Beyaz Saray Düştü: Film Eleştirisi posteri

''Beyaz Saray Düştü''ye koşun!

Film biteli yarım saat olmadı ama henüz filmin bıraktığı etkiden ruhumu arındırabilmiş değilim. İyi bir film izlemiş olmanın keyfiyle yazmaya başladığım bu satırları, trajik bir biçimde filmi yerden yere vurarak bitirme ihtimalim de yok değil elbette. Çünkü her ne kadar baştan sona, koltuğuma tırnaklarımı geçirerek izlemiş olsam da, her ne kadar Roland Emmerich'i ayakta alkışlamış olsam da ve her ne kadar patlama sahnelerinin ihtişamından ve Amerikan tarihinin gizemli oyunlarından başım dönmüş olsa da; filmi tek cümleyle özeti 'Haydi hep beraber Obama'yı sevelim!' olduğu için bu politik tutum  film sırasında biraz hevesimi kırıyordu. Filmlerin politik görüşe sahip olması bana her zaman samimiyetsiz gelmiştir.

Sempatik oyuncu Channing Tatum'un dans etmeyi bırakıp bu tip bir filme imza atmış olması gerçekten harika bir kararmış. Masumiyeti ile beyazperdede şimdiye kadarkilerden çok daha farklı bir Amerikan kahramanı yarattı. Normalde daha serin kanlı ve daha soğuk bir karizmaya sahip, mesafeli olan kahramanların aksine, en basit bir silah sıkma sahnesinde bile bir zarifliği ve saklayamadığı kendi gerçek kişiliğinden gelen bir çocuksuluğu var. Klasik bir Amerikan filminde böyle farklılıklar gerçekten nefes aldırıyor. Yaratanı ve yaratılanı kutluyorum.

Hollywood'un asla vaz geçemeyeceği politik propaganda huyunu olduğu gibi kabullenebilirsek baştan sona çok eğlenerek izleyebileceğimiz bir film. Bir yandan aksiyon, bir yandan kirli politik oyunlar, buna bir de ufak bir aile dramı eklenince pasta tamam oluyor. Amerika'nın esasında soylu olan fakat uygulayıcıları tarafından ihanete uğramakta olduğuna inanılan Amerikan Rüyası meselesi, filmdeki belli başlı karelerde vücut buluyor. Filmin bakış açısından bakıldığında ise bunu başaran; zenci bir lider...

İyi seyirler...

Son Yorumlar

Yandex.Metrica