"Ölümünden Sonra Perişan Olmamanızı, Acısız, Matemsiz Yaşamanızı İstemiş. Kendisinden Sonraki Hayatınızı Kurmaya Çalışmış" posteri

"Önce evlenelim sonra düşünürüz." Metin 'evliliği henüz düşünmeyen' Hülya'ya söylüyor bunları. Benzer bir yaklaşımı 'Zehirli Hayat' (1967) ve 'Korkunç Arzu' (1966) filmlerinden anımsıyoruz. (İlkinde Saadet Hanım, kızı İnci'ye "Ne demekmiş sevmek! Koca evlendikten sonra sevilir"; İkincisinde Selim, kız kardeşi Nilgün'e "Merak etme, evlendikten sonra seversin" demişlerdi). Delikanlının tiyatro kursu için düşünceleri; "Burda öğrendiklerinin evlendikten sonra ne faydası olacak? Seni sahneye çıkaracağımı zannediyorsan aldanıyorsun." Belki Hülya değil ama sınıf arkadaşı rolündeki Güler Alış solist olarak sahneye çıkacaktır birkaç yıl sonra!

1968 sonbaharında çekilen film 22 Mart 1969, Pazartesi günü (Beşiktaş) Suat Park, (Kadıköy) Feza sinemalarında gösterime girmiş. Jenerikte Zeki Dinçsoy'un soyadı 'Dinçoy' ve Güler Alış'ın adı 'Gülter' olmuş. Show Tv'deki gösterimi 7 buçuk dakika eksik.

89 dakikalık film 560 sahneden oluşuyor. 1 saniyelik 43; 2 saniyelik 98; 3 saniyelik 59; 4 saniyelik 42; 5 saniyelik 41; 6 saniyelik 31; 7 saniyelik 23; 8 saniyelik 17; 9 saniyelik 20; 10 saniyelik 15; 11 saniyelik 10; 12 saniyelik 14; 13 saniyelik 16; 14 saniyelik 13; 15 saniyelik 9; 16 saniyelik 12; 17 saniyelik 8; 18 saniyelik 8; 19 saniyelik 3; 20 saniyelik 13; 21 saniyelik 6; 22 saniyelik 4; 23 saniyelik 3; 24 saniyelik 4; 25 saniyelik 7; 26 saniyelik 3; 27 saniyelik 2; 28 saniyelik 3; 29 saniyelik5; 30 saniyelik 2; 31 saniyelik 2; 32 saniyelik 4; 33 saniyelik 2; 36 saniyelik 2; 38 saniyelik 1; 39 saniyelik 2; 40 saniyelik 4; 41 saniyelik 2; 46 saniyelik 1; 47 saniyelik 1; 49 saniyelik1; 50 saniyelik 1; 57 saniyelik 1; 74 saniyelik (Hülya'nın mektubu) 1; 112 saniyelik (jenerik)1 sahnesi var.sdfhd55

Vedat Termen genç edebiyatçılarımızdan. 35 yaşında. Bir erkek lisesinde edebiyat öğretmeni. Radyoda 'Şiir Saatleri' adlı bir program yapıyor. Eşinin adı Şermin, kızının Oya. Çok da mutlular. "Bir insan bundan daha fazla mutlu olamaz." Kızının sağlığı için deniz kenarında bir eve taşınmışlar. 'Sevgili Babam' (1968) ve 'Gümüş Gerdanlık' (1972) gibi filmlerde göreceğimiz Arif Hanoğlu'na ait Villa Hanzade (Bebek). Bu durum 'ek bir görev' almasını gerektirmiş. Derslerde öylesine sert ki Hülya 'Bay Granit' diyecektir kendisine.

TBMY-Tiyatro, Bale, Müzik, Yabancı Dil, Moda, Seramik-Özel Yüksek Okulu'nda Edebiyat ve Güzel Konuşma öğretmenliği. 'Sınıf geçme mecburiyeti' yok ve öğrencilerin tümü kız.

Kahramanımız neredeyse 'Vivre Pour Vivre'deki (1967) Robert gibi iki aşk arasında kalıyordu.

"Hepsi tahsilli, zeki, koskoca kızlar. Zengin aile çocukları. Davranışları yaman... Moda dergilerindeki mankenler gibi şık. Hepsi de güzel şeyler" diye anlatır evde. Şermin de kocasını uyarmak istemiş; "Ben de o yaşlardan geçtim. Cüretli gibidirler ama aslında kuşlar kadar ürkektirler. Tam âşık olacak yaştadırlar. Sen de Onlar için tehlikelisin. Beğenecekleri bir erkeksin."

Kızlar daha ilk gün sorularla bunaltırlar Vedat'ı. Verdiği yanıtlar hem samimi hem politik. Çiçeklerden karanfili, mevsimlerden ilkbaharı seviyor, Milli takımı tutuyormuş. "En sevdiğiniz artist kim" sorusunu ise "Sizin beğendiklerinizi" diye yanıtlıyor.

Kendisini sınıfa tanıtan Müdire Hanım-Müşerref Çapın'ın göz selamını 'zamanlamayı ayarlayamadığı için' karşılıksız bırakır.

Derslerinden asıl biz yararlanıyoruz. İlk ders 'Konuşma Dilimiz'; "Dünyanın en eski dillerinden biri olan lisanımız hakkında, özellikle son zamanlarda pek çok sayıda kıymetli eser yayınlandığı halde konuşma dilimizi araştıranlar 1-2'yi geçmemektedir." Aynı gün ilginç bir şey daha söylüyor; "İnsanlar belki konuşmaya başladıkları günlerde müziğe de başlamışlardır."54gsg54s

Ertesi ders biraz daha 'teorik'. "Kapalı ön düz ve kısa vokal. Türk harflerinin mukabili 'i'. Bu ses çıkarılırken ağız ve dil adaleleri gergin, dilin ucu alt dişlerin gerisinde, dil önü sert, damağa yaklaştırılmış, dudaklar yayvan, dişler kapalı vaziyette. 'İp', 'inci', 'için'." [Hülya fırsatı kaçırmaz ve Şekip Ayhan Özışık'ın Muhayyer Kürdî şarkısını (1965) söylemeye başlar; "İçin için yanıyor, yanıyor bu gönlüm."]

Şiir örneklerini 'Büyük Şairler ve Şiirleri-50 Şair'den (Tahsin Yücel) (Varlık Yayınları-1961) (300 sayfa) seçiyor. İlk şiir 'Balkon' (Le Balcon) (1856) (Charles Baudelaire) (Çeviri Cahit Sıtkı Tarancı); "Hatıralar annesi, sevgililer sultanı//Ey beni şâdeden yâr, ey tapındığım kadın!//Ocak başında seviştiğimiz o zamanı//O cânım akşamları elbette hatırlarsın//Hatıralar annesi, sevgililer sultanı."

Hoş bir rastlantı, Baudelaire bunu yazdığında Vedat ile aynı yaştaymış. 'Yolun yarısı'.

Bizden şiirler de var. İlki 'Firari' (Faruk Nafiz Çamlıbel). Sevgi Can seslendiriyor; "Sana çirkin demedim ben//Sana kâfir demedim//Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin//Yaşadın 5 sene kalbimde misafir demedim//Bu firar aklına nerden, ne zaman esti senin."

Sonuncusu Ümit Yaşar Oğuzcan'dan. 'İki Kişiye Bir Dünya' (1957); "Gelme diyorsun//Bu gel demektir//Birazdan güneş doğacak//Doludizgin atlılar geçecek yüreğimden//Seni düşüneceğim//Gümüş mahmuzların parlaklığınca//Yağmur nal izlerini örtmeden sana geleceğim."

Şermin 27 yaşında. O günlerde 'beynini hançerleyen menhus bir hastalık dayanılmaz ağrılara neden oluyordu'. Öleceğini zannediyordu. İki amacı var. Kocası, kızı durumunu öğrenmesin ve kendisinden sonra normal yaşantılarına devam etsinler. 'O menhus hastalıktan' ve 3 kez de arabalardan canını kurtarır. İlk doktoru Necabettin Yal'ın 'sükûtunda yaklaşan ölümün sesini duymuştu'. İkinci doktoru Semih Sezgin ise daha umut verici. İlaçla tedavi edecekmiş. "Haftada iki gün de elektriğe geleceksiniz" diyor. Elektriğe gelmek(!).rtrfde33

Genç kadın bir sahnede bizi şaşırttı. Metin gelmiş, yardımını istiyor; "Sevişiyorduk, sözlüydük Hülya'yla. Evlenecektik. Mutluluğumuzu kocanız yıktı... Hülya müthiş tutkun kocanıza. Gözüne her şeyi almış ('Her şeyi göze almış' diyecekti)... Ailesi duysa felaket olur. Siz de çocuğunuzu ve yuvanız için bana yardımcı olmalısınız." Şermin'in yanıtı; "Elimden geleni yapacağım." Hülya ve kocası ile konuşup ayrılmalarını isteyecek zannettik. Aksi oldu. Onların beraber olması için 'elinden geleni yapıyor'.

Hülya Akuğurgil, kolej mezunu, iyi kalpli, temiz bir 'peri kızı'. (Şoförleri Sedat'ın deyişi ile 'Küçük Fındıkçı Kız'). Fabrikatör babası Necmi Bey ve annesi Leman Akçatepe ile 4. Levent'te oturuyorlar. Bir buçuk yıldır Metin'le (O'nun da babası fabrikatör) arkadaşlık ediyor. Delikanlı eskiden evlilerle alay ediyordu. Hülya'ya tutulduktan sonra bambaşka biri olur. 'Bir an evvel evlenmek istiyor'. Mentaş Şirketi'ne teklif veriyor, oradan teklif alıyor. Fabrikayı daha iyi bir duruma getirmeye çalışıyor. Babası-Renan Fosforoğlu da bu durumdan çok hoşnut. "Benden daha gayretlisin. Eskiden sadece gezen, eğlenen, kendi havanda bir insandın. Bir evlat borçluyuz o 'peri kızına'."

Genç kız, Vedat'a yakınlaşmak, kendisine âşık etmek istiyor. Sevgi Can "İsmin 'Hülya' değil 'Hayal' olmalıymış senin" demişti. Gerçekten de Bay Granit'e ulaşmak ne mümkün. Ders dışındaki sorularını "Sınıfta sorun. Arkadaşlarınız da faydalansınlar" diye geçiştiriyor.

Sınav sahnesinde ilginç bir konuşma var. Hülya kopya çekerken yakalanır. Öğretmenine 'mahcup olmamak için' yapmış bunu. "Böyle yakalanmak daha mı iyi? Yakışır mı size" sorusuna şu karşılığı verir; "Uzaktan nasıl göründüğümü bilmiyorum. Siz söyleyin yakışıp yakışmadığını."

Emirgan, Hayat Çay Bahçesi'ndeki ağaçta bir kalp içinde N ve Ö harfleri var. Bu aşk, hiç olmazsa siyah beyaz bir filmde yaşamaya devam etmiş.

Şoförleri Sedat-Sedat Demir, göründüğü sahnelere neşe katıyor. Hülya neşeliyse "Bakıyorum yine keyfin 6-9" diyor. Genç kız üzgünse; "Gene yanık kokuyor, bakıyorum." Karadeniz havası 'Tabancamın Sapını Gülle Donatacağım' eşliğindeki dansı harikaydı. Ne zaman âşık olsa 'çeker bir horon, rahatlarmış'.

Sema Özcan buradaki bazı giysilerini başka filmlerde de kullanmış. Alışveriş sahnesindeki elbiseyi 'Sevgili Babam'da (1968) Sedat-Cüneyt Arkın'ı, hapishanede ziyaret ederken; "Zarif bir kızmış. Kızacak ne var bunda" dediği sahnedeki (enlemesine çizgili) elbiseyi 'İnsanlar Yaşadıkça'da (1969) iş arkadaşları ile konuşurken; Doktor-Necabettin Yal'ın muayenehanesinden çıkarkenki pardösüyü 'Aşk Bu Değil'de (1969) Turgut-Turgut Özatay'la konuşurken giyiyordu.

Vedat ve Metin'i 4'er; Şermin ve Hülya'yı birer kez sigara içerken görüyoruz.

Filmdeki melodiler.54hdf54hd56

'Vivre Pour Vivre'deki (1967) 'Theme de Robert' 5 sahnede (Jenerikte; Şermin "Sus bari! Gözümde daha fazla küçülme" diye bağırırken; Vedat'la tartışıp odadan kaçarken; Sondaki kamyon sahnesinde; Vedat "Bu halin ne öyleyse? Niçin ağlıyorsun" derken). 'Vivre Pour Vivre' 7 sahnede (Vedat "Hülya Akuğurgil isimili bir talebem şeker bayramımı tebrik ediyor" derken; Kilyos'ta yürürken; Eşine kolye alırken; Şermin, Dolmabahçe'ye bakan tepede "Ne oluyor, ölümden niçin bu kadar korkuyorum" derken; Kızına "Ceviz tatlımız var bu akşam" derken; "Zavallı Oya, zavallı yavrum benim" derken; "Ben de 'o vicdansızı üzüyorum' diye kahroluyordum" derken). 'Theme de Catherine' 6 sahnede (Şermin, Vedat ve Hülya'yı konuşurken görünce; Otobüs durağındaki telefon kulübesinde telefon ederken; Vedat, Kilyos'ta Hülya ile karşılaşınca; "Benle burada olduğun duyulursa ne duruma düşersin biliyor musun" derken; Hülya, Kilyos'tan dönünce; Oya, çocuk parkında ip atlarken). 'Theme de Candice' Metin, Hülya ve Vedat'ı kulüpte görünce.

"Peer Gynt Suite No. 1, Op. 46: III. Anitra's Dance" (1875) (Edvard Grieg) Hülya, Romeo Juliet'den (Shakespeare) bir bölüm okurken.

'The V.I.P.s'deki (1963) 'The Bracelet' (Miklós Rózsa) Vedat, Emirgan'daki Hayat Bahçesi'nde aile resmini gösterirken.

'Blow Up' (1966) soundtrack'ındaki 'Stroll On' (The Yardbirds) Metin, gazinoda "Bir tuhaflaştın bu günlerde" derken.

'Dead Ringer'daki (1964) (André Previn) 'The Police is Waiting' Vedat, Metin'i yumruklarken. "Maggie's Murder" (Son 10 saniye) Vedat, kamyon kazası sonrası "Şermin" diye bağırırken.

'Theme de Robert' 6; 'Theme de Catherine' 7 buçuk; 'Theme de Candice' yarım; 'Vivre Pour Vivre' 4 dakika kullanılmış.

Vedat'ın 'Kadifeden Kesesi' eşliğinde efkâr dağıttığı meyhaneyi 'Yağmur Çiselerken' (1967) filminde görmüştük. Ekrem Bora aynı pardösü ile oradaydı. TBMY öğrencisi Güler Alış'ın yıllar sonra söyleyeceği bir söz geldi aklımıza; "İçki, en çok içene kötülük yapar."

Vedat'ı Abdurrahman Palay; Şermin'i Nevin Akkaya; Hülya'yı Nedret Güvenç; Metin'i Fuat İşhan; Müşerref Çapın ve Leman Akçatepe'yi Nazihe Becerikli; Doktor-Semih Sezgin'i Muhip Arcıman; Oya-Ufuk Enünlü'yü Birsen Kaplangı seslendirmiş.34563rter

Tatbiki Tiyatro hocası-Zeki Dinçsoy; Okul müdiresi-Müşerref Çapın; Üç gazino sahnesinde gördüğümüz Oktay Yavuz; Okul öğrencisi Sevgi Can; Doktorlar Necabettin Yal ve Muammer Gözalan; Hülyanın anne ve babası Şadi Şener ve Leman Akçatepe; Şermin'in "Vadat'la Oya hiçbir şey bilmemeli" dediği sahnedeki Yeni Cami; Hülya'nın şeker bayramı hediyesi 'vazo'; '34 AK 825', '34 DR 556', '34 DE 043', '34 FR 225' plakalı taksiler ve '34 FH 278' plakalı kamyon; Kilyos çok güzeldi.

Metin'in güzel bir esprisi var. Hülya için okula gelmiş. Genç kız "Niçin geldin buraya" diye şaka yollu tersleniyor. Delikanlının yanıtı; "Görsünler de dedikodu yapsınlar diye." Öylesine âşık ki Rabia Hatun'un dizeleri durumuna çok uygun ; "Ben ta senin yanında bile hasretim sana."

Aralarındaki tatlı çekişme Hülya'nın anne ve babasının gözünden kaçmamış. Leman Akçatepe "Kırılmak, nazlanmak! Sonra da barışmanın o yaşlarda ayrı bir tadı vardır, bilmez misin" diyor kocasına çapkınca.

Güler Alış, TBMY öğrencisi ve Hülya'nın sınıf arkadaşı rolünde. Sonraları Orhan Boran ile evlenip mutlu bir yuva kuracaktır.

Nejat Saydam'ın, yönettiği hemen her filmde olduğu gibi burada da kısa bir rolü var. Acı fren sesini soran taksi şoförüne "Bir kızcağız kendini arabanın altına attı" diye açıklama yapıyor.

'Ağlayan Bir Ömür'ün seslendirmesinde çalışan Nezihe Becerikli, Zeki Müren'in iki şarkısına söz yazmış. Biri 'Mazimi Unut' (1962); "Mazimi unut gel kalbime koy başını dinle//Sevdazedeyim hazla dolu yalnız seninle//İncitme beni, gönlümü kırma hep siteminle//Bak gözlerime aşkımı gör, ben gibi inle." Diğeri 'Yazık Ümitlerime' (1959); "Yazık ümitlerime//Bir çiçek gibi soldu//Yaz gelmeden gönlüme//Hazan gülleri doldu//**//Boynum bükülü kaldı//Beni öldüren aşka//Sana vermedik nem kaldı//Söyle canımdan başka."

Vedat; "Kadınları sevip saymalı sadece. Anlamaya çalışmamalı. Buna imkân yok çünkü."   

Son Yorumlar

Yandex.Metrica