24. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde ilk gösterimi yapılan “Oyun”, dünya prömiyerinin yapıldığı San Sebastian’da ilk filmlere verilen En İyi Yeni Yönetmen ödülüne aday gösterildi ve gençlik jürisi tarafından en iyi üçüncü film seçildi. Festivalin ardından Le Monde gazetesinden övgü dolu yorumlar aldı. Film, önümüzdeki aylarda Vaclav Havel’in himayesinde gerçekleştirilen Prag One World Film Festivali, Selanik Belgesel Film Festivali, Münich Doc Film Festivali, Trondheim Film Festivali, New York Tribeca Film Festivali gibi önemli festivallerde yarışacak. Danone ve Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla 35 mm filme aktarılan “Oyun” Mersin’in bir dağ köyünde, kendi hayatlarından yola çıkarak bir tiyatro oyunu sahneye koyan dokuz kadının öyküsünü anlatıyor. “Oyun” 10 Mart’ta perde diyecek…

Yönetmen görüşü
Kendi köylerinde tiyatro yapan bu dokuz kadın, ben bu filmi çeksem de çekmesem de, hayat hikayelerinden yola çıkıp bir oyun yazacak ve sahneleyeceklerdi. İşin en heyecan verici tarafı buydu benim için. Filmi, o köyde, o an, o olayı yaşayan insanlarla, görünmez olmaya çalışmadan ama usulca yaşamlarına dahil olarak çekmek, belgesel gibi kurmaca değil, kurmaca gibi bir belgesel film yapmak istedim. Zamanla, onların oyunlarıyla gerçek hayatları arasındaki çizgi flulaştıkça, filmin kurmacayla, belgesel arasındaki çizgide gidip gelişini izlemek çok önemli bir deneyim oldu. Üç kişilik ekibimizle bir film ekibinden çok onların tiyatro ekiplerinin bir parçası olduk. Benzer koşullarda çalışarak, onlar beş haftanın sonunda “hayatlarının oyununu” ortaya çıkarttılar ben de iki yıl sonra “Oyun” filmini.

Son Yorumlar (1)

enigmacuture avatar enigmacuture 18 Mart 2009 15:43:03

10

gurur verici bir ödül

Yandex.Metrica