Usta oyuncu Kemal Sunal'ın 13. ölüm yıldönümü için yazılı bir saygı duruşu...
03 Temmuz 2013

Çarşambayı Sel Aldı türküsünün binbir farklı Türk filmi müziği olmuş versiyonunun beynimizin içinde hafifçe çınlamaya başlar... Motor komutunun ardından akmaya başlayan binlerce küçük kareye hapsedilmiş 'İnek Şaban' gülüşü ilk günkü tazeliğinde duruyordur. 13 yıl devrildi gitti 'Şaban' olmadan... Bilemiyorum kaç kişi farkında ama bunun anlamı çok büyük...

'Sinema bir sanattır' lafının ilk yankılandığı günden bu yana sanattan anlayanlar ve anlamayanlar olarak dünya ikiye bölündü. Anlayan kısımdakiler, boyunlarına doladıkları eşarbı estetik bir hareketle geriye atarken attıkları uzun ve anlamsız nutuklardan anlaşıldığı kadarı ile, her zaman Kemal Sunal'dan övgü dolu bahsettiler. Bu övgünün içinde elbetteki eleştiri de her zaman olsa da sinemamızdaki eşsiz yeri konusunda her zaman hemfikir oldular. Çoğu entellektüel kişi, yabancı sinema bilgilerini konuşturarak büyük ustayı 'Charlie Chaplin'e; 'İnek Şaban' karakterini ise 'Sharlo'ya benzettiler. Pek çok süslü, fransızca rüzgarlar barındıran kelimelerle oyuncunun tarzına övgüler  ver yergiler yağdırdılar. Kimi bu oyuncunun yalnızca Chaplin'in Türkiye versiyonu olduğunu söyleyerek yermiş, kimi ise 'sanat taklitle başlar ve önemli olan taklit olarak başlamış bir stili kişinin kendine, kendi stili doğrultusunda adapte edebilmesidir' diyerek Kemal Sunal'ı ayakta alkışlamıştır.

Tüm bu Fransız-Amerikan-Türkçe kelimeleri arasında boğulan ve sinema merakı film koltuklarında oturmaktan öteye geçememiş kişicikler ise, Kemal Sunal lafını bile kullanmayarak 'İnek Şaban' diye tanıdıkları bu adamı, hiçbir sanat ya da başka bir dala ait kuram ve yargıların etkisinde kalmayarak, yalnızca kendilerini güldürdüğü ve günlerine neşe kattığı için onu çoktan bağırlarına basmışlardı. O, 'Şaban'dı ve samimiyeti ile nerdeyse bütün Türk halkının kalbini fethetmişti. Aşağıdaki bakkal amca, braz ilerdeki Ahmet Efendi, Belediyeden Rıza bu adamı bir an bile durup düşünmeden seviyorlardı. Çünkü Kemal Sunal bu ülkenin insanına bol kahkaha, bol eğlence getirmişti.

Sanat nedir sorusuna tarih boyunca çok çeşitli cevaplar verildi. Bir tane de usta oyuncunun ölümünden tam 13 yıl sonra verilmiş olsun diye yazıyorum bu yazıyı. Sanat; süslü mekanlarda süslü kelimelere layık olmak, ya da sadece halk arasında popüler olanı yapmak olamaz. Her kim ki her iki mecrada da üstün bir başarı sergiliyor, her kim ki akademisyenler arasında ve berber muhabbetlerinde aynı anda konu olabiliyor, işte orada bir sanatçı var diyebiliriz belki de...

Belki de daha da ileri gidip bir de o sanatçıya isim verebiliriz. Bu ülkede bir Kemal Sunal var diyebiliriz... Hiç gitmedi, hiç de gitmeyecek ölümsüz bir sanatçı o..

Ölümünün 13. yılında bile hala dipdiri kalan bir duayen...

Rahmetle anıyoruz...

 YORUMLAR  ({{commentsCount}})
{{countDown || 2000}} karakter kaldı
{{comment.username}}
{{moment(comment.date).fromNow()}}
Uyarı:  Yorumunuz, yönetici tarafından onaylandıktan sonra tüm ziyaretçilerimiz tarafından görüntülenebilecektir. (Bu mesajı sadece siz görüyorsunuz)
{{reply.username}}
{{moment(reply.date).fromNow()}}
Uyarı:  Yorumunuz, yönetici tarafından onaylandıktan sonra tüm ziyaretçilerimiz tarafından görüntülenebilecektir. (Bu mesajı sadece siz görüyorsunuz)