"Bile Bile Yakacak Mısın Beni... Katil Ortalarda Dolaşırken Bir Masumun Zindanlarda Çürümesine Göz Mü Yumacaksın" posteri

"Gioconda's Smile" (1965) albümündeki 'Mr. (K)Noll' (2.20'den sonrası) (Manos Hadjidakis). "Fakir ve namuslu bir hayatı bile çok gördüler O'na." Kız kardeşi için söylüyor bunu Kenan. Bazı ülkeler için de geçerli midir acaba?

1966 sonbaharında çekilen filmin ilk gösterimi 20 Şubat 1967, Pazartesi günü (Beyoğlu) Şan, Kulüp ve Şık sinemalarında. O yaz (10 Temmuz, Pazartesi) Kadıköy, Özen Sineması'nda tekrar gösterime sokulmuş. 'Kardeş Kavgası'nda (1967) tekrar göreceğimiz Hava Bar. Sahibi Turgut'un '34 FR 689' plakalı Ford'unu 'Beyoğlu Esrarı' (1966), 'Bar Kızı' (1966), 'Aşk Mücadelesi' (1966), 'İntikam Uğruna' (1966), 'Kolejli Kızın Aşkı' (1966), 'Kardeş Kavgası' (1966), 'İdam Mahkumu' (1966) ve 'Parmaklıklar Arkasında' (1966) filmlerinden anımsıyoruz. Ortağı Burhan'la gazinoculuk dışında silah kaçakçılığı falan yapıyorlar. 'Bir sevkiyat' sonrası. 'Yeni vurgunların şerefine kadeh tokuşturulmuş'. Burhan "Hele şükür bu iş de bitti sayılır" diyor. Şükrettiği şey 'kaçak tüfeklerin sevki sırasında bir sorun çıkmaması'.

'Kârda da zararda da ortağız. Her şeyde ortağız' diye konuşmuş. ('Her şey'de sevgilisi Nesrin yoktur herhalde.) Ama bu dostluk Turgut'un 'çamura yatması' nedeniyle bozulmak üzere. 80 bin liralık iş için ortağına 20 bini yeterli görür. İşleri O kurmuş, bu hale O getirmiş. Bir pay fazla almak hakkı değil miymiş? Ortağı "Bozarım işini. Bütün suyollarını tıkarım. İkimiz de kodesi boylarız. Ama ben iki yılda kurtulurum. Sen 20 yıl çürürsün" diye diklenince yelkenleri suya indirir. Daha doğrusu indirmiş görünür. Bir 20 bin daha verir.

'Ortağı ve aziz arkadaşı' kuşkulanıp "Birbirimize kalleşlik etmeye kalkışmayalım olmaz mı" dediğinde ise durumu geçiştiriyor; "Ne münasebet, aklımdan bile geçmedi." Ama o geceki fırsatı 'iyi değerlendirir'.

Burhan'ın sevgilisi dansöz Nesrin, orkestrada trompet çalan Kenan'dan hoşlanıyor. Kimi olsa atlatırmış delikanlı için. Kıskanan Burhan, Kenan'la atışır. Durumdan yararlanan Turgut da ortağını öldürtüp suçu kahramanımızın üstüne atar.

Kenan ve kız kardeşi. Birbirlerinden başka kimseleri yok. 'Aşk Mücadelesi'nde (1966) Ali'nin ve 'İdam Mahkûmu'nda (1967) Ahmet'in olan ahşap evde kalıyorlar. Mine, abisini piyano çalarak bekliyordu. Keşke bu yeteneğini kullanacağı bir iş bulsaydı. (Bunu değil ama sesini kullanacaktır ilerde). Birine bağımlı olmanın ne denli yanlış olduğunu Abisi hapse düşünce anlıyor.

İntihar etmeden yazdığı mektupta "Beni gene tertemizmişim gibi sev ne olur. Senin için daima dua edeceğim. Sen de benim için" diyor. Bir ölünün geride kalanlar için (hem de 'daima') 'dua etmesi' yepyeni bir kavram.

Havana Bar çalışanlarının birbirlerinden haberi yok. Mine, patron Turgut'un kim olduğunu bilmiyor; Turgut da aynı şekil Mine'den habersiz; Vasfi, Kenan'a "Neyin o kız? Nereden tanıyorsun" demişti; Gazino çalışanı Enver Dönmez genç kızı 'yeni düşmüş bir taze' sanıyor; Kenan, Mümtaz Baba'nın evini bilmiyor; Tümü Suna'dan habersiz; Suna'da Onları tanımıyor; Kudret Karadağ, Mümtaz Baba'nın kızından söz edilince boş boş bakıyordu.

Kenan, Turgut'u dövmüş, Vasfi'den de Mümtaz Baba'nın adresini öğrenmiş gidiyor. Bu sırada '34 FS 810' plakalı araba ile polisler gelir. Tek kapılı, 1961 model siyah 'şevrole'yi 'Beyoğlu Esrarı' (1966), 'Parmaklıklar Arkasında' (1967), 'Ölüm Saati' (1967), 'Zehirli Hayat' (1967), 'Eceline Susayanlar' (1967) filmlerinde görmüştük.

Turgut iki sahnede Suna'nın saçlarını okşuyor. Elinde buram buram tüten bir sigara var. İyi ki genç kızın saçları tutuşmadı.

Hapishanedeki unutulmaz 'kader mahkûmları'. Hepsi tespih ve sigaralı. Kenan'ın sinir krizi geçirip testiyi kırdığı sahne çok güzel. 'Gülüp, bağırıp, ağlıyor'. Delikanlının yüzüne su serpilir, okuyup üflenir. 'Zehirli Hayat'ın (1967) simitçisi Ahmet Yıldırım bir doktor edasıyla "Kendi kendine laflamak iyi değildir" diyor. Diğer konuşmalar:"İlacı da yoktur bu işin." En güzeli de şu; "Olmaz olur mu? 'Tahliye' deyiverin de bak bir şeyi kalır mı? Ah oğlum ah!" Gardiyan Şahap Işık 'Gül Ağacı'nda (1968) Hülya'nın babasıydı. Mahkeme ve Gazino sahnelerinin tümünde Ali Demir 'hazır ve nazır'.

Nilüfer Koçyiğit, filmde, ablasının gömlek, pardösü ve gece kıyafetini kullanıyor. Kenan'ı polislerin götürdüğü gece giydiği gömleği Hülya Koçyiğit 'Karanlıklar Meleği'nde (1966) Kemal Dikmen'e kahve getirirken; Turgut'la görüşmek için Havana Bar'a giderken üzerinde olan ('Kızılcık' isimli) pardösüyü ablası 'Gül Ağacı'ndaki (1968) karlı sahnede giyecektir. 'Tünikli kırmızı-beyaz pardösüyü' Hülya Koçyiğit çok sevmiş. "Modası geçip giyemezsem üzülürüm" diyormuş. Nilüfer Koçyiğit, 'Bar Kızı' şarkısındaki kostümü 'Posta Güvercini'nde (1965) Rahmi rolündeki Engin İnal ile dans ederken de giyiyordu. 'Çarliston' isimli bu elbise 'Aşk ve İntikam'da (1965) (araba ile Nejat-Cüneyt Arkın'ı takip ederken) ve 'Yalancı'da (1965) (Fikret ile dans ederken) Hülya Koçyiğit'in üzerindeydi. Model Pierre Cardin'inmiş. 'Halis Türk ipeği siyah krep rodiye ile yapılmış. Etekleri üç sıra oturuşluymuş'. 'Çarliston' ve 'Kızılcık'ı Faize ve Sevim kardeşler dikmiş.

O dönem sansür çok sıkıydı. Eşref Kolçak bir söyleşide 'Türk köylüsünü yalınayak gösterdi' diye reddedilen filmden söz ediyor. Köylünün çıplak ayağı toplum için tehlikeli; Silah, esrar, kadın kaçakçısı, katil gazino patronları değil.

Yine o yıllarda tutuklananlar için 'sanık' veya 'şüpheli' kavramları henüz yokmuş galiba. Daha sorgu sırasında Emniyet Müdürü Avni Denker-Bedri Çavuşoğlu "Suçluyu getirin" diyor. Ağır Ceza Üyesi Muzaffer Yenen de, ilk celsede "Bu kadarcık bir sebep yüzünden kimse katil olmaz" diyen Kenan'ı "Ama sen oldun" sözleriyle susturuyor.

Filmde, Klasik Batı Müziği'nden iki eser var.

'Si minör Manfred Senfonisi, Op. 58 (1885) (Tchaikovsky): I. Lento lugubre (Burhan hastanede can verirken; Kenan, Mümtaz Baba'nın evine gittiğinde) ve IV. Allegro con fouco (Polis Müdürü Zeki Sezer eve geldiğinde; Kenan, kardeşini intihar etmiş olarak bulduğunda; Sondaki takip sahnesinde).

'Re minör 5. Senfoni Op. 47 (1937) (Shostakovich): I. Moderato (Hemşire iğne yaparken; Mezarlık sahnesinde).

Filmdeki diğer melodiler:

'Goldfinger'daki (1964) (John Barry) 'Dawn Raid On Fort Knox' Jeneriğin ilk kısmında, Sedat,  Mümtaz'ı evde ölmüş bulunca, Kardeşinin üstünü yorganla örterken. 'Gassing the Gangsters' Mahkemede karar okunurken.

'From Russia With Love'daki (1963) (John Barry) 'Meeting in St. Sophia' İlk mahkeme sahnesinin başında. 'Gypsy Camp' İlk mahkeme sahnesinin sonunda.

Richard Hayman ve Orkestrası'nın 'Voodoo!'albümündeki 'Voodoo' 4 sahnede (Jeneriğin ikinci kısmında, Suna, karakoldan eve geldiğinde, Turgut evde Kenan'ın ceketini gördüğünde, "Ne zahmeti, hem de büyük bir zevkle" derken).

'Hyperprism' (1923) (Edgar Varase) Hastaneden kaçarken ve eve geldiğinde.

'Lawrence of Arabia'daki (1962) 'Overture' (Maurice Jarre) Polisten kaçarken.

"Cuando Vuelva a tu Lado/What a Diff'rence a Day Made/Makes" (1934) (Maria Mendez Grever) (1959-İngilizce sözler Stanley Adams) Nesrin'in evinden çıkan Kenan yolda yürürken.

"Gioconda's Smile" 33'lüğündeki (1965) (Manos Hadjidakis) 'Mr. Noll' 3 sahnede (Suna, Sedat'ın yarasını sararken, "Gitme Kenan. Beni bırakma. İçimde kötü şeyler olacakmış gibi bir his var" derken, Kenan "Kardeşimden sonra senin başına bir felaket gelmesini istemem" derken). 'Returning in the Evening' Suna, evde Kenan'ı beklerken. 'Dance With My Own Shadow' son sahnede.

'Gümüş Gerdanlık' (Metin Bükey / Ülkü Erakalın) Kardeşinin mektubunu okurken. İki göbek dansı sahnesinde "Üsküdar'a Gideriken" ve 'Azize' var.

Sema Özcan, Ajda Pekkan'ın sesi ve Süheyl Denizci Orkestrası eşliğinde iki şarkı söylüyor: 'Seviyorum' (1966) (Charles Aznavour) / Fecri Ebcioğlu) ve 'Serseri' (1966) (Paul Sezian / Fecri Ebcioğlu). 'Seviyorum'un orijinali olan 'Je Me Souviens'i (1966) (PaulSezian-Hairabedian) Liz Sarian'dan dinlemiştik. 'Serseri' de Charles Aznavour'a ait bir şarkı: 'Je T'attends' (1963).

Kenan Sarvan'ı Hayri Esen; Mine'yi Jeyan Mahfi Ayral; Suna'yı Nedret Güvenç; Turgut'u Reşit Gürzap; Mümtaz'ı Rıza Tüzün; Enver Dönmez'i Zafer Önen; Vasfi'yi ve Kudret Karadağ'ı Erdoğan Esenboğa seslendirmiş.

1961 Adalar Güzeli Mine Soley-Nesrin; Bateride Vasfi Uçaroğlu benzeri hareketler yapan Senih Orkan; Komşu Hatçe Teyze; Emniyet Müdürü Avni Denker rolünde Bedri Çavuşoğlu; Havana Bar; Turgut'un '34 HC 858' plakalı ikinci arabası; Filmin sonundaki '34 FY 043' ve '34 FR 689' plakalı arabalar çok güzeldi.

Kendisini temize çıkardıktan sonra sıra Mine'nin intikamına gelecekmiş.

Kenan; "Mine de senin gibiydi. Gençti, güzeldi, yaşamak istiyordu. Bütün suçu iyi olmaktı. Sonra ben Mine'ye ne derim. Öbür dünyada iki yakamı bırakmaz." ('İki eli yakamda olur' ve 'yakamı bırakmaz' deyimleri arasında seçim yapmakta zorlanınca 'iki yakamı bırakmaz' deyip işin içinden sıyrılmak istedi herhalde.)

Suna; "Hayır Kenan. Her şey düzelecek. Suçlular meydana çıkacak. Asıl suçlular cezalarını çekerken Mine'nin ruhu şad olacak. Biz de evleneceğiz. Mesut olacağız. Bir kızımız olacak. Adını Mine koruz." (Çocuklarının oğlan, adının da Mümtaz olması seçeneğini unuttu.)  

     

 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica