Başbakan ile Görüşen Sanatçıların Gezi Parkı Açıklamaları posteri

Sanatçıların Gezi Açıklamalarının tam metinleri ve videoları, görüşme tarihlerine göre aşağıdaki gibidir.

8 KİŞİLİK SANATÇI HEYETİ ADINA HALİT ERGENÇ, 13(14) Haziran,

Halit Ergenç Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gezi Parkı Görüşmeleri

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili 8 kişilik sanatçı heyeti ve Taksim Dayanışmasından 8 isimle Başbakanlık Konutu'nda bir araya geldi.c13 Haziran saat 23.45'te başlayan basına kapalı görüşme yaklaşık 3,5 saat sürdü.

Kabule,  sanatçılardan Sunay Akın, Yavuz Bingöl, Ceyda Düvenci, Halit Ergenç, Sertab Erener, Mahsun Kırmızıgül, Nebil Özgentürk ve Ali Sunal katıldı.

Görüşmeye, Başbakanlık Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın ve Başbakan Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan da katıldı. 
Başbakanlık'ta yapılan görüşmeden sonra heyet adına sanatçı Halit Ergenç basına açıklama yaptı.

Oyuncu Halit Ergenç 
Halit Ergenç toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, süreç boyunca yaşadıklarını ve çözüm sürecini toplantıda anlattıklarını kaydetti. "Toplantıda, yargı sürecine saygılı olduklarını ve yargının haricinde davranmayacaklarını bize tekrarladılar. " diyen Ergenç, "Yargı süreci sonucunda, Gezi Parkı açısından olumsuz bir sonuç olursa, Kışla yapılmaması yönünde bir karar çıkarsa, buna uyacaklarını burayı park olarak koruyup düzenleyeceklerini söylediler. Eğer yargı süreci sonunda olumlu sonuç çıkarsa, o zaman da halk oylamasına gitmeyi istediklerini söylediler. Bu yargı sürecinin sonuna kadar zaten herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Bunun sonrasında artık orada bulanan arkadaşlarımıza evlerine dönmelerini istediklerini bu süreci takip etmelerini, evlerinde rahat uyumalarını ve bu gergin ortamın sokaklarda olan olayların da nihayete ermesini istediler. Bu süreç içinde kim şiddet gösterdiyse, biz bunun soruşturmasını başlattık dediler." diye konuştu.

Yazar Sunay Akın

sunay Akın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gezi Parkı Görüşmeleri

Sunay Akın "Bu süreci özellikle başından beri takip eden sanatçılara teşekkür ediyorum. Kendi adıma çok mutlu ayrılıyorum. Bundan sonra hepimizin bütün Türkiye'nin beklentilerinin altı çizilmiştir. Gezi Parkı'na gidip şiirlerimizle, sanatımızla bu işi demokratik anlamıyla bir finalle taçlandırmalıyız"



 

8 KİŞİLİK SANATÇI HEYETİ ADINA MELTEM CUMBUL,13 Haziran 2013

Meltem Cumbul Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gezi Parkı Görüşmeleri

Aralarında Zafer Algöz,  Meltem Cumbul, Rıza Kocaoğlu, Sermiyan Midyat, Barış Falay, Nail Kırmızıgül, Sarp Apak, Levent  Sarpoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda sinema ve tiyatro oyuncusu Gezi Parkı merdivenlerinde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı grup adına ünlü oyuncu Meltem Cumbul okudu.  Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Gezi Parkı eylemlerinin 17. günündeyiz. Görüşmeler Gezi Parkı eylemcilerinin meşru temsilcilerini de kapsayacak şekilde genişlemiştir. Bu gelişmeyi umut verici bir adım olarak değerlendiriyoruz. Diyaloğun sağlıklı bir şekilde giderilmesi için endişelerimizin giderilmesini bekliyoruz. Ülke genelinde polis şiddeti hala daha devam ediyor. Başından beri barışçıl protestolarını büyük bir inanç, dirayet ve demokratik olgunlukla sergileyen Gezi eylemcileri halen müdahale tehdidi altında kalıyor. Görüşmelerin devam edilebilmesi ve olası sonuçların eylemciler tarafından sağlıklı bir şekilde tartışılabilmesi için Gezi Parkı'na herhangi bir müdahale yapılmamalıdır. Türkiye'nin dört bir yanında Gezi Parkı için sokağa çıkan binlerce insana karşı uygulanan polis şiddeti sona erdirilmeli, eylemlerin başından itibaren gözaltına alınan bütün eylemciler serbest bırakılmalıdır; bu çok önemli. Diyalogun sürmesini, polis şiddetinin sona ermesini ve müdahale tehdidine son verilmesini talep ediyoruz. Bugünkü gelişmeler çok olumlu, umarım bu her zaman devam eder. “

HÜLYA AVŞAR, 13 Haziran 2013 

Hülya Avşar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gezi Parkı Görüşmeleri

 Başbakan Erdoğan, Sanatçı Hülya Avşar'ı,  Gezi Parkı odaklı gelişmelerle ilgili Başbakanlık Resmi Konutu'nda kabul etti. 1 saat 15 dakika süren kabulün ardından Avşar; "Biraz duygusal bağ olması lazım başbakanımız ve gezi parkındaki gençler ve bütün vatandaşlar arasında. Haksız kimse yok, herkes haklı. Fakat her iki tarafı da kullanan bir grup olduğu kesin diye düşünülüyor.  O grubun aradan çekilmesi gerekiyor ki insanlar anlaşabilsin. Bu çok doğal" diye konuştu. Ben kimseyi temsilen burada değilim, tamamen bireysel haklarımı kullanarak buradayım. Baktım ki bir takım eksiklikler var, başbakanımıza kendi kızımla olan ilişkiden yola çıkarak size bir sanatçı, vatandaş ve anne olarak bir takım eksiklikleri belki gözden kaçırdığınız bir şeyler olabilir diye onları söylemek için geldim. Dikkatle dinledi beni. Benim de kızım ergen çağında ve onunla yaşadığımız bir takım çatışmaları çok benzetiyorum bu duruma. Zaten başarıya ulaşmış ailelerde bir formül vardır; çocuk bozar, anne yapar, baba görmemezlikten gelir, büyüklük yapar. Tamamen işin duygusal tarafındayım. Siyaseti anlamıyorum, her vatandaş kadar anlıyorum. Gerçekten dinledi. Bir takım grupların ayrılması ve duygusal bağ kurulması gerekiyor. Kesinlikle bir çaba içerisinde olduğunu gördüm, kesinlikle dışarıdan görüldüğü kadar katı değil, ama yansıyan o. Gençlerin de kendilerini ifade edecek bir ortamı yok gibi, dün akşam gelenler ve benim gelmem onları yansıtamıyor malesef. Gençlerin doğal olarak haklarını ve demokrasi aradığını, kim suçluya geldiğimiz zaman da o herkesi birbirine katan grup çıkıyor karşımıza. Bir lider olması lazım başbakanla konuşacak.

Avşar, "Gezi Parkı'na gidip Sayın Başbakan'ın mesajlarını, izlenimlerinizi paylaşmayı düşünüyor musunuz" şeklindeki soru üzerine şunları söyledi: "Gezi Parkı'na sanatçıların gitmesinden yana hiç olmadım. Çünkü ne olursa olsun oradaki çocuklarımızın yaşları 18, 19, 20, 28 yaşına kadar varmış sanıyorum. Bu insanlar, sanatçı gördükleri zaman yanlarında, dibinde ona destek veren ister istemez o heyecanla biraz kendilerini aşma tehlikesi her zaman vardır. Bu oldu demiyorum. Dolayısıyla sanatçıların başka bir yerde olması gerektiğini düşünüyorum."

 

11 KİŞİLİK HEYETTEN YÖNETMEN KUTLUĞ ATAMAN VE TİYATROCU AHMET MÜMTAZ TAYLAN, 12 Haziran 2013

 Başbakan Erdoğan’la görüşen 11 kişilik heyette yer alan Tiyatro Sanatçısı Ahmet Mümtaz Taylan ve Yönetmen Kutluğ Ataman, görüşmeden sonra basın açıklaması yaptı.

 

Tiyatro sanatçısı Ahmet Mümtaz Taylan:

Ahmet Mümtaz Taylan- Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı Görüşmeleri

“Biz bugüne kadarki gözlemlerimizi tek tek aktardık. Başbakan hiç kesmeden araya girmeden, gerilim yaratmadan dikkatle dinledi ve not aldı. Tamamı farklı kesimlerden gelen, ortak ideolojileri olmayan ama Gezi Parkı hakkında son derece kaygılı olan, polisin orantısız şiddetini eleştiren 11 kişinin konuşmalarını sükunetle dinledi, notlarını aldı. 4.5 saat biz konuştuk. Yarım saat de Başbakan konuştu. Katıldığı katılmadığı yanları söyledi. Bu toplantının eğer varsa bir kazanımı şudur: Başbakan Gezi Parkı ve çevresinin, AKM’nin değil, Topçu Kışlası’nın referanduma götürülebileceğini, bunun MKYK’da değerlendirileceğini, buna MKYK’nın karar vereceğini söyledi.

Benim bütün dileğim ağır bir müdahale, bir gerilim olmadan inşallah bu Gezi Parkı’ndaki gerilim sona erer. Çünkü bir adım atıldığını düşünüyorum. Bunun bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Ancak tabiki kimseyi temsil ediyor değilim. Bireysel olarak dileğim bu. Gezi Parkı için zaman daralıyor. Biz, ‘Provokatörlerle Gezi Parkı’ndaki gençleri birbirinden ayırarak bir şekilde orayı temizlemek boşaltmak zorundayız İstanbul’da hayatın devam etmesi için, nefes alması için. Bunun için zamanımız daralıyor. Şimdi biz referandumdan bahsediyoruz artık Gezi Parkı’nın boşaltılması lazım’ olarak algıladık.”

 

Yönetmen Kutluğ Ataman:

Kutluğ Ataman Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gezi Parkı Görüşmeleri

"Bireyler olarak oraya davet edildik. Hepimiz kendi alanlarında tanınmış kişiler olduğumuz için ya da Gezi Parkı'ndaki gençlerden de aramızda olanlar olduğu için herhalde." Buluşma için "güzel ve uzun bir toplantı" diyen Kutluğ Ataman, toplantının sonunda Gezi Parkı için kararın halka sorulması fikrinin olgunlaşmaya başladığını söyledi. Toplantıya pazarlık yapmak için gitmediklerinin altını çizen Ataman, "Çünkü bizim öyle bir yetkimiz yok. Çünkü biz Gezi'deki arkadaşlar tarafından seçilmiş arkadaşlar değiliz" dedi.

 

Kutluğ Ataman’ın 1 gün önce İngiliz Independent gazetesine yazdığı İngilizce orjinal metin: http://www.independent.co.uk/voices/commentators/turkey-protests-this-genie-should-not-be-tricked-back-into-its-bottle-8654603.html

 

NECATİ ŞAŞMAZ VE HASAN KAÇAN, 12 Haziran 2013

Necati Şaşmaz Hasan Kaçan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Gezi Parkı Görüşmeleri

 Oyuncu Hasan Kaçan:

“Bizim talebimiz üzerine Sayın başbakanımız lütfettiler randevu verdiler. Taksim parkını temsil eden arkadaşlar, sanatçı arkadaşlar oradaydı ve 5 saate yakın sayın başbakanla görüştüler. Benim izlenimim sayın başbakan da bir adım attı. İçinde referendum da olan tekliflerde bulundu. Artık oradaki gençlerin güvenliğinden endişe duyduğunu ifade etti.  Onların annesi ve babasını temsil ediyorum. Belki, benim mahallemden arkadaşlar, onların çocukları var, bizim söyleyeceğimiz birtakım şeyler, oradaki kardeşlerimizin güvenliğini sağlayacaktır. Madem karşılıklı adımlar atılıyor, özellikle Gezi Parkı'ndaki kardeşlerimizin de bu adıma karşılık vermelerini bekliyorum. 'Bütün bunlardan sana ne' diyenler olabilir. Netice itibarıyla ben bir babayım, iki evladım var. Evladımın bir sürü arkadaşı var ve onların bir kısmı Gezi Parkı'nda. Onlarla da beraber oldum."

Hasan Kaçan, Gezi Parkı'nı biliyor mu, diyen arkadaşlar oldu. Ben zannediyorum 51 senedir Dolapdereliyim ve 51 yıldır oradayım. Bunu soran arkadaşlara ben de şunu sorarım; siz oradaki aslanı biliyor musunuz? Gezi Parkı'ndaki aslanı hiç kimse gördü mü" diye sordu.

Ben de bir baba olarak bu kardeşlerimizin büyüğü olarak artık bu karşılıklı adımlardan bir şey çıkmasını, netice çıkmasını istiyorum" diyen Kaçan, şöyle devam etti: Onların anne ve babalarının yüreğinin ağzında olduğunu biliyorum. Benim de yüreğim ağzımda. Bakmayın netice itibarıyla anne ve babalar çocuklarına destek oluyorlar ama hepsinin bir taraftan yüreği ağzında olabiliyor. Bu işin gayet yumuşak bir şekilde sonlanması, oradaki kardeşlerimin ve tabii ki arzuları doğrultusunda sonlanmasını canı gönülden istiyorum. Bu konudaki dileklerimizi, arkadaşlarımızın dileklerini de Sayın Başbakana ilettik.

Oğlum sürekli Gezi'ye gidip geliyor. Orada arkadaşları var. 15 gündür orada o çocukların neler çektiğini, neler yaşadığını, banyo yok, yiyecek yok. Korkunç bir şekilde idrar kokuyor, pislik kokuyor. Bir insanın yaşayabileceği durumda değil artık Gezi Parkı. Çevre hassasiyeti olan arkadaşlarımızın da gerekli adımı atmasını diliyorum.

  

Oyuncu Necati Şaşmaz:

 Necati Şaşmaz, Gezi Parkı hareketi ile ilgili 12 Haziran’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmeden sonra basın açıklaması yaptı ve şunları söyledi: “2 haftadır herkes gibi, evinde oturanlar olsun, gezi parkında olanlar olsun, çok üzgünüm. Malesef Türkiye’miz bunu hak etmiyor demek dışında bir şey söyleyemiyorum. Sanırım bize nazar değdi. Bizim dinleyen bir toplum olmamız gerekiyor. Aynı dili kullanmamız gerekiyor. Tabi ki kuşaklar arası dil farklılıkları olmakta. Biz teknoloji çağında yaşıyoruz, twitter’ımız var, ne güzel teknolojilerimiz var, imkanlarımız var, dolayısıyla bilgi aktarımı oluyor, ama bilgi kirliliğimiz de var. Bizim iletişim eksikliğimiz var. İletişimimizdeki kopukluğu ancak birbirimize tahammülümüzle giderebileceğimizi düşünüyorum. Bu konulardaki hassasiyetimi, düşüncelerimi, hissettiklerimi Sayın Başbakanımıza aktarmak istedim. 10 gün süresince suskunluğumu korudum, olanları izlemek, gözlemlemek istedim, fevri çıkışlar da yapabilirdim ama neler olduğunu bilmek için bekledim. O günden bugüne çok güzel gelişmeler oldu, sorularımın cevaplarını bugün alabildim. Benim gezi Parkına gittiğime dair bir haber yayınlandı. Ben sizler gibi habersizce okudum, ben bunu yapmadım. Oradaki arkadaşların beni taraf etmeye çalışması hiç hoşuma gitmedi. Bu bir mahalle baskısı gibi geldi. Medyanın yapmaya çalıştığı buydu. O baskının esiri olmak istemedim. Bu insanları zoraki taraf olmaya itmemeli bence. 'Gezi Parkı'na gitmedim, çünkü orada bir örgüt bayrağının altında durmak istemedim, her taraf Atatürk fotoğrafıyla, Türk Bayraklarıyla dolu olsaydı gidebilirdim. 

Şu andaki düştüğümüz durumda, malesef bütün dünya gözünde üzücü, hepimiz için çok üzücü. Çünkü Türkiye bunu hak etmiyor bence. Beni yurtdışından bir çok arkadaşım aradı. Neler oluyor dediler. Türkiye emin. Türk milleti emin ve emin olmaya devam edecek. Bize güveninizi asla azaltmayın. Biz demokratik ve özgürlük söylemlerimizi sadece söylemlerimizde değil, keşke görselde de dünyaya verebilsek, öyle görünebilsek. Malesef dünya öyle görmüyor arkadaşlar. Elbette ki demokratik hakkımız. İnşallah güzel şeyler olur. Bu yakınlaşmalar, uzlaşım, bulunan ortak dil, bizim akademisyenlere, sosyologlara, bilim adamlarına, düşünce adamlarına ihtiyacımız var ki; bize anlatabilsinler, bugün ne oldu, bize acil değil ama çabuk çabuk anlatsınlar. Bizim tabirle gece karanlığındaki kedi gözleri gibi onları izlememiz gerekiyor. Ama o gözler de ancak bizim ışığımızla görünebilen bir şey. Yani sosyologlar bize bu yolu gösterirse, ışık, yani benim düşünceme göre öyle diyorum, bizim doğru anlayışımız olsa gerek. Sosyolog ve akademisyen büyüklerimizden tek istediğim tarafsız olmaları. İnanıyorum ki biz de doğru anlamaya, doğru dinlemeye başlayacağız. Biz de bize gösterilen doğru yoldan aydınlanmış olan yoldan ilerlemeye devam edeceğiz. İnşallah biz sağlam bir yere varacağız. O hedefimiz de onlar ve hep beraber belirleyeceğiz. Benim söyleyeceklerim birbirimizi Allah için sevelim, hiç bir şey bulamadıysak birbirimizi bütün için sevelim. Tahammül denilen şey bu. Yolda gelirken okudum;  sabır kelimesi çok güzel. Ama tahammülde bir yük taşıma durumu var. Bunu rıza ile taşıyorsunuz. O rıza da; üstüne sizin beğenmediğiniz sevmediğiniz bir şeyi de, yine kendi çıkarınız için taşımak. İşte buna tahammül diyorum. İnşallah hepimize Allah tahammül versin, tahammülümüzü artırsın. Bana göre bu ülkeye nazar değmiştir. Dua okuyalım, inşallah bu üzerimizden gitsin.  Çünkü kimse istemez bu ülkenin kötü duruma düşmesini, çünkü bu gemide hepimiz varız, batarsak hepimiz batarız. Güzel şeyler olmakta, inşallah hepsi geçecek.

 

 Konuşmalar Sinematürk tarafından derlenmiştir. 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica