (1969) 'Delilah' (1968) (Les Reed / Barry Mason) Meral ve Halil odalarında aşk sarhoşuyken. [Ertan Anapa, Sezen Cumhur Önal'ın yazdığı Türkçe sözlerle ve Yalçın Ateş 6'lısı eşliğinde söylemişti; 'Aşkım Dillere Destan' (1968). Ömür Göksel de Aykut Sporel'in sözleri ve Üstün Poyraz Set eşliğinde plak yapmıştı; 'Leyla' (1969)].

"L'oriental" (1962) (Enrico Macias) Evlenebileceklerini(!) öğrenen Halil sevinç içinde sevgilisine giderken. [Berkant, Sezen Cumhur Önal'ın sözleri ve Vasfi Uçaroğlu Orkestrası eşliğinde söylemişti; 'Çiçekler Gönül Bahçesini Süsler' (1968)].

'Shake Hands with the Devil'deki (1959) (William Alwyn) 'Dublin 1921/Trouble' (İki sahnede) Osman, kızına "Sonra pişman olacaksın" ve  "Meraktan öldürdün beni" derken.

'States Evidence' (1960) (Irving Joseph) Halil, Cemil'in silah çekmesine engel olurken, Cevdet Balıkçı ile iki arkadaşını döverken ve polis cipiyle karakola götürülürken.

Mercan Lokantası'nda Mediha Demirkıran'ın söylediği Rast şarkı var; 'Geçsin Günler Haftalar Aylar Mevsimler Yıllar' (Erol Sayan / Enis Behiç Koryürek).

Halil Kurt'u Toron Karacaoğlu; Meral Akören'i Nevin Akkaya; Neriman'ı Gülen Kıpçak; Osman Bey'i Mümtaz Ener; Komiser'i Kayhan Yıldızoğlu; Ağır Ceza Üyesi-Selahi İçsel'i Fikri Çöze seslendirmiş.

Meral'in arkadaşı Semra-Gülgün Erdem; Ağır Ceza Üyeleri Ali Demir ve Selahi İçsel; Savcı-Zeki Sezer; Kâhya-Kubilay Hakan; Necmi-Sadettin Düzgün; Komiser-Kayhan Yıldızoğlu ve yardımcısı Ali Ekdal; Şuayip-Ali Seyhan ve harika fanilası; Cemil-Orhan Aykanat; Cevdet Balıkçı ve arkadaşları; Yakup-Niyazi Gökdere; Hakkı-Niyazi Vanlı; Meral'in şerefine verilen parti; Tatlıcılar Pastanesi (sahibi M. Salih Tatlıcı'ymış); Mercan Lokantası; Neriman'ın dans ettiği gazino çok güzeldi.

'Shake Hands with the Devil'deki (1959) 'Dublin 1921/Trouble' (William Alwyn); "Her şeyi biliyorum, her şeyi. O rezil, o pis paralarla büyüdüğüm için utanıyorum. Yediğim her lokma, giydiğim her şey, bütün tahsilim haram, çalma. Hepsinde başkalarının kanı, gözyaşı var."    

Son Yorumlar

Yandex.Metrica